Idlib Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırına yaklaşık 35 kilometre uzaklıkta stratejik önemi olan bir vilayettir. PKK’nın Suriye uzantısı, ABD destekli PYD/YPG ve Rusya kontrolündeki Afrin’in Idlib sınırına yakın olması bu vilayetin Türkiye açısından önemini arttırmaktadır.

ABD’nin desteklediği YPG’nin, Irak sınırından başlayarak Akdeniz’e kesintisiz uzanacak bir “Kürt koridoru” oluşturmasında büyük çaba harcadığı fark ediliyor. Rusya ve İran’la Astana’da varılan mutabakat çerçevesinde Türkiye’nin Idlib içinde oluşturacağı çatışmazlık bölgesi YPG’nin Idlib’te yayılmasını engelleyecektir. Rejim karşıtı radikal dinci grupların Idlib bölgesine yerleşmesi ise bölgenin daha tehlikeli bir ortama dönüşmesine yol açacaktır. Idlib riskin en yoğun olduğu alandır. Suriye’deki gelişmeler karşısında Türkiye ile çıkarları örtüşmeyen ABD “Bekle gör” politikasını izlemeye devam ederken Idlib, Türkiye’yi en fazla rahatsız edecek tehlikeli bir bölge olarak ortaya çıkıyor.

Türk ordusunun Idlib’e yönelmesi Astana’da Türkiye, Rusya ve İran arasında varılan mutabakatın bir sonucudur. Harekatın Rusya, İran ve Suriye ile tam bir eşgüdüm içinde yürütüldüğü takdirde amacına ulaşma olasılığı artacaktır. Ancak Idlib’in pek çok silahlı terör örgütünü barındıran tehlikelerle dolu bir yer olduğu unutulmamalıdır. İdlib’de Türkiye’yi zorlu bir dönemin beklediğini söylemek zorundayız.