Haftasonu Tofaş ile oynadığımız maç yazısını özellikle bugüne beklettim çünkü yeni yılın ilk gününde sizlerle buluşmak istedim. Yeni yıldan en büyük temennim bizlere ve ülkemize 2015 yılını unutturacak kadar huzurlu, barış dolu ve güzel bir yıl olması. Başımızdaki devlet adamlarından beklentim de Laik Cumhuriyete ve Demokrasiye ayak uydurmaları ve artık kimsenin güveninin kalmadığı Adalet sisteminden ellerini çekmeleri...!!!

Şimdi tekrar haftasonuna dönebiliriz. Tofaş ile oynadığımız maçta açıkçası yenileceğimizi tahmin ediyordum ama böylesine kötü bir oyun beklemiyordum takımımızdan. Taraftarıyla kendi sahasında bütünleştiğinde neler yapabildiğini gördüğüm ve bildiğim takımımız neredeyse tanınmaz haldeydi. Herzaman olduğu gibi maça çok iyi başladık ve hatta ilk 10 dakikayı önde kapattık ancak sonra oynanan 30 dakikalık bölümde ne hücum bölgesinde ne de savunma bölgesinde doğru işler yapamayan hatta ne yapmak istediğinden emin olmayan bir oyuncular topluluğu vardı sahada. Mete hoca elinden geldiğince oyuncu değişiklikleri ile bu durumu düzeltmeye çalışsa da değişimler sonucu oyuna girenler de saha içindeki arkadaşlarına ayak uydurunca hocanın da yapacak birşeyi kalmadı. Merdiven aralarını ve hatta kenar boşluklarını bile dolduran seyirciler dahi maç genelinde sessiz kaldıkları gibi maçın son periyoduna girilirken daha salonu terketmeye başlamaları herşeyi açıklıyordu aslında.

Takımımızda bu yenilgide göze batan en önemli done şut yüzdemizin yerlerde sürünmesiydi. Aslında şut yüzdemiz biraz olsun düzgün olsaydı en azından daha çekişmeli ve güzel bir maç izlettirebilirlerdi bize. Serbest atış yüzdemiz bile heralde son birkaç yılın en kötü yüzdesi olabilir. Bir de sezon başından beri dile getirdiğim yabancı oyuncuların kalitesinin bizi özellikle de böyle zorlu maçlarda taşıyabilecek kapasiteye sahip olmadıklarıydı ki bunu da benim gibi sanırım herkes görmüştür. 12 kişilik bir kadroda sadece 2 yabancı hakkınız var ise bu oyuncuların kaliteli ve maç kazandıran yetenekleri olmalı ve özellikle de zayıf rakiplere karşı değil güçlü rakiplerle oynadıklarında bu sorumluluğun bilincinde olarak oynamaları gerekmektedir. Ancak Tofaş maçında da gördük ki ne Dj ne de Davis bu kapasitede oyuncular. Mete hocanın basın toplantısında belirttiği bütçe olayı da bu gerçeğin bir belirtisi olsa da yine de benzer rakamlara bu yabancılardan daha kalitelilerinin alınabileceğini düşünüyorum hatta biliyorum. Nerden biliyorsun diyecek olanlara ve bilmeyenlere de benim basketbol piyasasında oyuncu menajerliği yaptığımı bir dip not olarak belirtmek isterim.

Haftaya görüşmek üzere, yeni yılınız kutlu olsun...