tarik @ politikam.com

YÖNETİMLER ne kadar çırpınırsa çırpınsın, iş sahada bitiyor.

Sahada top koşturan futbolcu, renklerini taşıdığı kulüpten çok kendini düşünüyorsa..

Teknik adamlar ne yapsın, yöneticiler ne yapsın?

Eldeki malzeme bu; çok oyna.

Alanya - Balıkesirspor maçı son örnek..

Oynadılar işte.. Gördük.

Play-off şansı yakalamışsın; azıcık poponu sıkıp koşturacaksın.

Alanya'yı kendi sahanda geçemedin, deplasmanda bari çaba göster; yok!

Evsahibi takımın tribün cezası var; taraftarı stadyuma giremiyor.. Tribünde Balıkesirspor taraftarı var.

Destekse, tam destek; adamlar para ayırmış, zaman ayırmış, renklerine sevdalı olduğu kulüp için üşenmemiş Alanya'ya kadar gitmiş.. Bayraklar, flamalar, tezahüratlar falan.

Topçu oralı değil.

Balıkesirspor Süper Lig'e çıkmış, çıkmamış, adamın umurunda mı?

"Ben parama bakarım" diyor.

Bir de geleceğine tabi...

Gelecek mühim.

Bu çapsızlıkla Süper Lig'de tutunabilir mi?

Ya PTT Ligi'ndeki bir kulübe, ya da alt liglere transfer olur; Süper Lig onu aşar.

Bunu bildiği için korkuyor.

Oynamıyor!

İlk beş dakika görüntü yapıyor, bastırıyor, koşuyor, pozisyon ayarlamaya çalışıyor.

Sonraki seksen beş dakika, hatalı paslarla, top kayıplarıyla geçiyor.

Alanya, taraftardan yoksun; var gücüyle bastırıyor. Bizimkilerden top çalıyor, pozisyonlara giriyor; varını yoğunu ortaya koyuyor final için.

Balıkesirspor ise formanın hakkını veremeyen oyuncuların ruhsuzluğuna kurban gidiyor.

Çabalayan bir kaleci var; gerisi Kordon'da yürüyor!

Çekirdek de vereydik... Çıtlatırdınız ne güzel.

 

***

GEL DE Bandırma'yı kıskanma şimdi.

Yıllar yılı 2. Lig'den 1. Lig'e çıkabilmek için mücadele eden Bandırma, play-offlarda bu hayaline kavuşuyor.

Bandırmalı düğün bayram yapıyor.

Havai fişekler, konvoylar, renkli gösteriler.. Bandırma Cumhuriyet Meydanı karnaval yeri gibi.

Kıskandık mı; evet kıskandık.

Alanya'yı aşabilseydik, finali de göğüslerdik.

O zaman bu şehri kimse tutamazdı.

Bir önceki sezon Süper Lig'e çıktığımızda, o coşkuyu Balıkesirli'ye yaşatmayan devrin kulüp yöneticilerine inat.. Bu kere doya doya coşardık Süper Lig için.

Yaşayamadık.

 

***

AÇIKÇASI, Balıkesirspor'daki kongreler ve yargı süreci de etkili oldu bunda.

Kurmaca bir kongre.. Ardından yargı süreci.. Borç batağı.. Sonra bir kongre daha.. Devam eden mahkemeler...

Bu hengamede Süper Lig'i göğüsleyecek gücü de kalmadı kulübün.

 

***

BANDIRMASPOR'la aynı ligde olmak düşüncesine dair bir şeyler yazmıştık geçen gün.

Şom ağzım işte...

Geldik mi aynı lige şimdi?

 

***

ALANYASPORLU Deniz'i suçluyor benim kız.

Annesi gibi maç hastalığı var.

Balıkesirsporlu futbolcuları falan nerede görse hemen selfi yapıyor; o derece fanatik.

Passolig kartı var; iç saha maçlarını kaçırmaz...

Deniz o golü atmayacakmış.. Eski bir Balıkesirsporlu olarak bu şehrin ekmeğini yemiş; Alanya maçında BALKES'e yanlış yapmış.

Öyle diyor.

Dedim, "adam işini yaptı; iyi futbol oynasın, takımını kazandırsın diye para veriyorlar. O da, aldığı parayı hak etmek için koşturdu..."

Bizimkilere de dünyanın parasını veriyor kulüp...

"Deniz'e kızacağına, onlara kız..."

 

***

VELHASILI, ruhsuz bir oyuncu kadrosuyla bu kadar oluyor.

 

 

 

*******************

 

 

 

Bizimkilerin neyi eksik?

 

ERZİNCAN üç başbakan çıkarmış.

Bizim neyimiz eksik?

Başbakan olmadı haydi; "bakan verelim" diyen de yok!

Niye ki?

Bizim mebbuslardan 'bakan' olmaz mı?

AK Parti'nin dört milletvekili var; yeni kabinede birini bakan olarak görmek isterdik.

Mahmut Poyrazlı, adalet işlerinden anlamaz mı meselâ?

Hukukçudur neticede.

Ali Aydınlıoğlu eğitim kökenli.. Milli Eğitim Bakanlığı iki beden büyük mü gelir yani?

Kasım Bostan deneyimli bürokrat.. Devlet terbiyesi var.

Sema Kırcı'nın eski Aile Bakanı adaşı Sema Ramazanoğlu'ndan neyi eksik?

Değişmez olanlar var meselâ.. Kemik bakanlar.

Onlar değişmesin de; değiştirilenler arasında niye olamıyor bizimkiler?

AK Parti dediğin, Balıkesir'de koskoca Büyükşehir Belediyesi'ni göğüslemiş.. Yirmi ilçenin on beşini kazanmış.. 1 Kasım'da oylarını arttırmış.. Dört mebbus çıkarmış.

Balıkesir en son bakanlığı DSP döneminde görmüştü.. Merhum Dr. Güven Karahan kısa süreli Sağlık Bakanlığı yapmıştı.

Onun öncesinde, daha dorusu milattan önce bir Baki Ataç'ımız vardı.. Doğruyol devrinin devlet bakanıydı; bir ara sanayiye de baktı.

AK Parti'nin devri iktidarında Balıkesir hiç bakan göremedi.

Sıklıkla Balıkesir'e gelen kimi bakanların "biz de Balıkesirli sayılırız artık" muhabbetiyle oyalandık.

Bu şehrin caddelerinde kırmızı plakalı bir makam otomobili görmeyeli çok oldu yani.

 

 

 

******************* 

 

Kılıçtaroğlu değil Ender Bey!

 

CHP Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki yazılı açıklama ve mesajlarında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun ismini hep yanlış yazıyor.

Gerçi konuşurken de 'Kılıçtaroğlu' diye telaffuz ediyor ama, yazı dilindeki hata başka.

Dün basın toplantısı yaptı; Kemal Bey'e yumurta atanları kınadı.. Basın toplantısında, önündeki yazılı metni okudu; sonra basın mensuplarına birer nüsha dağıttı.

Baktık ki, daha ilk giriş cümlesinde yine aynı hata:

"Genel Başkanımız Sayın KEMAL KILIÇTAROĞLU'nun katıldığı şehit cenazesinde yuhalıyarak yumurta atan aktroller ya birilerinin paralı talimatları ya da gerçekten Türkiye'yi kaosa sürüklemek isteyen provokatörlerdir..."

Bu cümle sadece giriş.. O kadar çok imla ve yazım hatası var ki.

'Provakatör' diye yazmış meselâ...

'...yuhalıyarak' diyor; "yuhalayarak" olacak.

İmlası, dilbilgisi, yazım kuralları falan.. Bunları öğretmek değil niyetimiz.

Ama insan Genel Başkanı'nın adını yanlış yazar mı be ya?

Nüfus kütüğünde 'Kılıçdaroğlu' yazıyor; CHP İl Başkanı Ender Biçki 'Kılıçtaroğlu' diyor.

Bir değil, iki değil; Ender Bey bu hatayı hep yapıyor.

Acaba diyoruz, mahsus mu yapıyor?