CUMHURİYETLE yaşıt gazete.. Adı da zaten Cumhuriyet.

Lafa gelince "hepimiz cumhuriyetçiyiz" diyoruz ya hep..

'Hepimiz' işin içine girince..

Memlekette cumhuriyetçi, laik, demokrat ve hukukun üstünlüğünden yana ne kadar yurttaş varsa yani.

Bunların kaçı Cumhuriyet okuru?

Büfeden, marketten, bakkaldan hergün Cumhuriyet alıp okuyan kaç kişi?

Hani, "cumhuriyetçiysen, Cumhuriyet okuyacaksın" ya..

Kaç kişi işte?

Elli bin!

Ortalama böyle.

 

***

KOCA Türkiye'de elli bin kişi Cumhuriyet alıp okuyor.

Türkiye koşullarında.. Kitap, gazete, vesaire okuma alışkanlığının olmadığı bir ülkede..

Bu rakam yine de iyi sayılır.

Ama, cumhuriyetle yaşıt bir gazetenin, radikal - marjinal kesimlerin yayımladığı gazetelerin çok altında rakamlarla satış yapması manidar.

Hemen her kesime hitap eden gazeteleri ayrı tutmak lazım.

Hükümetin gazetelerini de ayrı tutalım.

Onlar bir şekilde yüksek rakamlara ulaşıyor.

Cumhuriyet neden ulaşamıyor?

Çook sonra yayına başlayan, Cumhuriyet'in torununun torunu sayılacak yaştaki Sözcü, Hürriyet'le, Sabah'la yarışıyor.

 

***

SÖZCÜ dediğin, slogan gazetesi.

Derinlikten yoksun.. Makara muhalefet gani.. Çoğu kere zorlama manşetlerle algı oluşturma gayretinde.

Derinlikli solcunun okuyacağı türden bir gazete değil yani.

"Ohh, yağlarım eridi; ne güzel sövmüş Hükümet'e" türü kahve muhabbeti yapan müzmin muhalif emekli öğretmenin koltuk altı kıskacı.

Bir nevi tabloid gazete.. Bulvar tarzı.

Ama çok satıyor.

Memleketin solcuları alıp okuyor.

Cumhuriyet'e dönüp bakan yok.

 

***

CUMHURİYET operasyon yedi şimdi.

Gazeteye baskın.. Yazarlara, yöneticilere gözaltı.. Evlerde, ofislerde arama tarama.

Hooop; cümle solcu ayağa kalktı.

"Cumhuriyet'i yedirmeyiz!"

Yedirmezsin de, niye alıp okumazsın?

"Ama o gazete artık bizim bakış açımızdan uzaklaştı..."

"Biz CHP'liyiz hemşehrim; Cumhuriyet HDP'ye yakınlaştı..."

"Bazı yazarları var, Atatürkçü değil, ulusalcı değil, Avrupacı..."

"Nerdeee o eski İlhan Selçuk döneminin gazetesi..."

Falan filan.

 

***

ASLINDA haklılar.

Cumhuriyet çok değişti.

Taban tabana zıt ve birbirine düşman iki kutup değil miydi Cumhuriyet ve Zaman?

Ortak manşetlerle, aynı zemine hizmet edebilecek duruma nasıl geldi Cumhuriyet?

Gazeteler sadece haber vermez; analizleriyle, yorumlarıyla, tesbitleriyle, eleştirileriyle ideolojisine uygun biçimde yol gösterir okuruna.

Yönetim değişir, ekip değişir, yazarlar değişir; ama çizgide sapma olmaz. Olmamalı.

Cumhuriyet'te durum öyle değil.

Muhalefetse, hep muhalefet ama..

Bir bakmışsınız, FETÖ ile yanyana gelmiş.

"Ne ilgisi var kardeşim; yıllarca Fethullah'ı örselemiş bir gazeteden söz ediyoruz..."

İyi de, FETÖ'nün yayın organıyla aynı manşeti atma işlerine ne diyeceğiz?

Muhalefetsin, ideolojin gereği siyasal iradeyi, iktidarı, hükümeti eleştiriyorsun; bu normal.

Gazetenin bir zamanlar en çok okunan yazarı, CHP Milletvekili Mustafa Balbay ne demiş attığı twette:

"Cumhuriyet'te FETÖ'cülükten Kürtçülüğe kadar her şey serbest, CHP Milletvekili olarak yazı yazmak yasak..."

Daha fazla bir şey yazıp söylemeye gerek kalmamış yani.. Durumu tek cümleyle özetlemiş Balbay.

..ki bu tweeti teee Şubat ayında atmış.

 

***

SADEDE gelelim:

Cumhuriyet, Ergenekon tertibine Perinçek'in Aydınlık'ı gibi bakmadı meselâ.

Gazeteye bomba atılması tertibi.. Yazarlarının Ergenekon'dan tutuklanması tertibi.. Özetle FETÖ'nün inşa ettiği Ergenekon tertibinin hedefiyken..

Darbecilikle suçlanırken..

Kimi yazarları tertibe kucak açıyor, gazete yönetimi çalışanlara Silivri ziyaretlerini yasaklamaya kadar götürüyordu işi.

Meselâ Mustafa Balbay 'darbeci' yaftasıyla Silivri'ye tıkılıyor; ama gazete O'nu savunmaktan aciz kalıyor.

 

***

ÇOK eski bir Cumhuriyet okuru olarak, bu gazetedeki iç çekişmeleri, görüş ayrılıklarını, kadro hareketlerini, yazar kapışmalarını az çok biliriz.

Bir kesim Cumhuriyet'i Kemalist çizgide tutma gayretindeyken.. Diğer bir kesimin liberalleşme çabasını da biliriz.

'İkinci cumhuriyetçiler' kavramı da böyle doğmadı mı zaten?

Yunus Nadi'nin, Nadir Nadi'nin, İlhan Selçuk'un, Uğur Mumcu'nun kemikleri sızlıyordur şimdi.

 

***

BUGÜN Cumhuriyet'e yapılan operasyon için sokaklara çıkan, gazete binasını çevreleyen, protesto eylemlerine katılan kalabalıkları gören..

Sanacak ki, bu gazete Türkiye'nin bir numarası.. Cumhuriyetçilerin tek adresi.. Atatürkçülerin kalesi!..

..ve ayrıca cümle CHP'linin resmi gazetesi!

Satışa bakın bir de..

Elli bin küsur.

'Marjinal' dediğiniz Vatan Partisi'nin gazetesi Aydınlık, satışta Cumhuriyet'in bir adım önünde.

 

***

UZUN yıllardır Cumhuriyet almıyorum, okumuyorum.

Kendimi kayıpta hissetmiyorum.

Bugün Cumhuriyet'e yapılan operasyona tepki gösteren, ancak pek çokları gibi Cumhuriyet gazetesi almaktan vazgeçmiş arkadaşlar da kayıpta değil.

Yalnızca 'fikir özgürlüğü' açısından bakıyorlar olaya.

"Bugün Cumhuriyet, yarın bir başka muhalif gazete susturulacak" kaygısı taşıyorlar.

Savunduğumuz değerlerden çoktan uzaklaşmış, hiç bir zaman savunamayacağız, karşı çıktığımız yapılarla aynı çizgiye gelmiş bir yayın organının muhalefetine 'muhalefet' diyemeyiz ki.

Fikir özgürlüğünün de bir ölçüsü, kantarı olmalı değil mi...

 

***

ESKİDEN solcu milletinin koltukaltı gazetesiydi.. Gazeteyi koltukaltına sıkıştırmak, kırmızı Cumhuriyet logosunu sağcıların gözüne soka soka yolda yürümek marifetti. Şimdi yok.

Başka bir Cumhuriyet olsun.. Eskinin Cumhuriyet'i gibi.. İnanalım, güvenelim, savunalım.

Bu Cumhuriyet'in savunulacak bir tarafı yok.

 

Eyvallah...

 

 

MALUM KİŞİ