Son yazımda sizlere Mamak Belediyesi DSİ’nin yükselen formundan dolayı maçın keyifli geçeceğinden bahsetmiştim ve maç aynen o şekilde başladı. Rakip Mamak Belediye ligdeki birçok takımın aksine yabancı tercihlerini 4 ve 5 numaralı pozisyonlarda kullanmış ve bunu da avantaja çevirmek için bu iki oyuncu sürekli içeride birbirleriyle oynayıp özellikle maçın başında içeriyi domine ettiler ve arka arkaya sayılar bulmaya başladılar. Bu dönemde biz de rakibimize özellikle dış şutlarla karşılık verip maçı dengede tuttuk ve ilk periyodu 17-17 eşitlikle tamamladık.
2. Periyoda üst üste bulduğu sayılarla başlayan Mamak takımı 9-0’lık bir seri ile başlayınca Mete hoca hemen molayı aldı ve mola dönüşünde bu sefer takımımız 6-2’lik bir seri ile gelince bu sefer de rakibimiz hemen müdahale etme gereği duydu ve mola aldı. Ancak mola dönüşü de özellikle Ümit’in ard arda  bulduğu  isabetlerle takımımız ilk yarının son saniyelerinde öne geçmeyi başardı ve 38-36 soyunma odasına önde giren taraf olduk.
İlk yarıda adam adama savunmayı iyi yapmamıza rağmen özellikle rakibin uzun iki yabancısının pota altı basketlerine engel olamayışımız maçı koparamamızın önemli etkenlerindendi. Bir diğer etken de Mete hocanın tüm oyuncularını playyoff’lar öncesinde hazır ve sıcak tutmak olmaları için hiç alışık olmadığımız bir 5 ile sahaya çıkmasıydı. Ancak buna rağmen gerektiğinde yaptığı yerinde müdehaleler ve oynayan oyuncuların da kesinlikle o mevkinin diğer oyuncularını aratmaması sonucunda maçı istediği düzeyde tutmayı başardı.
3. Periyotta tam bir Buğrahan şov vardı sahada adeta. Ard arda bulduğu 3 sayılık isabetlerle hem takımı coşturdu hemde seyircileri.. Öyle bir özgüven patlaması yaşıyordu ki bir pozisyon fastbreak’e 3’e 1 giderken bile 3 sayı çizgisinin gerisinde durup şut kullanmayı riske etti ve bu riske ettiği şutta da isabet sağladı.. Özellikle maçın ikinci bölümü çok farklı bir film gibiydi, biz neredeyse her kullandığımız topta sayı bulurken rakibin de neredeyse hiç isabet kaydedemiyor olması maçı bir anda 17 sayılık fark seviyesine çıkarmış ve 3. Periyotta rakibe ikinci yarı için sahip olduğu 3 mola hakkından 2 tanesini de kullandırtmış oldu.  Hem fark bir anda açılmış hem oyuncuların moralleri bozulmuş olan Mamak Belediyesinde maça ve oyuna tutunmaya çalışan tek isim Raymond Mc Donald idi ama o da bir süre sonra takım arkadaşlarına uydu ve  oyun disiplininden iyice koptu.
Maçın son bölümünde takımımız rakibinin kendisini yakalama çabalarına en az onlar kadar karşılık verip farkı korumayı başarırken seyircilerin son bölümde Tufan’ın ve Mert’in sayı bulmaları için onları motive eden yaklaşımları çok güzeldi. İki oyuncumuzun da son dakika içerisinde buldukları sayılar da hem kendilerine moral oldu hem de maçı izleyen ve onaları motive etmeye çalışan seyircilere de güzel birer hediye oldu.

Buarada uzun zamandır yazdığım bu takımın guardının Serkan olması gerektiği ve Dj’in mümkünse yerine iyi bir alternatif bulunduğunda gönderilmesi gerektiğini bir kez daha bizlere kanıtlayan Serkan Menteşe’ye de ayrı bir teşekkür ayırmak istedim. Maçı kopardığımız ve farkı açtığımız 3. Peryotta takıma iyi bir liderlik yaptı ve Dj’in oturduğu bu dönemde takımı bir maestro gibi yönetip doğru işler yaptı.
Son iki haftadır deplasmanlarda iyi oynayan Tufan’ın kendini toparlaması lazım ve artık basketbola dönmesi lazım. Maçlarda hakemlerle uğraşmak yerine işini yaparsa çok daha başarılı olacaktır. Bu nedenle uzun zamandır rafa kaldırdığım Sarı kartı bu hafta kendisine son kez gösteriyorum ve bu tutumuna devam ettiği taktirde eleştirilerimin boyutunun artacağı uyarısını da şimdiden yapıyorum.
Bu arada maç akşamı davetimi kırmayıp benimle kahve içen, çok sıcak ve güzel bir sohbete imza atıp mütevazi tavırlarıyla da beğenimi bir kat daha kazanan antrenörümüz Mete Babaoğlu’na da teşekürlerimi sunar ve beklentileri doğrultusunda bir sezon geçirmesini de temenni ederim.
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın..