tarik @ politikam.com

 

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan AK Partililere “Erdek ve Edremit’i alacağız” diye seslendi.

“Kapı kapı dolaşacağız, bu işin şakası yok... Çok çalışacağız.”

İki kıyı ilçemiz.. İkisinde de CHP ezici üstünlükle seçilmiş. CHP’li belediye başkanları yönetiyor.

2014 itibariyle CHP’li belediyeler iş başında.

Ancak ‘kale’ gibi görmemek lazım.

Meselâ Edremit’te, Altınoluk, Güre, Akçay seçmenini çıkar.. İlçe merkezi ortada kalır.

Geçmişinde AK Parti de var, MHP de var sonuçta.

Edremit’in kaderini, mahalleye dönüştürülen beldeler belirliyor.

Şak diye bir kanun çıkar da, Altınoluk, Akçay ve Güre Edremit’ten ayrı bir ilçe yapılırsa..

O zaman Edremit’i almaları mümkün.

Önceki dönemlerde Edremit’te AK Partili bir belediye yönetimi vardı malum. Ama beldeler işin içinde yoktu. Beldeler küllüm CHP’ydi.   Edremit’in CHP seçmeni yoğunluklu bu üç mahallesinde AK Parti’nin işi çok zor.

Büyükşehir yasası çıkarken, Altınoluk’la ilgili manevra yapılmasaydı.. Önce ilçe olarak gösterilip son anda mahalleye dönüştürülmeseydi.. Altınoluk ilçesi CHP’li bir belediye tarafından yönetilecekti ama Edremit merkezinde oturan seçmen farklı bir tercih yapabilecekti.

Tabi hiçbir müdahale olmadan, CHP’nin Edremit’te kendi içinde sürdürdüğü seçim savaşlarını da iyi izleyip doğru okumak lazım.

Erdek ise neredeyse Hüseyin Sarı ile özdeşleşmiş durumda bugün için. AK Parti ile CHP arasında derin bir oy uçurumu söz konusu. Sarı, önceki dönem AK Parti’nin Belediye Başkanı’ydı.. Nereye giderse, Erdekli ‘Sarıcı seçmen’ de oraya yöneliyor demek ki.

Erdek’te AK Partili seçmeni azımsamak olmaz.. Hüseyin Aysan’la yüzde 36 gibi önemli bir oy oranı mevcut. Ne ki CHP yüzde 52 yakalamış. Makası kapatmak zor.

Edremit’teki oranlar, Erdek’e göre AK Parti için daha katlanılabilir.

Erdek’te Hüseyin Sarı’yı aday göstermeyip, “seni genel seçimde mebbus yapacağız” derse CHP.. O zaman Sarı’nın popülaritesini yakalayabilecek aday bulma güçlüğü çekilecektir. Sarı’nın Milletvekilliğgi hesapları yaptığına dair tevatür dolaşıyor. Ne ki, CHP’nin şu anda Sarı’ya vekillik sözü verip başkanlığa bir başka ismi aday göstermesi demek, Belediye Başkanlığı’nın tehlikeye girmesi anlamına gelir.

Ancak bu durumda AK Parti’nin oyları arttırma ve bir ihtimal Belediye’yi kazanma şansı olur.

Ya da Sarı’yı yeniden AK Parti’ye döndürme uğraşısı verilir. Ki bu da zor bir ihtimal.

Bir de Bandırma var tabi.

Hem yerel seçimlerde, hem referandumda CHP’den yana makas hayli açılmış durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Erdek ve Edremit’i telaffuz ederken, Bandırma’yı bilerek mi saymadı, yoksa aklına mı gelmedi, onu bilmiyoruz. Fakat Bandırma da, şu durumda AK Parti için zor bir ilçe.

Beri yanda AK Partili belediyeler ve teşkilatlara yönelik değişim operasyonlarını da çok iyi okumak gerekiyor.

AK Parti’nin bu değişim süreci için toplumsal destek görmesi mümkün. Bunun tam tersi de mümkün.

Şu anda değişimin halka iyi anlatılamadığını düşünenlerdenim.

Bu süreçte en büyük görevse Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu’na düşüyor.

Bir yandan mevcut ilçelerdeki gücü korumak..

Bir yandan AK Parti’nin çok gerilerde olduğu ilçeleri kendine çekmek..

Bir yandan Büyükşehir’in Balıkesir hinterlandındaki yatırım ve hizmetlerini yönetmek..

Bir yandan sokaktaki adama derdini anlatmak..

Bir yandan da teşkilatları ortak paydada buluşturup küskünlüklerin önüne geçmek.

Şimdi tüm bu yük Kafaoğlu’nun omuzlarında.

 

 

*************** 

 

Osman Kılıç’ın hesabı

 

BALYA Belediye Başkanı Osman Kılıç’ı iki türlü yönlendirenler var.

Birinci grup, Sakarya delikanlısı formatıyla Kılıç’ı Karesi Belediye Başkanlığı için yönlendirme gayretinde.

İkinci grup, merkez ve diğer ilçelerde topladığı sempati puanlarıyla Büyükşehir’e yönlendirmeye çalışıyor.

MHP’li Osman Kılıç, “Partim ne derse o” diyor ama..

Gönlünde Karesi Belediyesi var

Karesi’de ikamet eden on binlerce Balyalı’nın oylarına güveniyor.

MHP’nin 2014’de Karesi’den aday gösterdiği Şani Yılmaz silik bir politikacıydı. Buna rağmen CHP’ye fark atıp Karesi’de ikinci parti yaptı MHP’yi. Tabi o zaman İsmail Ok faktörü de vardı.

Osman Kılıç, “aday gösterirlerse Yücel Yılmaz’la rakip oluruz” diyor.

Karesi’yi gözüne kestirmiş yani.

Balya’da az farkla AK Parti’yi sollamıştı 2014’te.

CHP ise, köylerdeki seçmen devreye girince Belediye’deki iktidarını koruyamamış, üçüncü sıraya düşmüştü.

Hem AK Parti’nin, hem CHP’nin önemli bir oy potansiyeli var ilçede. MHP, o dönemin siyasi konjönktürü ve Osman Kılıç’ın sempatik halleriyle Balıkesir’de tek bir ilçeyi kazanabildi.

Osman Kılıç için Karesi şu an zor ama, olmaz değil.

Bir de yerel seçim sürecindeki siyasi konjönktür, ittifaklar, şehirdeki atmosfer falan önemli. Neyin ne olacağı belli değil.

Bugün için Osman Kılıç’a önerimiz, “kendi kaleni koru” olacak.

Yarın ne getirir bilinmez tabi.

 

*** 

ŞEHİRDE BİR KOKU VAR

NİCEDİR kimyasal bir koku hissediyorum kentin sağında solunda.

Geçen gün Cumhuriyet Meydanı’ndan geçerken soluduk; ağır kimyasal bir koku.

Bizim ev İzmir Caddesi üzerinde.. Akşamları eve giderken Doğumevi bölgesinde bu kokuyla karşılaşıyoruz.

Yine geçen gün Demokrasi Meydanı’ndaki çay evinde oturduk arkadaşlarla; aynı koku orada da vardı.

Şehrin muhtelif yerlerinden geliyor bu koku.

Sebebini merak ettim.. Önce BASKİ Genel Müdürü Mustafa Bayram’ı aradım.

Hiç duymamış.

“Acaba” dedim, “kanalizasyon kokusunu gidermek için yapılan bir ilaçlama mı?”

Böyle bir uygulamaları yokmuş.

“Araştırayım” dedi.

Sonra, Çevre Şehircilik Dairesi’yle bağlantı kurduk.. Onlar da “bize gelen bir şikayet yok” dediler.

Araştırıyorlar.

Kaldırım kenarları, refüjler falan sarı beyaza boyandı ya.. Kimileri, “boya kokusu” diyor.

Boya kokusu, kapalı ortamda bile birkaç günde kaybolur.

Açık havada boya kokusu mu kalır?

Hem her yer boyandı; neden bazı bölgelerde var bu koku?

Matbaada kullandığımız kimyasalların kokularına benziyor biraz.

Biraz da zeytin prinası gibi kokuyor.

Rahatsız edici, genzi yakıcı bir koku.

İlgili birimler ne araştırması yaptı, kokunun nedenini tesbit edebildiler mi, henüz geri dönüş olmadı.

Ama koku hâlâ var.