Türk F-16’larının 24 Kasım Çarşamba günü sabah saat 9.24’te Yayladağ bölgesinde sınır ihlali yapan Rus SU-24 tipi savaş uçağını düşürmesi Ankara-Moskova arasında büyük bir gerilime yol açtı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Bizi sırtımızdan vurdular” şeklindeki çok sert açıklamasından sonra Dışişleri Bakanı Lavrov’un Türkiye’ye yapacağı ziyareti iptal etmesi (BBC ve CNN International, 24 Kasım 2015) iki ülke arasındaki gerilimin daha da artacağını Türk-Rus ilişkilerini olumsuz yönde etkileyeceğini göstermektedir.

ABD Başkanı Obama ve Batılı liderlerin “Türkiye’nin hava sahasını koruma hakkı var” şeklinde Türkiye’nin tutumunu savunan açıklamasından sonra NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de aynı doğrultuda açıklama yaparak NATO’nun Türkiye’nin yanında olacağını vurgularken gerek Obama ve gerek Batılı liderlerin Türkiye ve Rusya’ya “itidal” tavsiyesinde bulunmaları da dikkat çekicidir. NATO tarihinde ilk kez NATO üyesi bir ülke Rus uçağını vurmaktadır.

Türkiye’nin komşusu Rusya ile siyasi ve ekonomik alanda ilişkilerini geliştirirken bu olayın ortaya çıkması beklenmeyen bir gelişmedir. İki ülke arasındaki gerilimin siyasi olduğu kadar ekonomik sonuçları da olacaktır. Türkiye doğalgaz ihtiyacının yarıdan fazlasını Rusya’dan sağlamaktadır.

Rusya’nın enerji kartını Türkiye aleyhine kullanıp kullanmayacağı belirsizliğini korurken gerilimin tırmanması Türk-Rus ilişkilerini değil Ortadoğu’daki gelişmeleri de etkileyecektir. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Rus turistler için “Türkiye’ye gitmeyin” çağrısı da anlamlı olmuştur.

Ne acıdır ki diplomasi Rusya ile ortaya çıkan gerginliğin önüne geçememiştir. Gerginliği arttırmayan diplomasiye ağırlık veren bir yol dış politikamızın temel ilkesi olmalıdır.