Brüksel’de 7 Mart 2016 günü gerçekleşen AB-Türkiye Zirvesi’nde Avrupa’yı tedirgin eden sığınmacı krizi gündemin başköşesinde yer aldı. Avrupa Birliği (AB), Türkiye üzerinden Yunanistan’a giden sığınmacı sayısının düşürülmesini, sığınmacıların “önemli” bir kısmının Türkiye’ye geri gönderilmesini talep ediyor. Sığınmacı krizini çözmek için fasılların açılmasını, vize serbestisinin sağlanmasını, her sığınmacıya karşılık bir Suriyelinin AB tarafından kabul edilmesini isteyen Türkiye’nin ayrıca AB’den 3 milyar Avroluk ek ödeme talebinde de bulunması gündemin önemli bir maddesini oluşturuyor.

Türkiye’ye vize serbestisi sağlanmasına başta Fransa olmak üzere Avusturya’nın da karşı çıktığı ayrıca birçok AB ülkesinin (İngiltere, Hollanda, Baltık ülkeleri, İtalya ve Fransa)AB’nin Türkiye’ye 2018 yılına kadar 3 milyar Avro verilmesine itiraz ettiği yabancı basın ve yayın organlarında yer almaktadır.

Zirvede Fransa ve Rum kesiminin yeni fasılların açılmasına ve blokajların kaldırılmasına karşı çıkması Türkiye açısından olumsuz bir gelişmedir. Güney Kıbrıs Rum lideri Nikos Anastasiadis’in sözcüsünün sığınmacı anlaşmasına karşılık AB’nin söz verdiği müzakere başlıklarını veto edeceğini açıklaması Kıbrıs görüşmelerini de zora sokacaktır.

Resmen teyit edilmemekle beraber Alman basınına sızan sonuç bildirisine göre zirveden Balkan güzergâhının kapatılması kararı çıkması bekleniyor.

Avrupa parlamentosu Başkanı Martin Schuts’un Türkiye’nin AB üyelik süreci ve yeni başlıkların açılmasıyla ilgili tüm konuların sığınmacılar krizinden ayrı tutulması gerektiğine ilişkin sözleri AB’nin Türkiye’nin üyeliğine nasıl baktığını göstermesi açısından dikkat çekicidir. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Türk vatandaşlarının Haziran’da vizesiz Schengen Bölgesi’ne girebilmesi için 72 kriteri yerine getirmesini hatırlatması, Macaristan Başbakanı’nın sığınmacılar konusunda katı tutumu, AB liderleri arasında anlaşmazlıkların devam ettiğini göstermektedir.

Türkiye, AB ile sürdürdüğü ilişkilerde çok zor bir süreçten geçiyor. 7 Mart 2016 Brüksel Zirvesi’nden birkaç gün önce Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeusle’nin BBC televizyonu ile yaptığı söyleşide Türkiye’nin AB üyesi olup olamayacağına ilişkin olarak büyük kuşkuları olduğunu vurgulaması AB’nin Türkiye’ye yönelik yaklaşımının kolay kolay değişmeyeceğini göstermektedir.

Tüm bu gelişmeler ışığında AB’nin sığınmacılar konusunda ve kendi çıkarları doğrultusunda Türkiye’yi ikna etmek için hazırlık içinde olduğu fark edilmektedir.

AB Zirvesi’nde kritik kararların 17-18 Mart 2016 tarihlerinde Brüksel’de yapılan liderler zirvesinde alınacağı Alman Başbakanı Merkel’in yabancı basında yer alan açıklamasından anlaşılmaktadır. (CNN-Int ve France 24 Televizyonları, 8 Mart 2016)

Ülkemize geri gönderilecek her sığınmacı için AB’nin bir Suriyeli sığınmacı almasını öneren Türkiye’nin bu yaklaşımından etkilenen Almanya Başbakanı Merkel’in AB içindeki anlaşmazlığı 17-18 Mart Zirvesi’nde çözüp çözemeyeceği merakla beklenmektedir.