tarik @ politikam.com

CHP Karesi İlçe Başkanı Onur Ayan aradı:
"Yücel Yılmaz'ın vizyonuna hayran kalmadım..."

***
E onu zaten biz söylemedik; Karesi Belediyesi'nden servis edilen basın bülteninden...
Karesi Belediyesi Meclis oturumuna katılan CHP İlçe Başkanı Onur Ayan'ı somurtuk halde otururken fotoğraflamış.. Bir de bülten hazırlamış.
"CHP Karesi yönetimi Yücel Yılmaz'ın vizyonuna hayran kaldı" deniyor.

***
GENÇ Başkan içerlemiş bu habere.
Zaten sahibi olduğu Balıkesir Sanat Merkezi'nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.. Artık siyasi midir, bürokratik midir bilmiyoruz; Ayan'ın BSM'sine fena halde baskı yapılıyor.
Belki bugün, belki yarın mühürleyebilirler de.
Biz bu satırları yazarken yeni bir cezai işlem de yapılmış olabilir.
Ayan'ın morali bozuk bu nedenle.
Üstüne bir de siyasi rekabetin ağırlığı binince..
Genç omuzlarının erkenden çökmesi olası.

***
SİYASETTE henüz yeni.. Dün bir, bugün iki. 
"Alışacaksın böyle şeylere" dedim.
"Siyaset yapıyorsan, bu tür atraksiyonlar yüzünden strese girmeyeceksin.
Geniş olacaksın.

***
BUGÜN "vizyonuma hayran kaldı" diye haberler servis ediliyorsa..
Yarın da benzer bir hareketi sen yapacaksın.

***
BEN DE böyleydim eskiden.. Medya pazarının tecrübesiz elemanıyken en küçük bir kaş göz hareketine işkillenir, minicik bir bindirmeye misliyle karşılık verirdim.
Çömezlik devreleri böyledir ya zaten.. Atarı gideri çok olur.
Sonra normalleşirsin.

***
ONUR AYAN genç bir arkadaş.. CHP Karesi'yi nereye götürür, nerelere çıkarır, ya da indirir bilemeyiz.
Fakat yüklendiği sorumluluk az buz bir şey değil; siyaseten öne çıktıkça indirmek için uğraşan da çok olacak.
Şimdilik sağdan gelen hafif kroşeyle sarsılmışa benziyor.. Yarın sağlı sollu ağır kroşeler gelecek, mideye, karaciğere çalışacak adamlar.. Sen mideni tutarken, bacaklara tekmeler inecek.

***
GENÇ Başkan tiyatrocu malum.. Siyaset de bir tiyatrodur aslında.
İyi oynarsan kazanırsın.

***
HAZIR tiyatro demişken..
Onur Ayan'ın sahibi olduğu BSM'ye bu baskı, bu yıldırma, bu ağır yaptırımlar falan nedir Allah aşkına?
Dört beş koldan birden çembere alıp sıkıştırmak nedir?
BSM nicedir faaliyette Balıkesir'de.. Sorun vardıysa, baştan beri vardır. O zaman niye incelemeye, soruşturmaya, cezaya gerek görmediniz de, CHP İlçe Başkanı seçildikten sonra yapıyorsunuz?
Böyle olunca ister istemez "tamamen siyasi" diye düşünüyor insan.

 

**************  


Hangisi doğru yapıyor diye sormuştuk...

ALTIEYLÜL Belediyesi, "inşaat ruhsatlarında ön onayı getirdik, yapı denetim şirketlerini ve inşaat sahiplerini rahatlattık" diyor.
Karesi Belediyesi, "inşaat ruhsatlarında ön onayı kaldırdık, yapı denetim şirketlerini ve inşaat sahiplerini rahatlattık" diyor.
Biz de soruyoruz: "Hangsi doğru yapıyor?"
Kimseden tık yok.. "O doğru, bu yanlış" diyemiyor kimseler.
Belediyeler "evet, haklısın, aslında biz yanlış yapıyoruz" demez.
"Biz doğrusunu yaparız" havasındadırlar.
Yapı denetimciler?
Müteahhitler?
İnşaatçılar?
Biliyorlar ki, "Karesi doğru yapıyor" deseler, Altıeylül'de işleri rast gitmeyecek.
"Altıeylül doğru yapıyor" deseler, Karesi ruhsat işine taş koyacak...
Sonuçta bize giren çıkan yok; ruhsatla muhsatla işimiz olmuyor.
Gireni çıkanı çok olanlar düşünsün, ne diyelim...


************  

Dualı zırhtan girip delinatörden çıkmak...

ESKİDEN kolonya, höşmerim falan götürülürdü Ankara'ya.
Yılbaşıysa, kurumun bastırdığı bir takvim, ajanda, çakmak falan.
Yeni trend, farklı olmak!
Farkındalık yaratmak...
Höşmerim, kolonya banâldir artık...
Meselâ 'dualı zırh heykelciği' falan hediye edersen, farklısındır!
Karesi Belediyesi öyle yapmış.
Yüzlerce dualı zırh yaptırmış; yılbaşı eşantiyonlarını da yanına katıp Ankara'da dağıtmış bir bir.
Zırh heykelciklerinde cevşen-i kebir duası yazılı.
Eskiden Osmanlı askerleri zırhlarına bu duayı işletirmiş; savaşlardan sağ salim dönmek için.
Ona atfen böyle bir hediye hazırlamış Karesi Belediyesi.
O cevşen ki, Muhteşem Yüzyıl'ın yeni serisinde Kösem Sultan'ı filintadan çıkan mermiden korudu malum.
Cevşenin koruyuculuğuna ben de inanırım; sıkıntı yok.
Ne ki, mebbuslara dağıtıyorsun dualı zırhı.. Onlara zaten kimse dokunamıyor; ekstradan dokunulmazlığa, korumaya pek ihtiyaçları yok.
Ayrıca zaten takvimdi, kalemdi, eşantiyondu falan bir yığın mesarif yapmışsın.
Bu zırh heykelcikler için ekstradan mesarif lüzumsuz.
Madem yapıyorsun; Karesi'yi anlatacak, Karesi'yi hafızaya kazıyacak bir obje olması lazım.
Var mı?
Bir tek saat kulesi var işte, başka bir şey yok.
Gerisi girintili çıkıntılı sokaklar, delik deşik yollar, birbiriyle uyumsuz yapılar...
Haa, bir de 'delinatörler' var.. Delinatörün Karesi!
Vatandaşın' plastik babalar' dediği şeyler.
Yağı bol bulmuş arap gibi, bizimkiler de bol bulmuş ki bu aleti; her yere diktiler billahi...
Delinatör mü verselerdi acaba birer tane; yılbaşı eşantiyonu kabilinden?

 

*****************

Bandırma'ya dair...

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu Bandırma'yı öve öve bitiremiyor...
Şöyle kalkınmış, böyle büyümüş, Balıkesir'den daha gelişmişmiş, nüfusu merkeze oranla daha hızlı artıyormuş, sanayisiyle, limanıyla falan göz dolduruyormuş...
Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biriymiş..
İl olmayı hakediyormuş, falan filan.
Toplu ve bireysel pozlarda, müstehzi bir on buçuk sırıtışı...
Ne kadar büyürsen büyü, ne kadar sanayileşirsen sanayileş, nüfusun on katı artsın istersen..
İl olmak zor bu saatten sonra.
O sebeple, Bandırma'daki büyüme, kalkınma, çoğalma, zenginleşme dediğiniz şey, Balıkesir'in büyümesi, kalkınması, zenginleşmesidir.
Böyle bakmak lazım.
İl muhabbetine gark olup ilçenin enerjisini tüketmemek lazım. 
Hem sonra, Bandırma iş alemi ne kadar çok isterse istesin il olmayı.. 
Bu uğurda hangi argümanları ortaya koyarsa koysunlar..
Bir taraf eksik kalacak kuşkusuz.
Yerel yönetim tarafıdır o.
O kısmı sonraki bir yazıda enine boyuna ele alalım.. Şimdilik, "vizyonsuz belediyecilik" deyip geçelim.
AK Parti İlçe Başkanı Alp Bostancı doğru tesbit yapmış:
"Bandırma’ya  dün olduğu gibi bugün de hizmet ve yatırım anlamında verebilecekleri hiç bir şey olmayanlar, iş yapamama, hizmet üretememeye, Büyükşehir Belediyesi'ni gerekçe olarak gösterme kolaycılığına saplanıp kalıyorlar. Ancak ne belediyenin ne  Bandırma ve Bandırmalı'nın artık bu kolaycılığa tahammülü yok...” 
Büyükşehir'den nasiplenmeye baksın Bandırma.
Küçük şehire özenmesin.