İran’da 28 Aralık 2017 Perşembe günü başlayan, 21 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan protesto gösterileri Devrim Muhafızları ve örgütün altyapısını oluşturan gençlik teşkilatı BESİÇ’in engellemesiyle bastırılmıştır.

Ayaklanmadan büyük tedirginlik duyan, ılımlı söylemleri ile tanınan Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin radikal çevrelerin sert tutumlarına karşın  açıklamasında “Hayat tarzını dayatmayın” şeklindeki sözleri dikkat çekicidir. Ruhani gelecek kuşaklara hayat tarzını dayatmanın yanlış olduğunu söylemiş, ardından İran Devlet Televizyonlarının tek yönlü yayınlarını eleştirdikten sonra devlet televizyonunun herhangi bir siyasal grubun görüşlerini yansıtmaması gerektiğini, bu yayın kuruluşunun halkın emrinden hareket etmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Ruhani’nin bu önemli açıklamalarına daha sonra İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de katılmış, “Halkın sözleri dinlenmeli, şikayetleri yanıtlanmalı” şeklindeki ılımlı açıklama ile ortamı yumuşatmaya çalışmıştır.

En dikkat çekici ve en anlamlı açıklamayı Devrim Muhafızları’nın kuruluşunun 38nci yıldönümünde Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi yapmış, kuruluşun hala birçok ülke için esin kaynağı olduğunu söylemiştir. (Cumhuriyet, 6 Ocak 2018)

İran’da 1979 yılında devrim lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni tarafından temeli atılan rejimin çok güçlü olduğunu söylemek zorundayız. Rejimin en büyük destekçisi olan Devrim Muhafızları ile gençlik örgütü BESİÇ’in toplum içindeki etkinliğinin devam etmesi rejimin gücünü arttırmaktadır.

Gerek ABD ve gerek İsrail’in son gelişmelerden sonra İran’daki ayaklanmadan fazla umutlu olmadıkları, Avrupa Birliği’nin İran’a yönelik politikasının ise daha olumlu bir ortamda gelişmekte olduğu fark edilmektedir.

Doğu Azerbaycan ve Zencan bölgelerinden sorumlu Başkonsolos olarak görev yaptığım 1985-1987 dönemindeki İran’la günümüzdeki İran arasında açılım yönünden belirgin farklılıkların olduğunu da söylemeliyim.