FİLLİ Boya’nın reklam şarkısıydı ya, hatırlarsınız:

“Hayattan rengi alın, geri neyi kalır ki…”

İktidar partisinin Balıkesir ayağı için uyarlamak lazım şarkıyı:

“AK Parti’den Edip Uğur’u alın, geri neyi kalır ki!..”

 

***

TIPKI Recep Tayyip Erdoğan gibi.

Cumhurbaşkanı.. Ama partili Cumhurbaşkanı.

Alın partiden.. Özal’sız Anavatan gibi öksüz yetim kalır, kösülür, yok olur gider AK Parti.

Neden?

Kitle partisidir ama, lider partisidir aynı zamanda. O kitle, liderin duruşuna, tarzına, söylemine, eylemine göre oluşur. On beş yıllık iktidarın yıkılmadan ayakta durmasında siyasi, ekonomik, içsel, dışsal, toplumsal, dinsel pek çok etken vardır ama, asıl etken liderdir. Kitle, O’nun ağzının içine bakar.

 

***

ERDOĞAN’la Edip Uğur’u aynı kulvarda kıyaslamak değil niyetim.

..ve  fakat Edip Uğur, partinin kuruluşundan bu yana varlık göstermiş, pek çok isim gibi eskiyip eskitilememiş, ayakta kalmayı başarmış, tırmanışını sürdürmüş deneyimli bir politikacı.

AK Parti Balıkesir siyasetinde belirleyiciyse, yerel yönetimlere hakimse, bunda Edip Uğur’un da büyük rolü ve deneyimi var elbet.

Bugün Balıkesir taşrasında Uğur’u alt edip kent siyasetine egemen olmak niyetiyle yola çıkmış çeşitli ekipler ve karakterler var iktidar partisi içinde. Önceleri gizli saklı sürdürdükleri iç mücadeleyi şimdilerde apaçık yürütüyorlar.

Diyelim ki onca deneyime, birikime, mücadeleye karşın Edip Uğur’u yan bastırıp siyaset sahnesinden ekarte ettiler..

Geri neyi kalır ki?

Kimin?

AK Parti’nin!

 

***

ÇÜNKÜ, partinin kuyruğunu dik tutup iktidarını hakim kılacak birikime, deneyime, karizmaya sahip karakterlerden yoksun bir iktidar partisi var Balıkesir’de.

Bunda mutlaka Uğur’un da günahı var; öncü, lider, toparlayıcı, güçlendirici kadrolar oluşturup Balıkesir siyasetine damgasını vurabilecek adamlar yetiştiremedi. Bittabi bunun da pek çok nedeni var; ama konu o değil şimdi.

 

***

İKTİDAR partileri kendi içinde ne zaman içinden çıkılmaz kavgalara giriştiyse, o zaman çöküş süreci başlamış demektir. Türkiye’nin gelmiş geçmiş sağ partilerine bakarsanız, ne demek istediğimiz anlaşılır.

Bugün, AK Parti ve kadroları için belirleyici öneme sahip bir referandumun arifesinde Balıkesir’de yaşananlara bakın. Öyle bir iç kapışma, öyle bir toz duman ki.. Yoluna çıkanı ezip geçecek türden.

Emek veren, çalışıp çabalayan, inanarak koşturan kadroların yerini, koltuk derdine düşmüş, önündekini ezip bir adım öne geçmek için fırsat kollayan, geldiği mevkiye onları taşıyanların arkasından atıp tutan, inancını yitirmiş, kendi namı hesabına çalışıp iktidar nimetlerinden azami yararlanmaya odaklananlar almış durumda.

Dışarıdan durumu gözleyen biri olarak böyle görüyor ve böyle düşünüyorum.

 

***

BAKSANIZA, partiye bir kadın kolu başkanı atamak bile başlı başına bir kaos sebebi. Hem öyle böyle değil; partiye emek vermiş ve vermeye devam eden onca kadın üyeye kimse dönüp bakmıyor.. Hariçten gazel okuyan bir vatandaş kadın kolu başkanı diye atanıyor; mazbatası eline verilip “görevinde başarılar” dileniyor. Birkaç saat sonra aynı kadın görevden alınıyor…

Sebep?

Partiyle uzaktan yakından ilgisi yok.

Bir aday aday için üç beş mahalle turu atmışlığı var.

Bir de, oğlunun parti aleyhinde sosyal medyada sövüp saymışlığı…

Bunlar ortaya çıkınca o paylaşımlar şak diye siliniyor, sosyal medya hesapları kapatılıyor, falan filan.

E peki ne oldu mülakat stratejilerine?

İnce eleyip sık dokuyorlardı…

Bu mu yani?

İktidar partisinin Balıkesir’de geldiği nokta bu mu?

 

***

İLÇE teşkilatlarına kendi hedefleri ve planlarına göre ayar vermeye kalkışanların operasyonlarına ne demeli?

İlçe başkanını istifa ettiremiyorsan, yönetimleri boşaltırsın.. Taktik bu.

Altıeylül İlçe Teşkilatı’nda bunu yaptılar.. İstifa baskılarıyla bunalan kadrolar koltumları boşalttı. En son dün akşam Altıeylül İlçe Başkanı Ümit Demirbaş’ın istifasını aldıklarını duyduk.

Şimdi Karesi için aynı süreç yaşanabilir.

Hoş, her iki ilçe teşkilatı da yapay ve işlevsiz halde. İlçe Başkanları ve yönetimler dolgu.

Bir de İl Teşkilatı var tabi.. Şu anda silik, doldurma, işlevsiz, eylemsiz bir Teşkilat iş başında.

Parti içinde yaşananlar karşısında tavır koymayı beceremeyen bir İl Başkanı ve ekibi.

Bu halde referanduma gidiyor AK Parti.

 

***

ALTIEYLÜL ve Karesi Belediyeleri arasındaki siyasi çekişmeyi bilmeyen yok zaten.. Uzun uzun yazmak yersiz; herkes biliyor.

 

***

BALIKESİR’deki bu yapının sorumluluğunu belli bir grup direkt Edip Uğur’a yazıyor.

..ki zaten o grup, Edip Uğur’u yan bastırmak için strateji üstüne strateji belirliyor.. Bir kısım medyayı ve sosyal medyanın klavye kahramanlarını da çok güzel kullanıyorlar.

 

***

PARTİNİN Balıkesir’den sorumlu koordinatörleri de Uğur’a bayrak açan ekiple beraber hareket ediyor.

Gazetelerde yazılıp çizilenlere bakılırsa, Genel Merkez’in görevlendirdiği koordinatörler neredeyse Balıkesirli olmuşlar; hep buradalar.

Milletvekilleri ayrı bir dünya.. Yasama çalışmalarıyla değil, hangi gruba, hangi isimlere yakınlıkları ve uzaklıklarıyla anılıyorlar. Ya da hangi gruba liderlik ettikleriyle…

 

***

DAHASI da var elbet.. Ama çok fazla detaya girmenin anlamı yok. Kent siyasetini takip edenler, ayrıntıları bizden daha iyi biliyor zaten.

 

***

NİSAN’da referandum var.. Anayasa değişikliği halkın oyuna sunulacak. Türkiye için bir kader oylaması gibi..  AK Parti, var gücüyle ‘evet’ için bastıracak.. Çünkü ‘hayır’ çıkma olasılığı da var. Yani referandum AK Parti için çantada keklik değil.

Balıkesir’deki iktidar kadroları, referandumda vatandaşı nasıl ikna edeceklerinin hesabını yapmak yerine, kendi içlerinde kimin hayır diyeceği olasılığı üzerine dedikodu üretmekle meşgul. Böyle bir yapı var.

Bir de önceki referandumda Balıkesir’in ‘hayır’ demişliği var.

Risk yani.

Bu ortamda nasıl bir çalışma stratejii yürütülecek?

Birbirini ezmek, yıpratmak, yok etmek için çalışan gruplar, son dönemdeki gelişmeler ekseninde iyice gerilmiş haldeyken.. Nasıl el ele verip birlikte çalışacaklar?

Zor.

 

***

BEN size söyleyeyim..

Bir grubun “Edip Uğur ve şurekası hayır için çalışacak’ türü üfürmeleri var son günlerde.. Sağda solda bunun dedikodusunu yapıyorlar.

Aslında kendi içlerinde çok geniş bir ‘hayırcı’ kitle var.

Bu ortamda, pasif parti teşkilatları, pasif yönetimlerle alanda çalışıyormuş gibi yapacaklar.

Yükü yine Edip Uğur sırtlayacak yani.

Ama sonra ne olacak?

“Hayır” çıkarsa..

“Balıkesir Edip Uğur’u sevmiyor, bu yüzden hayır çıktı” deyip afra tafra yapacaklar, sorumluluğu Edip Uğur’a atacaklar.

“Evet” çıkarsa..

“Edip Uğur’a rağmen zafer kazandık” diye gazetelerde, sosyal medyalarda boy boy resimler eşliğinde caka satacaklar.

***

BU referandum, sadece ülkenin kaderini belirleyecek bir halk oylaması olmayacak.

Aynı zamanda seçilmişlerin siyasi kaderini de belirleyecek.