Hafta sonu kendi sahasında Urla Gençlik ile karşılaşan takımımız, rakip antrenörün çok yanlış ve hatalı bir 5 ile oyuna başlaması sonucunda maça 9-0’lık bir seri ile başladı. Akabinde gelen 5-2’lik seri ile rakibine skor 14-2 olunca molayı aldırdı ki bence molayı ya daha erken almalıydı rakip antrenör yada oyuncu değişikliği yapıp ideal 5’ine dönmeliydi mola kullanmadan. Moladan dönüşte normal 5’ine dönmek yerine sahaya savunma yapmayan ve hücumda şut veya penetre tehdidi olmayan Yeliz ile devam edince Güre seriye devam edip skoru 19-2’ye getirdi. Ancak maçın hemen başında rakip antrenörün hatası nedeniyle oluşan bu suni fark tribünde çok az kişi tarafından fark edilmiştir. Bu bölümden sonra normal 5’e dönüş yapan Urla takımı maçta dengeyi kurdu ve takımımızı zorlamaya başladı ve periyodun sonuna kadar olan bölümde 15-9 ile aradaki farkın tek haneler inmesini sağladı. İlk periyodu takımımız 28-17 önde kapatırken neredeyse takımımızın şutörleri de yağmur olup yağdılar. İkinci periyoda önce takımımız skorlar üreterek başlasa da Urla takımı hemen bir seri yakalayıp açılan farkı eritince bu sefer bizim antrenörümüz molayı aldı. Skor 37-25 iken mola alan takımımız mola dönüşünde istediklerini sahaya yansıtmakta zorlandı çünkü coach Ömer Buharalı takımın işleyen bölümü ile oynayıp sıkça ve gereksiz değişiklikler yapınca ibre Urla takımının lehine doğru dönmeye başladı. Özellikle maça çok iyi başlayan yabancı oyuncumuz 2. Periyodun ortalarında 3.faulünü aldı ancak diğer pozisyonlarda anlamsız rotasyonlar yapan hocamız bu oyuncunun 3 faul ile sahada olduğunun bile farkında değildi, yardımcısı da dahil. Bu bölümde oyundan çıkmayan yabancı oyuncumuz Rolle’de hala her topa blok yapmaya çalıştı ve bir pozisyonda rakip oyuncu Doğa Comba’nın tecrübesizliği ile çalınacak faulden kendini rakip oyuncu kurtardığı için yırttı. Bu eksikliklere rağmen devreye 49-28 üstün giren takımımız oldu.

Rakip takım özellikle içeriden oynamaya başladığı bölümde bize üstünlük kurdu. Bunu ikinci devre kullanacakları belliydi. İkinci yarı bizim de ilk yarıdaki kadar yüksek şut yüzdesi ile devam edemeyeceğimiz de belliydi ve devrede buna yönelik önlemler alınmalıydı. Ancak ikinci devre başladığında bu önlemlerin çok fazla alınmadığı ve takım ile yine çok değişiklikler yapılarak oynandığını gördük. Bu arada içeriden ağırlığını koyan rakip Urla’da içerisi kapandığında dışarıdan da Canan’ın 3 sayılık isabetleri gelmeye başlayınca rakip Urla 13-6’lık seri yakaladı 55-51 ile Güre molaya zorladı. Mola sonrası da roller değişmedi ve molsa sonrasında 10-2’lik seri yakalayan Urla takımı son periyoda 4 sayı üstünlükle 61-57 önde girdi. 3. Periyodun yaklaşık olarak son 4-5 dakikası ve son periyodun da ilk 2-3 dakikası sahada kalan genç oyuncu Beril neden alındı neden hiçbir faydası yokken bu kadar ısrar ile oyunda tutuldu anlam verebilmiş değilim. Beril’in oynaması gereken lig kimse kusura bakmasın ama gelişim ligi yada bölgesel ligdir. Lige çıkmaya aday bir takıma böyle oyuncu transferleri anlamsız gereksiz ve iş bilmemezliktir. Beril sevdasına kenarda oturtulan ve unutulan Pelin Küçük oyuna son 6.5 dakika kala girdiğinde skor 65-63’tü. Oyunca girdikten sonra hem yaptığı üst düzey savunma ile hem de arka arkaya hücumda bulduğu 3 tane 3 sayılık isabet ile rakibin tüm guardını düşürdü. Bu bölüme içerideki üstünlüğünü kullanarak gelen rakibin antrenörü ise son periyotta takımını içeriden oynatmak yerine sürekli dış atışlar ile sonuca gitme çabalarına hiçbir şey demeyince takımımızın maçı kazanması için son bir hata daha yapmış oldu. Böylece takımımız rakip antrenörün maçın başında avans olarak verdiği 12 sayının dışında, maçın sonunda da rakibi ile aradaki farkı kapatıp öne geçmelerini sağlayan iç oyunundan vazgeçip dış oyuna yönelmesine anlam dahi veremedim. Hal böyle olunca da takımımız kenarda unutulan yıldızı Pelin Küççük’ün son bölümdeki etkili performansı ile zorlandığı maçtan 74-65 galip ayrıldı.