tarik @ politikam.com

ÖZEL İdare İşhanı yıkılıyor.

Yapılması hataydı zaten.

Yeni yetmelik çağına kadar, işhanının olduğu yerdeki eski Şehir Sineması ve Vali Konağı var hafızamızda.

Sonra, o garabet bina!

Eski siyah beyaz fotoğraflarda görünce Anafartalar Caddesi'nin o günkü görünümünü..

İç geçiririz hep.

***

TARİHİ sinemayı ve konağı yıkıp yerine işhanını yapan devrin Özel İdare Müdürü Haluk Bilgihan merhum.

Yerel seçim dönemiydi, doksanların sonu olsa gerek.

O zaman Mortaş'ta bizim ofis.. Bilgihan da ANAP'tan başkan adayı.

"Bu memlekette hiç kimse benim için kötü bir söz söyleyemez" diye haykırdı.

"Özel İdare Müdürü'yken yaptığım işlerle ilgili hiç kimse kötüleyemez" cümleleri geldi ardından.

Özgüven sahibi bir abimizdi.

Yasaları, yönetmelikleri noktasına kadar bilir, madde madde anlatırdı.

Neyse...

Haluk abi "kimse kötü söz söyleyemez" deyince, ayağı kalktım.. Perdeyi açtım.. Tüm karşıdaki işhanını gösterip, "sen bu hançeri sapladın memleketin bağrına" deyiverdim.

"Bu binanın yerinde locaları ve akustik özelliğiyle meşhur Şehir Sineması vardı; sen onu yıktın" der demez..

"Zaten Bulgar gavuru yaptıydı onu" demesin mi?

Haluk abiyi de anmış olduk vesileyle.

***

ATEŞ Gazetesi vardı eski zamanda.

Sahibi Cahit Albayrak.

Bu şehrin muhalif kalemi; rahmetli.

Benim üzerimde de çok emeği vardır.

Şehir Sineması'na kazma vurulduğu an, Anafartalar'ın karşı kaldırımından bastonunu sallayıp "elleriniz kırılsın" diye haykıran adam.

Sanatla bütünleşmiş, sanatçı kişiliğiyle hem Balıkesir'e, hem Türkiye'ye malolmuş bir büyüğümüzdü.

O'nun bedduası var yani yıkılan binada.

***

GEÇMİŞ zamana dair bu iki anekdottan sonra..

Yıkım mevzularına gelelim.

Otuz küsur sene sonra, yerine yeni bir han yapılmak üzere yıkımına başlanan garabet bina yine büyük bir sıkıntı yaşatıyor bu memleketin insanına.

"Üç günde bitecek" denilen yıkım günlerdir sürüyor.

Kaç katlı yapı, etrafında başka yapılar var; şehrin göbeğinde bina yıkmak o kadar kolay değil tabi.

Bitişik yapılar da var; zarar görme olasılığı yüksek.

***

ŞEHİR trafiğinin bu yıkım yüzünden ne hale geldiğinin farkındasınız.

Anafartalar Caddesi günlerdir kapalı.

Oysa eski PTT binası yıkılırken o cadde hiç kapanmamıştı.

Yolun yarısına kadar metal perdeler çekildi; diğer yarısından trafik akmaya devam etti.

Çarşı'dan eve kırk beş dakikada gidebildik araçla geçen akşam.

Binlerce sürücü gündüz ve akşam saatlerinde aynı sorunu yaşıyor günlerdir.

***

PEKİ yıkım bitince çarşı trafiği rahatlayacak mı?

Sonra temel kazımı başlayacak. Hayli derin kazılacak.. İş makinaları, kamyonlar vızır vızır giriş çıkış yapacak.

Ardından inşaat işleri...

Yani çok uzun bir süre çarşı bölgesinde hem araç hem yaya trafiği zorlanacak.

Mecburi istikamet verilen cadde ve sokaklarda uzun süreli kilitlenmeler yaşanıyor.

Anafartalar'dan Kızılay Caddesi'ne çıkıp oradan Vasıf Çınar'a ya da köprüden Bahçelievler tarafına geçmek isteyenlerin işi zor.

Yeşilli'den mecburen AHP'ye; oradan Cumhuriyet Caddesi'ne...

Cumhuriyet Caddesi'ne fena halde yük biniyor.

Geçen akşam caddenin girişinden çıkışına kadar geçirdiğimiz süre yarım saati buldu meselâ.

Oradan Salih Tozan Kültür Merkezi'nin önündeki ışıklara ulaşmak ne mümkün?

Edremit Caddesi - Gazi Bulvarı tarafından akan trafik o kadar yoğun ki, Şeyh Lütfullah Camii'nin önünde uzun uzun beklemek zorundasınız.

Kibar bir sürücü yol verirse ne alâ.. Vermezse; Camii'nin haziresinde yatan meftaların ruhuna birkaç fatiha okuyacak süreniz var!

***

YIKIM ve yapım işi uzun soluklu olacağına göre..

Şehiriçi trafiği yeniden gözden geçirmekte yarar var diyoruz.