ÇANKAYA’DA BAŞBAKANIMIZ SAYIN AHMET DAVUTOĞLU’YLA GÖRÜŞTÜK

Sayın Milli Eğitim Bakanımız Nabi Avcı ve bürokratlarla yapılan Başkent öğretmenevindeki bu programdan sonra otobüslere binerek eski Cumhurbaşkanlığı köşkü, yeni Başbakanlık olan Çankaya köşküne doğru yola çıktık.

Çankaya köşküne vardığımızda dış kapıdan X-Ray cihazlarından tek tek geçerek içeri alındık. Kapıdan geçişten sonra görevliler bizi köşke götürecek dolmuşlara yönlendirdiler. Dolmuşlara binerek Sayın Başbakanımızın bizi kabul edeceği Çankaya Köşkünün en geniş salonu olan ana binanın önüne vardık. Dolmuşlardan inerek burada tekrar X-Ray cihazından 2.defa aranarak ya da kontrolden geçerek salona alındık.

Girdiğimiz salon oldukça genişti. Bu salonu onlarca yıldan beri Cumhurbaşkanlığının verdiği resepsiyonlarda televizyonlardan izliyorduk. Doğrusu burayı merak da etmiyor değildik. İşte merak ettiğimiz o salonla artık karşı karşıyaydık. 

Bu salonda bütün öğretmenlerin oturacağı masalar İl İl belirlenmişti. Görevliler bizlere kılavuzluk yaparak yerlerimizi gösterdiler. Alfabetik sıraya göre birkaç İl aynı masa etrafında oturduk. Bu zamana kadar tanışma fırsatı bulamadığımız arkadaşlarla kısa süre de olsa burada tanıştık, görüştük. Hatıra fotoğrafları çektirdik.

Bir süre sonra Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu salona teşrif ettiler. Bize ayrılan masa tam da Başbakanın giriş yaptığı kapının yanındaydı. Girer girmez bütün öğretmenler ayağa kalktı. Başbakan bizleri selâmladı ve kendisine ayrılan masaya oturdu. Kısa süre sonra Başbakan konuşma yapmak üzere kürsüye davet edildi. Başbakan konuşmasını yapmak üzere kürsüye geldi.

Başbakan, bizlere değerli meslektaşlarım hoş geldiniz dedikten sonra, hükümeti açıklar açıklamaz buraya geldiğini, iç ve dış kamuoyuna yapacağı açıklamalarını da çok değer verdiği biz öğretmenlerle görüşmesi sırasında vereceğini ifade etti.

Başbakan sözlerine şöyle başladı.

Hayatta 3 ilişki çok önemlidir.

Bunlar;

1-Anne-baba çocuk ilişkisi.

2-Öğretmen öğrenci ilişkisi.

3-Doktor hasta ilişkisidir diye ifade etti.

Davutoğlu 81 ilden gelen öğretmenlere konuşmasında, bir meslektaşınız olmanın yanında daha çok talebe olarak, geleceğin teminatı genç nesilleri yetiştiren elleri öpülesi değerli öğretmenlerin huzurunda bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, "Öğretmenlerimin ismini, öğrencilerimin yüzünü unutmamışımdır", “Öğretmenlik korkmadan, çekinmeden icra edilmesi gereken bir meslektir" diyerek konuşmasına devam etti.

Sonra Türkiye sınırlarını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesiyle ilgili Türk ve dünya kamuoyuna ilk mesajını burada verdi.

Başbakan Davutoğlu bu konuda şöyle dedi. "Kimse şüphe duymasın, Türkiye sınırlarına dönük tehdit söz konusu olduğunda gerekli adımı atar". "Sınırlarımızın güvenliği, ülkemizin bu ateş çemberi içinde bekası, vatandaşlarımızın hayatı ve izzeti söz konusu olduğunda her türlü fedakârlığı yapacağımızı ve her türlü tedbiri alacağımızı da cümle âlemin bilmesini isteriz. Bugün Türk hava sahasını ihlal eden uçaklara dönük olarak silahlı kuvvetlerimizin anında gösterdiği tepkiyi de bu çerçevede ele almak lazım.”

“Biz hiçbir şekilde herhangi bir ülkenin toprağında gözü olan bir yaklaşımı benimsemiyoruz. Ama herkesin de bilmesi lazım ki defaatle uyarılara rağmen, geçen pazar günü Çankaya'da yaptığımız güvenlik zirvesinde bir kez daha teyit etmemize rağmen hava ve kara sınırlarımızı kim ihlal ederse ona karşı her türlü tedbiri almak hem uluslararası hakkımızdır hem de ulusal görevimizdir." "Suriye halkı da diğer bütün halklar gibi barış ve onur içinde yaşamayı hak eden bir halktır. Arap, Kürt, Türkmen, Sunni, Hristiyan, Müslüman hepsi bizim kardeşimizdir.” 

“Bu çerçevede Türkiye ve çevresinde barışı ikame etmek, bütün ateş çemberi içinde ülkemizin demokrasisini huzurunu, güvenliğini teminat altına almak için ne gerekiyorsa yapacağımızdan bütün dünyanın haberdar ve emin olması lazım."  

Başbakanın bu konuşmasından sonra yemek faslına geçildi. Yemek faslında öğretmenlerden oluşan Ardahan müzik grubu çeşitli müzik parçaları çalıp seslendirdiler.

Bu arada Çankaya’daki yemek servisi yapılırken, garsonların hareketlerine değinmeden geçmeyelim. Çünkü garsonların hareketleri oldukça hoş olması münasebetiyle dikkatimizi celp etti.

Her garson iki öğretmene servis yapıyordu. Bir hayli kalabalık olan garsonlar ellerinde ikişer kişiye verecekleri ikişer yemek tabağıyla, masaların yanına geliyorlar ve bir garson başının, elleriyle verdiği bir komutla aynı anda birinci tabakları masalara bırakıyorlar ve bir adım geri çekiliyorlar. İkinci bir komutla ikinci kişinin tabağı aynı şekilde ve aynı anda bırakılıyor ve bir adım geri çekiliyorlar. Yine garson başının elleriyle verdiği bir komutla hep birlikte topluca mutfağa doğru gidiyorlar. Bu ahenkli servisler yemek sonuna kadar böyle devam ediyor.

Bu hareketler oldukça dikkatimizi çekti ve hoşumuza da gitti doğrusu. Çünkü hiç kimse yemek gelmesini ve sırasını beklemiyor. Bütün davetlilerin yemekleri aynı anda geliyor ve veriliyor. Tabakların toplanması da aynı ahenkte ve yöntemle geri toplanıyor.

Bunu biz 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde Antalya’da yapılan dünyanın önemli liderlerinin de katıldığı G20 zirvesi toplantılarındaki yemek servislerinde görmüştük ilk defa.

Çankaya’daki yemek sonunda Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’na, Sayın Başbakanım idealist bir Başbakanımız olarak size “Tarihi Türk idealleri” kitabımı hediye olarak getirdim diyerek kitabımı kendisine elden teslim ettim. Kitabı güler yüzle kabul ederek teşekkürlerini ifade ettiler.

Başbakan salondan ayrıldıktan kısa süre sonra bizlerde topluca Çankaya Köşkünden ayrıldık. Dışarıda bekleyen otobüslerimize binerek TBMM’ne doğru yola çıktık. Çünkü bizleri TBMM’de yeni meclis başkanı seçilen Sayın meclis başkanımız İsmail Kahraman kabul edecekti. 

Bir süre sonra TBMM’ne vardık. Bütün öğretmenleri meclis girişindeki bir salona aldılar. Salona girdiğimizde her koltukta meclis başkanının öğretmenlere hediyelerinin konulduğu torbalar vardı. Her öğretmen bir koltuğa oturdu. Kısa bir süre sonra meclis başkanı geldi. Kürsüye davet edildi. Kürsüde 24 Kasım öğretmenler günümüzü kutladı. Öğretmenliğin önemini vurguladı. Konuşma bittikten sonra birkaç grup halinde il temsilcileriyle fotoğraflar çekildi.

Hâlbuki biz şunu düşünüyorduk. TBMM’nin genel kurulu başta olmak üzere bütün bölümlerini görebileceğiz. Fakat bu zaman darlığı nedeniyle gerçekleşemedi. Böylece TBMM’nin bölümlerini gezemeden maalesef meclisten ayrıldık.

Meclis içine bu zamana kadar girip gezme fırsatı bulamamış biri olarak, dilerim ileride bir vesileyle gezmek nasip olur.

TBMM’sinden saat 18:30 dolaylarında otobüslere binerek meclisten ayrıldık.  Çünkü Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la da saat 19:00’da görüşmemiz vardı.

DEVAM EDECEK