Bilindiği gibi 7 Ocak 2015 tarihinde Fransa’da mizah dergisi Charlie Hebdo’ya karşı yapılan terörist saldırıda, 10’u gazeteci 2’si de polis olmak üzere 12 kişi hayatını kaybetmişti.

13 Kasım 2015 akşamı yine Fransa’da meydana gelen terör saldırılarında büyük can kayıpları yaşandı. Paris’te 7 ayrı yere yapılan saldırılar da maalesef 130 dolayında insan hayatını kaybetti.

Adeta Fransa terörle imtihan ediliyor. Bu yıl içinde Fransa’da böylece ikinci büyük terör saldırısı oldu.

Yapılan bu terör saldırılarını nefretle telin ediyoruz.

Terör Kime, hangi amaçla ve hangi ülkeye karşı yapılırsa yapılsın bütün insanlık âlemi birlikte teröre karşı durabilmeli, işbirliği yapabilmelidir.

Aksi takdirde bir gün geliyor, terör destekleyenlerini de vuruyor. Zarar görenler de ne yazık ki masum insanlar oluyor.

Paris’teki terör saldırılarını DEAŞ’ın(IŞİD) üstlendiği belirtildi. Fransa’nın Suriye ve Irak’ta DEAŞ’a karşı yaptığı saldırılara cevap olarak yaptıklarını iddia etmişlerdir.

Türkiye yıllardan beri Batılı ve dünya ülkelerine terör konusunda devamlı işbirliği çağrısı yapıyor.

 

Batılı ülkelerin, Türkiye’nin 30 yıldır devam eden PKK terörüyle mücadelesine bırakın destek vermeyi, açıktan ya da gizli olarak yardım ettikleri herkesçe bilinmektedir.  Ayrıca Avrupa’ya kaçan teröristleri de Türkiye istediği halde maalesef çeşitli bahanelerle bir türlü iade etmemektedirler.

 

Türkiye terör konusunda damdan yüzlerce kere düşmüş bir ülkedir. Avrupa’ya terör konusunda bıkmadan usanmadan tekraren uyarılar yapa gelmiştir.  Demiştir ki, bir gün gelir bu terör sizi de vurur. Gelin teröre karşı birlikte olalım.

Ancak batılı ülkeler bu sesi ya duymazlıktan gelmişlerdir ya da bir şekilde işlerine geldiği için geçiştirmişlerdir. Dilerim şimdi Türkiye’nin haklılığını anlamış olsunlar.

Açık söyleyelim. Yakın zamanda Türkiye’de Suruç ve Ankara’da gerçekleştirilen patlamalardan sonra kimsenin aklına bu terör saldırılarının insanlığa karşı yapılmış bir saldırı olduğunu açık ve net olarak ifade eden olmamıştır(istisnalar hariç).

Fransa’da gerçekleştirilen terörist saldırılardan hemen sonra dünya ülkeleri bu saldırıların insanlığa karşı yapıldığını hatırlayıverdi. Bunu da burada not düşelim. Bu da önemli bir gelişmedir elbette.

 

Bir başka husus, içimizde ve dışımızdaki bazıları Suruç ve Ankara’da gerçekleştirilen bu saldırılar sonrasında katil devlet diye bağırabilmiştir.

Fransa’da ise herkes kahrolsun terör ve teröristler diye bağırmıştır. Bu önemli ayrıntıyı da burada belirtmiş olalım.

Batlı ülkeler her defasında Türkiye’yle işbirliğinden ziyade, terör örgütü PKK’nın sözcülüğünü yapar nitelikte açıklamalar yapmışlardır. Hatta teröre karşı orantılı güç kullanması konusunda Türkiye’yi uyarmışlardır.

 

Fakat Fransa bu terör saldırısından sonra bütün sınırlarını kapatarak olağanüstü hal ilan etmiştir.  Kimse demokrasinin zedelenmesinden ve orantılı güç kullanmaktan bahsetmemiştir.  Burada Türkiye’ye karşı çifte standart uygulandığı açıktır.

DEAŞ’in, ABD, AB, İsrail vb gibi ülkelerin destekleriyle kurulduğu, içinde bu ülkelerle birlikte birçok ülkenin elemanlarının olduğu bugün su götürmez bir gerçektir.

Evet, belki bu ülkeler kendi amaçları doğrultusunda bu terör örgütünü kullanarak Ortadoğu’ya müdahale zemini oluşturmuşlardır. Ancak sonunda kendi kontrollerinden bir şekilde çıkarak kendilerine de zarar vermeye başlamıştır.

Terörün her türlüsü insanlık suçudur deniyor. Öyledir de. Mademki terör insanlık suçu, o halde terörü ve teröristleri destekleyerek bu insanlık suçuna kimsenin ve hiçbir ülkenin ortak olmaması gerekir.

 

Çünkü terörün iyisi kötüsü, dinlisi dinsizi, inananı inanmayanı, bendeni sendeni, haklısı haksızı vb olamaz. Terör terördür, terörist de teröristtir.

Unutmayalım sadece Fransa terörle imtihan olmuyor bütün ülkeler terör sınavındadır.