14-15 Kasım 2015 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşen G-20 Zirvesi’nde dünya ekonomisini ilgilendiren konuların gündemde yer alması beklenirken Paris katliamı bir anda gündemi değiştirdi. Zirvede Suriye ve IŞİD küresel bir sorun haline dönüşürken IŞİD’in yarattığı tehlike gündemin başköşesinde yer aldı. Paris katliamı nedeniyle Fransa Cumhurbaşkanı Hollande “savaş kabinesini” andıran G-20 Zirvesi’ne katılamadı, ancak Hollande’ın Paris katliamı için “Bu bir savaş nedenidir” şeklindeki açıklaması, iki süper güç ABD Başkanı Obama ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “IŞİD’e karşı ortak işbirliği ve Suriye’de sorunu çözmek anlamına gelecek” baş başa görüşmesi önemli gelişmeler arasında yer aldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin Zirve’nin kapanışındaki basın toplantısında ilginç bir iddiada bulunarak şöyle konuştu:

“Dünyanın birinci gündem maddesi haline gelen terörist örgüt IŞİD’in 40 ülke tarafından finanse edildiğini biliyoruz. Üstelik finans kaynağı sağlayanlar arasında G-20 Zirvesi’ne katılan ülkeler de var” (Hürriyet, 17 Kasım 2015, Nerdun Hacıoğlu’nun Moskova kaynaklı haberi) Putin’in bu açıklaması dünya kamuoyunda büyük yankı yarattı.

ABD Başkanı Obama’nın gerek basın toplantısında ve gerek ikili görüşmelerden sonraki açıklamasında “stratejik ortak” yerine “Türkiye ABD’nin güçlü ortağıdır” “strong ally, strong partner” ifadesini kullanması, (CNN-International 15 Kasım 2015) Almanya Başbakanı Merkel’in Suriye’de global çözümü önerirken “Asker gönderemeyiz, peşmergeye yardım ediyoruz” şeklindeki açıklaması, ABD Başkanı Obama’nın “Güvenli bölge yok” (Cumhuriyet, 17 Kasım 2015) sözleri dikkat çekici idi.

Tüm bu gelişmelerden sonra G-20 Zirvesi ilk kez siyasal ağırlıklı bir gündeme dönüşmüş oldu.