tarik @ politikam.com

CHP Balıkesir İl kongresinde başkanlık için çarpışan beş isimden hangisinin seçileceği sorusundan çok..

CHP örgütleri üzerinde tahakküm kuran, kendi vesayetini oluşturmaya çalışanların ince hesaplarını konuşmak lazım.

En başta belediye başkanları..

Milletvekili adaylığı önseçimlerinde sandık üzerindeki tahakkümlerini gördük.

"Benim üyem, benim delegem, benim adayım, benim gücüm" imajıyla "buralar bizden sorulur" mavraları atan başkanlar onlar.

Şu bölgesel dağılımdaki eşitsizliğin asıl nedenidirler.

Bir tanesi, kıvrak manevralarla kendi bölgesinin gücü olurken..

Diğeri, siyaset ustalığını nihayete erdiren yanlış stratejilerle bölgesini son sıralara savuran kıymetli başkan.

Onların kendi dengelerini korumak adına sürdürdükleri vesayet yarışı, Balıkesir merkezini saf dışı bıraktı malum.

 

***

BELEDİYE başkanları da elbet siyasi karakterlerdir.. Onların da partilerinde söz söyleme hakkı olur; sonuçta o partinin seçilmişleri.

Ama örgüt işlerine bulaşınca.. Delege seçimlerine karışınca.. Mahalle delegelerini kendilerine yakın olanlardan seçtirmek için başkanlık forsunu, makamını, gücünü kullanınca.. İlçe kongrelerine musallat, önseçimlere taraf olunca...

Velhasılı, koltuğu sağlama alıp sonraki seçimleri garantileme hevesiyle kendi vesayetlerini kurma hırsı nüksedince..

İşgal ettikleri mevki itibariyle saygınlıklarını yitiriyorlar; bu bir.

İkincisi; tüm enerjilerini örgüt işlerine harcayıp asıl mesai vermeleri gereken işleri geriye itiyorlar.

Bir de, böyle süreçlerde çoğunluğun onların ağzının içine bakması hoşlarına gidiyor.

 

***

VEKİLLER de boş durmuyor tabi.

Üç CHP Milletvekili içinde en etkilisi Mehmet Tüm kuşkusuz.

Ahmet Akın mavi boncukçu.. Namık Havutça etkisiz.

Bandırma ve Güney Marmara siyasetini, Bandırma Belediye Başkanı Dursun Mirza ile bir olup kendine göre şekillendirme gayretiyle her daim ön planda Mehmet Tüm.

Bittabi Körfez'e de yetiyor, merkeze de.

Havutça, bu ikilinin siyasi gücü altında ezilmenin derin hüznünü yaşıyor. Mahallesinden delege seçilemeyen bir milletvekili sonuçta; bunu kendisi de söylüyor.

Öyle ya; aynı partili önseçimde adamı seçilecek bir sıraya getiriyor.. Mahalle delegeliğinde yok sayıyor!

Bu nasıl bir mantık, nasıl bir taktik, gelin çözün.

Tüm - Mirza birlikteliğinin ortaya koyduğu derin siyasette mantık aramayacaksınız.

Yani sizin mantığınızla, onlarınki aynı ayarda değil.

Bu gücü kıramayacağını iyi bilen Havutça bu yüzden geri planda kalmayı tercih ediyor.

İl kongresi sürecinde "ben yokum" demiyor; adaylarla, partililerle kulis yapıyor ama, güç değil; etkili olamıyor.

Mavi boncukçu Ahmet Akın kendi gündemiyle meşgul; örgütsel işlerle zaman kaybetmiyor. Ya da öyle görüntü vermeye çalışıyor.

Neyse.

 

***

KÖRFEZ'in 'siyasi vesayeti' Kamil Saka da İl kongresinde 'belirleyici güç' olma çabasında.

Adayları karşısına diziyor, uzun uzun konuşuyor, partililerin huzuruna çıkartıyor, onlarla tanıştırıyor, falan filan.

Ama kimi destekliyor, gücünü kimden yana kullanmak istiyor, orada herkesin tereddütleri var.

Geçen hafta Kazdağı ve Madra Belediyeler Birliği Başkanı Cahit İnceoğlu'nu ziyaret ettim.. Ben gittiğimde bürosundan çıkmak üredeydi. Görünce, paltosunu çıkardı, odasına buyur etti, çay söyledi.

Kamil Saka'ya gidiyormuş.. Kongre işleri için tabi.

Sır vermedi; kimi destekleyeceklerini söylemedi.. Ketumdur zaten; söylemez.

O da kendi ölçeğinde Körfez'de bir denge unsuru.

Lâkin, Saka merkezli 'ketum abiler koalisyonuna' takkeyi ters giydirebilir Körfez delegesi.. Mümkün yani.

 

***

BU vesayet ortamında, CHP'ye uzun yıllar emek veren, ancak ayak oyunlarıyla bir kenara itilen nice isimden söz etmek isteriz.

İl başkan adaylarının hedefi onlar olmalı. CHP'yi kendilerine göre şekillendirip güç odağı olmak adına nice gerçek neferi pasifize edenlerin değil, bir kenara itilenlerin gönül desteğidir aslolan.

Dikkat ettinizse adaylardan hiç birisi "partideki vesayeti bitireceğim" demedi.

Bu süreçte onlar da vesayetten beslenmenin derdindeler çünkü.