tarik @ politikam.com

AİLEMİZİN tüpçüsü Erhan Akyıldız, "tüp bitti" diye aradığımda hep aynı espriyi yapıyor:

"Abi sen daha doğalgaza geçemedin mi?"

Yok; henüz bizim oralara teşrif etmedi!

Etti de, binadakilerin çoğu almadı.. Merkezi kalorifer katı yakıtlı.. Doğalgaz sadece ocaklar ve sıcak su için.

Bizimki de bağlandı bağlanacak bugün yarın.

Fakat o da ne? Türkiye - Rusya krizi patlak verince geleceğe dönük kabus görmeye başladı yurdum insanı.

"Ya doğalgaz kesilirse?"

Uçağı düşürdük diye her cins ambargoyu uygulayan Putin, onca anlaşmayı yok sayıp doğalgazı keserse..

N'aparız?

Birkaç yıl öncesinde ne yapıyorsak yine aynısını yaparız.

***

ŞAYET doğalgazsız kalırsak..

Gerçi kalmayız. Sadece Rusya değil ki doğalgaz satan bize.. Başka ülkelerden de geliyor.. Azalır ama bitmez neticede.

..ve fakat bu süreçte pek çoğumuzun markasını unuttuğu tüpgazları yeniden hatırlamak olası.

Baba dostu tüpçülerle yeniden selamlaşma zamanı!

Onlar da Rus oligarklar gibi ellerini oğuşturuyordur şimdi...

"Geeeel, babana geeeel..."

***

..VE beklenen açıklama Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan geliyor:

"Biz hayat boyu doğalgazla yaşamadık biliyorsunuz; doğalgazla tanışalı ne kadar zaman olduğu belli. Bu millet çileye alışık bir millettir."

Aklıma İbrahim Tatlıses'in o şarkısı geliyor:

"Çekmediğim çile dertler kalmadı, feryatsız gündüzüm gecem olmadı, ağlamadık sokak köşe kalmadı, yalnızım dostlarım yalnızım yalnız..."

***

YANİ, çilekeş yurdum insanı kısa süren doğalgaz memnuniyetinden arınıp kömür sobasıyla boğuştuğu eziyet günlerine geri dönebilir her an.

Kaloriferli evlerde büyümüş bir balkon çocuğu olarak, sobayla cebelleşerek geçirdiğim iki kara kış dönemini tam da silmiştim hafızamdan!

Cehennem günleriydi billahi... Bebe yeni doğmuş, evde iki yerde soba yanıyor.. Kova doldur, kova boşalt.. Kömür istifle, odun parçala, çıra kır...

Rüzgar eser, baca çekmez.. Lodos olur, soba yanmaz.

Her gece "acaba zehirlenir miyiz" korkusuyla uyur uyanık yaşa.

Ne çektik be!

***

ENERJİDE dışa bağımlılık en büyük kabus.

Uluslararası ilişkiler hep laylaylom gitmiyor.. Türkiye - Rusya arasındaki kriz gibi, bazen sert virajlar, hâttâ çıkmaz sokaklar olabiliyor. Putin doğalgazı keserse, Türk imalat sanayisi için tehlike sirenleri çalmaya başlar.Sanayinin ihtiyaç duyduğu enerjinin büyük bölümü doğalgazla sağlanıyor. Bizim sanayici inim inim inler.

***

BU arada kömür tacirine gün doğacak.. Kömür madenleri yeniden parlayacak. Üç yüz yedi insanın yaşamını yitirdiği Soma'daki ölüm madeni 'devletin gözdesi' olacak!

Sibirya kömürü dediğimiz ithal kömür de kriz nedeniyle ambargolu olacağı için, yerli ocaklar fazla mesai yapmaya başlayacak.

***

KÖMÜR dedim de..

Geçen kış Balıkesir Büyükşehir Belediyesi yüzlerce doğalgaz sobası dağıtmıştı garip gurebaya. Doğalgaz kesilirse mazallah, ne olacak o sobalar?

Götür hurdacıya sat... Beş lira etmez!

Yine geçen kış o sobalar dağıtılırken, şehirde kömür tüketen meskenlere yönelik denetimlerin artacağı, 'çevre' duyarlılığı noktasında cezai yaptırımlara gidileceği söyleniyordu.

Malum; dogalgazdan önce leş gibi havası vardı Balıkesir'in. Çanağın içindeki bu şehir kömür isiyle kaplanır, millet o kara ve kirli havayı solurdu.

Gerçi doğalgazla birlikte şehrin havasında az biraz temizlenme olduysa da, yine kömür kokusu kaplıyor her yanı.

***

GAZLAMBASI ışığında yıllarını geçirmiş, sobayla içselleşmiş, odun kömürle akraba olmuş bir neslin ahvadıyız. Çile bizim göbek adımız!

***

Kömür dedim de, Albayrak Kağıt Fabrikası'nın enerji santralı geldi aklıma.

Santral faaliyete geçince günde beş yüz küsur ton kömür yakacak malum.

Ne diyordu yetkililer?

"İthal kömür kullanılacak..."

Neden ithal?

Yerliye göre daha kullanışlı.

Sibirya kömürü vermezse Rusya?

Soma Linyit, olmadı Zonguldak, hiç bulamazsan Dursunbey...

Ondan sonra, çift filtre taksan bacaya nafile!

***

AİLEMİZİN tüpçüsü Erhan Akyıldız'ı ellerini oğuşturup "düştünüz mü elime" derken hayal ediyorum...