tarik @ politikam.com

KARESİ Belediyesi'nin kırsal cihetlere yatırım mevzularına dair iktidar ve muhalefet arasında 'basın açıklamaları resmi geçidi'ni izliyoruz; gülerek...

Muhalefetin Karesi: Onur Ayan.

CHP Karesi İlçe Başkanı.

İktidarın Karesi: Kemal Aydemir.

AK Parti Karesi İlçe Başkanı.

İkisi de genç, ikisi de siyasi tecrübeden yoksun arkadaşlar.

O mevkiye gelebilmek için çok fazla çaba sarfetmediklerini de az çok biliyoruz.

 

***

İKTİDARIN Karesi ile muhalefetin Karesi arasındaki kapışmanın odağında ne var?

Yaylacık kırsal mahallesi.

Onur Ayan diyor ki: "Yaylacık ötekileştiriliyor.. Karesi Belediyesi bu köyümüze tek bir çivi çakmıyor..."

Kemal Aydemir fotoğraflarla yanıt veriyor; Karesi Belediyesi'nin Yaylacık'ta yaptığı köy konağından, cemevinden fotoğraflarla "bu da Onur'a kapak olsun" diyor.

Onur Ayan, çimentoyu, tuğlayı kamyona yüklemiş; Yaylacık'a yollanıyor.

Ekipçe kamyonu boşaltıyorlar; Onur Ayan tuğlaları falan sırtında taşırken poz veriyor.

O tuğla çimentoyla kim ne yaptı, orasını bilmiyoruz.

"Deve güreşine, okçuluğa para var, köye yatırıma yok" diyor muhalefetin Karesi.

İktidarın Karesi ise günler sonra Yaylacık'a gidip köylülerle resim çektiriyor, yapılan çalışmaları görüntülüyor..

Onur Ayan'ın tiyatroculuğuna gönderme yaparak, "siyaset tiyatro sahnesi değildir" diyor.

Onur da bu lafa çok sinirleniyor; "akabinde yaptığı açıklamayla "tiyatroyu küçümseme" diye çıkışıyor.

 

***

BİZ bu iki ilçe başkanının polemiksel açıklamalarını neden yayımlamadık?

Her ikisi de seslerini nerede, nasıl duyuracaklarını iyi biliyor nasıl olsa.. Kapısından ayrılmadıkları gazeteler onlara yeter.

Bize gerek yok!

İkincisi: Her iki arkadaş da 'mandıracı' mevkinde şu gün itibariyle.

Hani şu, tırnağının ucunda peynir kırıntısı gören türden...

Yaşları birbirine yakın; aynı dönemin çocukları..

Ne ki, iktidar olanı, muhalefettekine "toy" diyor.

Kendisi siyasetin tozunu yalamış yutmuş...

 

***

İKİSİ DE gölgede siyaseti seviyor.

Kemal biraderin hamisi Karesi Belediye Başkanı Yücel Yılmaz.

Onur biraderin hamisi CHP İl Başkanı Ender Biçki, CHP'nin her bişeysi Oğuz Şenol abimiz.

Onur Ayan, bir süredir köy ziyaretleri yapıyor.

Yapacak.. Oralarda ne olup bitiyor, görecek.. Yerel yönetimler hizmet getirmiş mi, getirmemiş mi, tesbit edecek.

Tabi bu ikinci planda.

Ön planda, veteriner Oğuz abimizin et ve süt verimliliği konferansları var.

Kemal Aydemir de benzer pozisyonda..

Yücel Yılmaz kırsala giderken yanına katıyor her seferinde.

Katacak elbet.. Biri iktidarın Belediye Başkanı, öteki iktidarın İlçe Başkanı.. Birlikte çalışmalarından daha doğal ne olabilir ki?

..ve fakat siyaset toyluğu burada kendini fena halde farkettiriyor.

Yücel Yılmaz'ın resmi veya gayriresmi kırsal programlarına dahil olan Aydemir, Karesi'nin basın ekibinden daha atak davranıp, kendi programıymış, Belediye Başkanı'nı da yanına katıp götürmüş gibi basın açıklamaları yapıyor.

Yücel Yılmaz'ın önüne geçiyor.

Bittabi Karesi Belediyesi efradının, Aydemir'in bu çabasına kızıp sinirlendiğini duyuyoruz sağda solda.

Rol çalmak diyorlar buna...

 

***

CHP Karesi İlçe Başkanı'nın gerçekçi ya da göstermelik muhalefetine, iktidar cephesinin karşılık vermesi gayet doğal.

AK Parti Karesi İlçe Başkanı da, doğal olanı yapıyor zaten; cevap veriyor.

Fakat, Onur Ayan 28 Eylül 2016'da yapmış "Yaylacık'a hizmet yok" açıklamasını.

Kemal Aydemir 10 Ekim 2016'da karşılık veriyor.

On iki gün sonra!

 

***

ŞU 'tiyatrocu' aşağılamasına değinelim iki cümle.

Diyor ya Aydemir: "Siyaset tiyatro sahnesi değildir..."

Hayatın kendisi bir tiyatrodur aslında.

Oyun oynuyoruz yani; hepimiz tiyatrocuyuz.

Siyaset de doğal olarak tiyatrodur.. Oyuncusu bol, sahnesi geniş.. Kimileyin trajedi, kimileyin komedi.

Tiyatroyu, tiyatrocuyu aşağılamamak lazım yani.

 

***

HAA şu da var; benim tesbitim yani..

Onur Ayan'ın köy kahvelerinde köylüyle sohbet ederkenki hallerini izliyorum bazen Facebook'ta paylaştığı videolardan.

Sahnede hiç izlemedim.

Köy kahvesindeki bol el kol hareketli muhabbetlerine bakarak söylüyorum:

Siyasi aktörlüğü pek zayıf.

Ezber yeteneği iyi.. Metni ezberlemiş, aynı şeyleri ezberden söyleyip duruyor.

Kırmızı keten pantolon, çiğ mavi tişört, üç numara saç traşı, gölge sakal eşliğinde, kırsalın ruhuna aykırı bir kostüm anlayışı da var Onur biraderin; kendi tercihidir.

Üniversiteye yeni yazılan gençleri, CHP İlçe Başkanı sıfatıyla karşıladığı günlerde, Jack Daniels baskılı tişörtü de üstünden çıkarmamıştı hiç!

Viski reklamı yapar gibi...

 

***

YÜCEL Yılmaz'dan rol çalan Kemal Aydemir'e gelince..

Yerel ve ulusal siyasi arenada olup biten türlü çeşitli mevzuya dair iki kelam ederken pek görmüyoruz kendisini.

Belediyecilik mevzu olunca şahinleşiyor.

Karesi Belediyesi'nin icraatlarına dair ağır veya hafif eleştiriler varsa..

Buna yanıt verecek, "öyle değil böyle" diyecek olan Karesi Belediyesi'nin kendisi.

Yani Yücel Yılmaz.

Ya da başkan yardımcıları.

Tabi, Belediye'den Aydemir'e böyle bir talep gelmiş de olabilir.. "Biz konuşmayalım; sen ver bu arkadaşa cevabını" demişlerdir; bilemeyiz.

 

***

AÇIKLAMALAR her defasında 'belediye eksenli' olunca..

İster istemez düşünüyor insan:

"Bu arkadaşların bir sonraki hedefi belediye başkanlığı mı?"

Olabilir.. Herkes her şeyi ister. Siyaseten böyle hedefler koyabilirler önlerine.

Ama siyasette dün bir bugün iki; zıplaya zıplaya olmaz yani.. Biraz emek vermek lazım.

Belediye Başkanı'nın yanında üç beş köy programına katılmakla..

Ya da, muhalefetteki bir belediyeden çimento tuğla tedarik edip köy meydanına boşaltırken poz vermekle..

"Tamam, biz olduk, hamdık piştik" diyemezsiniz yani.

 

***

BİR DE CHP cephesinin, "AK Partili Karesi Belediyesi, alevi köylerine hizmet götürmüyor, alevileri ötekileştiriyor" iddiası var.

Altıeylül de, Karesi de, alevi köylerine diğerleri kadar hizmet götürüyor aslında.

"Hizmet yok" demek için erken ayrıca.

Henüz yeni kurulmuş belediyeler bunlar.. Üç yıl bile olmadı daha.. Bu kısa sürede, sıfırdan belediye teşkilatı kurup, plan program eşliğinde kırsala götürülen hizmetleri küçümsememek lazım.

Eksik gedik çoktur; biliriz. Ama giden hizmeti de görmezden gelmemek lazım.

Yani; laf olsun diye muhalefet yapılmaz.

 

***

TOY siyasetçinin henüz çözümleyemeyeceği bir gerçek de var:

Köylü kurnazlığı!

Siyaset sahnesinde olmadık hiç ama, basın sektörünün bir aktörü olduğumuz için 'köy siyaseti'ni biliriz az çok.

Muhalefetle muhalif, iktidarla iktidardır bizim köylü.

Muhalefete "hizmet gelmiyor" diye ağlanır..

İktidara "sayenizde hizmet gördük" diye yağlanır.

Bu böyledir.

Vaktiyle, hizmet alamadığından şikayet eden köy muhtarlarına dair çok haberler yaptık.

Çamurlu yollarını, akmayan sularını yazdık. Muhtarları konuşturduk.

Sonra, "biz öyle bir şey söylemedik" diyen muhtarları gördük.

 

***

GAZETECİ değil de, siyasi aktörleri izleyen bir seçmen olarak şunu söyleyeyim son kertede:

Hani belediye başkanlığı falan hedefliyorsunuzdur, "ben aday olursam kazanırız" diye düşünüyorsunuzdur..

Bence düşünmeyin.

Çok erken.

İlçe başkanlığının hakkını verin; sonra belediyecilik...

Eyvallah.