Sayın Perinçek

8 Mayıs 2017 tarihli Aydınlık Gazetesi’nde yazdığınız “yüzde 36 olan EVET, nasıl yüzde 51’e çıktı” başlıklı yazınızı okudum.

Yazınızdaki ifadeler şöyle:

“Nasıl oldu da AKP, 7 milyon seçmeni iki ay içinde EVET demeye ikna etti. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun bölücü teröre karşı mücadele bayrağını açarak iktidara yürüyelim hedefine karşı bize verdiği cevap FAY HATLARINI ÇATLATIRIZ olmuştur.

Bölücü teröre karşı mücadelede CHP, Kürt kitlelere tavır almıyor, bu da milletin büyük çoğunluğunu karşısına almasına neden oluyor.

CHP’nin Kürdistan Bayrağına itirazı olmadı.

Bölücü teröre karşı duruş oyları belirlendi.

Atlantik Planları’nın dışına çıkmaya istekli olmayan, HDP ve Fethullah mağdurlarından elini çekmeyen bir CHP var.”

Sayın Perinçek

Yazdıklarınıza aynen katılıyorum. Ancak CHP’nin bunları yapmasının neden ya da nedenlerini sorgulamıyorsunuz.

Neden?

Bildiğiniz gibi 23 Aralık 1918’de kurulan Sosyal Demokrat Parti, ABD Başkanı Wilson’un prensiplerini benimsemişti. Yani o günkü Atlantik Sistemini benimsemişti.

Bugünkü Sosyal Demokratlar da Atlantik Sistemini benimsiyorlar.

Sosyal Demokrasi Bölücü Örgütü, bölücü örgüt olarak görmüyor. Özgürlüğü için savaşan halkın gerillaları olarak görüyor.

Kılıçdaroğlu da bir Sosyal Demokrat olarak aynı görüştedir. Ancak bu görüşünü FAY HATLARINI ÇATLATIRIZ ifadesi ile üstü kapalı olarak belirtiyor.

Sosyal demokrat CHP’nin Kürdistan Bayrağına itirazı olmaz.

Niye olsun ki?

Sosyal demokratlar Misak-ı Milli’yi benimsemek, kabul etmek zorunda değildir. Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz.

Yukarıda belirttiğimiz ve benimde kabul ettiğim tespitlerinizin dayanağı, CHP’nin Kemalist değil, Sosyal Demokrat olması gerçeğinde yatmaktır.

Sosyal Demokrat CHP’den Kemalist yaklaşımlar beklememeliyiz.

Ama siz CHP’nin bu yaklaşımlarının SOSYAL DEMOKRAT yaklaşımlar olduğunu bir türlü belirtmiyorsunuz.

Bugünkü CHP’nin, CHP değil de SeHePe olduğunu bir türlü ifade etmiyorsunuz.

Onun için de Sosyal Demokrat CHP’nin yaklaşımlarının kişisel yaklaşımlar gibi görerek ve de göstererek, tespitlerinizi ideolojik olarak temellendirmiyorsunuz.

Bunun sonucunda da Kemalizm ve Sosyal Demokrasi tartışmasının açılıp genişlemesini önlüyorsunuz.

Bugünkü CHP’nin ve siyasal durumun çıkması ancak Kemalizm, Sosyal Demokrasi tartışması ile aşılabilir. Bunu çok iyi bilip değerlendirdiğiniz halde, bu tartışmanın açılıp, genişlemesini istemiyorsunuz ve bugünkü siyasi çıkmazın derinleşmesine katkıda bulunuyorsunuz.