tarik @ politikam.com

ZİRAAT Odası binası' diye yazılıp çizilse de.. Oda'nın mülkiyetinde değil.
Öyle olsa zaten neden tebligat yollayıp "Almanya'dan oğlum gelecek, en kısa zamanda mekanı boşalt" faslında tebligat yollasınlar?

***
TARİHİ imaret.. Gazhane diye geçiyor kayıtlarda. Yıldırım Külliyesi'nin eski zamanda bir parçası, müştemilatı diye biliniyor. Tee bin üç yüzlü yıllarda yapıldığına dair kayıtlar var. Herhalde külliyede yatıp kalkan garip gurebanın karnı doysun diye yemek yaptıkları bir mekanmış.
Tevatür o ki, külliyeyle arasında bir yeraltı geçidi var.
Bu tevatür, dokuz yüz kırklı yılların başında Balıkesir kent planını hazırlayan Alman plancı Egli'nin raporunda ete kemiğe bürünüyor.. Egli, yeraltı geçidi için 'kral yolu' diyor.
Neyse.. Tarih dersi vermek değil niyetimiz.

***
SAMİ SÖZAT'ın evladiyelik başkanlığında yoluna devam eden Balıkesir Ziraat Odası önceleri idarehane, sonraları gübre, tahıl, bakliyat satış yeri olarak kullandı burayı uzun yıllar.
Binanın tüm cephelerinde Oda'nın tabelalarını görüyorsunuz zaten.
Gördüğünüz tabelalara bakıp, "Ziraat Odası ne güzel yere konmuş" diye iç geçirdiğiniz de olmuştur.
Kiminiz, "ulen bu güzelim bina buğday ambarı olarak mı kullanılır" diye kızıp sinirlenmiştir belki.
Ne yazık ki öyle.. Yıldırım Camii'nin çarpraz köşesinde kalan tarihi yapı, Ziraat Odası'nın ambarı, deposu gibi kullanıldı uzun yıllar. Burada gübre, tahıl, bakliyat sattı Oda. 
Şehrin az sayıdaki tarihi değerinden biridir o yapı.. Yıllar önce sağı solu toparlanıp gün yüzüne çıktı.. Ama yıllarca bakım onarım görmedi.. Ambar vazifesi gördüğünden hoyrat kullanıldı. 

***
BÖYLE bir değer işte.. 
Peki, Sami Sözat hasbelkader CHP'den büyük reis seçilseydi, bu kültür varlığı için nasıl bir tasarrufta bulunurdu sizce?
Bizce, olduğu haliyle devam ederdi.. Oda'nın tahıl, gübre sattığı yer olarak yani.

***
OYSA, bu kentin kültürel varlıklarına sahip çıkmak, onları yaşatmak, kültürel amaçlı değerlendirilmesini talep etmektir kentlilik.
Kentli, bu bilinçle yaşar.
"Bu tarihi yapıya hak ettiği değeri vereceğiz" diye proje üreten mülk sahibinin tahliye talebine "sıkıysa çıkart" manasında dava açıp "çıkmıyorum işte" nanikleri yapmak yok kentli bilincinde.

***
ZİRAAT Odası tahıl, gübre satmak için yeni, daha geniş bir mekan bulabilir.
Fakat bu kente yeni bir tarihi değer kazandıramazsınız.
Aynısından bir tane yapsanız, tarih olmaz zaten; kopya olur.. Bir işe yaramaz.

***
KİRACIYI zorla çıkartma, kapıları mühürleme noktasına getirmeden halletselerdi işi, iyiydi.. Kiracı arıza çıkarınca yapacak başka bir şey yok.
Dosya temyizdeymiş, oradan gelecek sonuç beklenmeliymiş, bu yapılan vicdanlara sığmazmış.. Öyle diyor BZO Başkanı Sami Sözat.
Kentin vicdanını da hesab etmek lazım tabi.

***
BÜYÜKŞEHİR ne yapacak orada?
Kültürel bir proje uygulayacaktır sanırım.. BASKİ'ye müştemilat olmaz yani, korkmayın!
Ne yapılacağını bilmiyoruz henüz.
Ancak yapının adam akıllı elden geçirilmesi şart.. Hoyrat kullanılmış, dolayısıyla yıpranmış bir halde.
Elden geçirdikten sonra..
Minik konser ve sergilere mekan olabilir meselâ.
İçinde aradığınız her tür kitabı bulabileceğiniz bir sahaf.. Kafeteryasıyla birlikte.
İki küçük oda bir salondan ibaret zaten.. Salon bölümü minik konferanslar için değerlendirilebilir. 
Kent Arşivi olabilir.
Elbette kültürel amaçlı bir proje geliştirecektir mülk sahibi.

***
ONLARIN bir düşündüğü vardır da.. Siz de kentli bilinci ve kent sorumluluğuyla, "bu yapı nasıl değerlendirilirse Balıkesir için daha yararlı olur" sorusuna yanıt üretin bence.
Düşüncelerinizi paylaşın.