ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 7 Şubat 2017 gecesi yapılan telefon görüşmesinde Trump Türkiye’yi stratejik ortak ve NATO müttefiki olarak nitelemiş, Türkiye’nin ABD’nin yüzde yüz dostu ve müttefiki olduğunu yineledikten sonra “Türkiye’ye CIA Başkanını gönderiyorum, onunla ayrıntılı konuşun” mesajını vermiştir. (Abdülkadir Selvi’nin yazısı, Hürriyet, 9 Şubat 2017)

9 Şubat günü Ankara’ya gelen CIA Başkanı Mike Pompeo, MİT Müsteşarı Fidan ile görüşmesinin ardından aynı gün saraydaki üçlü zirveye katılmış, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığındaki zirvede MİT Müsteşarı Hakan Fidan da yer almıştır.

Pompeo’nun sürpriz Ankara ziyaret programı sır gibi saklanmış, basında yer alan haberlere göre üçlü zirvenin gündemini terör örgütleri PYD/YPG/PKK/Fetö ile El Bab ve olası Rakka operasyonu oluşturmuştur.

CIA Başkanı Pompeo’nın ilk yurtdışı ziyaretini Türkiye’ye yapması kuşkusuz önemli olmakla beraber Trump’ın siyasi ağırlığı olan üst düzey bir yetkili yerine istihbarat Başkanını göndermesi dikkat çekmiştir. Bu durum seçimin bilinçli olarak yapılmış olabileceğini akla getirmektedir.

Türkiye-Rusya ve İran arasında kurulan ittifaktan ABD’nin öteden beri rahatsızlık duyduğu bilinmektedir. Son zamanlarda ABD ile İran arasında artarak devam eden gerilim nedeniyle ABD’nin İran’ı bu gelişme dışında bırakarak yalnızlaştırmak istediği fark edilmektedir. İran’ın Rusya ile kurduğu ortaklık ve bölgedeki yayılmacı eylemleri ABD’de tedirginlik yaratmıştır. Tüm bu gelişmelerden ABD’nin bölgedeki önceliğinin Türkiye’nin Rusya ve İran ile yarattığı işbirliğini bozmak olduğunu söylemek zorundayız.

CIA Başkanı Pompeo’nun ivedilikle Ankara’ya gerçekleştirdiği bu ziyaretin Türk-ABD ilişkilerine yeni bir ivme kazandırıp kazandırmayacağı zamanla belli olacaktır. Ancak Pompeo’nun bu anlamlı ziyareti sırasında olası yeni isteklerine karşı Türkiye’nin nasıl bir politika izleyeceği belirsizliğini korumaktadır. CIA Başkanının Ankara ziyaretinin ardından Suudi Arabistan’a giderek İçişleri Bakanı Prens Muhammed Bin Nayef’e “terörle mücadelede” gösterdiği çabalardan dolayı eski CIA Başkanlarından George Tenet adını taşıyan madalyayı vermesi (Cumhuriyet, 13 Şubat 2017) dikkatlerden kaçmamıştır.

Türkiye’ye yönelik diplomasi trafiğinin giderek yoğunlaştığı bu günlerde, Türkiye’yi bir Ortadoğu ülkesi gibi gören ABD’nin ülkemizi çok yönlü taleplerle zorlayacağını, gerek Şam’la ve gerek Tahran’la daha dikkatli bir politika izlemenin ulusal çıkarlarımız açısından lehimize olacağını söylemek zorundayız.