Artık takımımızın maç kaybettiğinde devamlı bunun suçlusunu hakemler olarak göstermesinden sıkıldım. Evimizde oynadığımız son iki maçı kaybettikten sonra Mete hoca her basın toplantısında hakemler diyor ama maçı yukarıdan izlemekle sahadan izlemek arasında fark var sanırım çünkü hakemler kötü maç yönetmediler hem geçen hafta hem de bu hafta. Aksine geçen hafta da bu hafta da 3. periyodun başında hakemler rakiplerimiz dövmemize izin verip maçı başa baş hale getirene kadar uğraştılar ve sonra yine ortada maç yönettiler. Bu hafta maç analizine biraz farklı başlayayım o zaman...

 

Hakemlerin maç boyu oyuncumuz Tufan'a çaldıkları steps kararlarının hepsi doğruydu, çaldıkları faul kararları da. Eğer bir takım hakemden yakınacaksa bu takım kesinlikle rakip olmalı çünkü Tufan'ın yaptığı her screen hücum faul ve maçta sadece Tufan'ın üçlükleriyle tutunduğumuzu düşünürsek Tufan'ın oyunda olmaması rakip için büyük avantaj olurdu. Ama Tufan kendi hatalarına ve yaptığı faullerde alttan vucudu ile yaptığı nizami olmayan şarjlara bakmaksızın ve hücumdaki screen yaparken neredeyse herpsinde hücum faul yapmasına ve bunların hiçbirinin çalınmamasına rağmen tribünleri takımın bench'i ile birlikte galeyana getirdi ve hakemin sonrasında çaldığı her düdüğe hem kenar yönetim hem de tribünler itiraz eder duruma geldiler. Bu durum balıkesir seyircisine yakışmayacak küfürleri ve davranışları doğurdu ve basın tribününden kendini bilmez bir basın mensubu da sahaya eğilip hakeme küfür edince sahadan atıldı. Kendini bilmez diyorum çünkü oraya görevini yapmaya gelen hiçbir basın mensubu holigan bir taraftar gibi davranamaz davranırsa da tarafımca her türlü eleştiriyi hakeder. O basın mensubu kişi devreden sonra mahşer grubunun bulunduğu pota arkası tribününden maçı izlemek zorunda kaldı yapmış olduğu gereksiz ve yakışıksız davranış nedeniyle ki bu da yanlış aslında bir daha salona bile alınmaması gerekirdi kurallar gereği.

Gelelim beyaz saçlı prensimize ; birilerinin kendisine oturduğu yeri ve yaptığı görevi hatırlatması gerekiyor. Bir kulübün başkanı şeref tribününden neredeyse maç boyu seyircilerle birlikte hakemlere devamlı küfür ve tehditler savuramaz, bunlar Best şirketini temsil eden ve adı üstünde Şeref Tribününde başkan sıfatıyla oturan bir kişiye yakışmayan davranışlar. Kendisi basketfaul dergisine bir yazı gönderip maçla ilgili açıklama yapmış ve bu açıklamada hakemlere teşekkür etmiş Balıkesir basketbol izleyicilerini mahşerleştirdikleri için. Öncelikle basketbolun içinden gelmiş biri olan beyaz saçlı prens heralde kuralları bilmiyor ki kendi de kurallar üzerinden değil taraftarlar gibi galeyan üzerinden konuşuyor. Maçın hakemleri eğer rakamsal bir değerlendirme alacaksa 10 üzerinden 8 den aşağıya almazlar bu maçta ve o kırılacak 2 puanın çoğu da 3. periyodun başında takımımızın Pertevniyel oyuncularını maç dngey gelene kadar pataklamalarına izin verdikleri için olur. Maç sonu özellikle maçı izleyen ve hakemleri analiz edebilecek kişilerle hakemleri değerlendirdiğimde konusunda uzman olan bu kişiler de benimle aynı görüştelerdi ve bu benim içimi rahatlattı. Çünkü devamlı yazılarımda bu anlamda doğruları ve gerçekleri yazdığım için beni Best düşmanı gibi görenlerin ve öyle göstermeye çalışan kişilerin karşısında gerçekleri yazmaya devam edeceğim yılmadan.

Bana kimse bu maç ile ilgili hakemlerden bahsetmesin. Hakemlerden önce bana sadece gençlerden oluşan ve tek bir yabancısı (o da genç) olan bir takımdan nasıl normal sürede ve kendi sahalarında 95 sayı yediklerini anlatsınlar, bu takımı küçümseyip sahaya çıkmanın sonuçlarını hazmedememeyi anlatsınlar, hem normal sürede hem de uzatmada iki kere maç topu kullanma şansları varken ve rakibin faul hakkı doluyken nasıl hücum edemediklerini sayı bulamadıklarını anlatsınlar.. Sen çoluk çocuktan 95 sayı ye sonra hakeme veryansın et "oh ne a'la" dünya..

Burdan Balıkesirin değerli basketbol seyircisine de sesleniyorum, her tribünde kendini bilmez 3-5 kişinin varlıgını görüyorum ve bu kişilerin galeyanına gelmek yerine bu kişileri susturup gerçekleri izleyin ve eğer bir tepki verecekseniz de layıkıyla verin küfürlerle hakaretlerle değil. Tabi o tepkiyi vermeden önce de o gencecik çocukların ne kadar temiz, ne kadar güzel ve ne kadar basit bir basketbol oynadıklarını gözünüzde canlandırın ki gerçekten tepkiyi hakemlere mi yoksa bu takıma yenilen oyunculara mı, teknik heyete mi yada kulübün beyaz saclı küfürbaz başkanına mı vereceğinizi de iyi değerlendirin. Çünkü her yenilgide sizler de hakemi suçlarsanız oyuncular ve teknik heyet hatalarının sorumluluklarını üstlenmezler ve sizleri hep arkalarında gördükleri için de her türlü hatayı kendilerin mübah görürler...!!!

Son sözüm de Karesi Basketbol takımının yöneticilerine.. Hem içeride oynayacağınız maçları Best ile aynı güne koyuyorsunuz hem de saatini 13.00 veya 14.00 yapmak yerine 15.00'a koyuyorsunuz. Sizin yaptığınız tamamiyle bölücülüğe girer ve sizin oluşumunuza yakışmaz. İçeride oynayacağınız maçların saatini ve gününü siz belirlersiniz ve bunu sezon başlamadan federasyona bildirirsiniz bunu bilmeyenleri federasyon izin vermedi diye kandırabilirsiniz ama bilenleri asla...!!! Balıkesir basketbol seyircisine haftasonu basketbol keyfini yaşatmak için o saati derhal değiştirmektir tek yapmanız gereken ve bunun takipçisi olacağımı da bilmenizi isterim.

Bir sonraki yazıda görüsmek dileğiyle..