Eurolig temsilcilerimizden Darüşşafaka Doğuş ile pazar günü Balıkesir Yeni Salon'da oynağımız maç farklı açılardan değerlendirilmesi gereken, seyir zevki üst düzeyde olan bir maç oldu. Bu maçı her açıdan değerlendirip ele alacağımız bu yazının başlığı, bana göre maçı kazanma noktasına getirdikten sonra kaybetmemizin baş mimarı olan ve bana göre süper lige yetersiz olduğunu düşündüğüm Hakan Demir'e ithaf olunur...

Maça iki takım da karşılıklı 3 sayılık basketler ile başladıktan sonra pota altında etkili olmak istediler. Bu dönemde takımımızdaGolubovuc belki de geldiğinden beri ilk defa etkili ve iyi başladığı maçın ikinci periyodundan sonra adeta koç Hakan Demir tarafından kenarda unutuldu. Özellikle Golubovıc'in kenarda olduğu dakikalarda pota altı etkinliğini 20 yaşında ki genç Zizic'e kaptıran takımımız Darüşşafaka'nın Zizic'i akıllı kullanması sonucunda hem içeriden hem dışarıdan boş pozisyonlar verdi. Özellikle ilk yarıda Birkan Batuk'un da yüzdeli dış şutlarına engel olamayan takımımız, boyalı alandan da sürekli ikili oyunlar sonucunda içeriye boş adam kaçırınca, Darüşşafaka kolay sayılar buldu. Bu boş adam kaçırmaya savunmada önlem almayan takımımız ise kolay sayılan yerken hücumda zor sayı buldu. Efektif bir sete sahip olmayan takımımız sürekli bireysel ve zorlama atışlardan beklenenden daha yüksek yüzdeli isabet oranı elde ederek maça tutundu. İlk yarısını 49-40 geride kapattığımız maçta takımımız adına en iyi hücum performansını Austin Nichols elde etti.

 

Maçın ikinci yarısına etkili başlayan taraf konuk ekip Darüşşafaka Doğuş olmasına rağmen pes etmeyen takımımız Nichols'un dış şutlardaki etkinliği sayesinde ve Ofoegbu'nun da ona desteğiyle periyodun sonunda farkı iki sayıya kadar indirmeyi başardı. Son periyoda 67-65 geride giren  takımımız çekişmeli geçen ve nefesleri kesen maçın son bölümlerinde skor üretmekte çok zorlandı... Son periyoda girene kadar 13 serbest atışın hepsini sayıya çeviren takımımız son periyotta 6 tane serbest atıştan yararlanamadı ve  1 sayı ile kaybettiğimiz maçta serbest atışların ne kadar önemli olduğunu hepimiz gördük. 

Hakem 3'lüsü son zamanlarda izlediğim en berbat yönetim gösteren hakem üçlüsüydü. Hakem hatalarının ve yanlış kararların havada uçuştuğu mücadelede bir de Hakan Demir'in bitime 28 saniye kala rakip takım serbest atışından hemen önce aldığı molanın mantığını biri bana anlatsın, anlatabilen biri çıkarsa da mola dönüşü serbest atışlar baskete dönüştükten sonra hiç süre işlemeden tekrar aldığı diğer molanın mantığını da tekrar biri bana anlatsın. Burada sadece ve sadece söylenebilecek iki tane şey var; ilk molayı ikinci serbest atış kaçarsa takımına son topu nasıl kullanmalarını önceden göstermek istedim dedi diyelim peki madem öyle ise neden serbest atış sonrası zaten anlattığın bir şeyi uygulamaya geçirmek yerine bir mola daha aldın demezler mi?? Hadi buna da topu karşı sahadan başlatmak için aldım bahanesini uydurdu diyelim... Bu sefer de son 18 saniye kala topu rakibe kaptırıp faul yaptığımızda o faullerin sonuncusu girseydi ne olacaktı saçma sapan gereksiz şekilde kullanılan 2 molayla mola hakkında bitmişken?? Hadi buna da zaten serbest atışları kaçırdılar molaya gerek kalmadı bahanesini uydurduğun düşünelim peki hem 28 saniye kala hem 18 saniye kala 2 hücum kullanan takımımızda topu neden ısrarla Kelly'e kullandırttın !!! Nichols'un eli cayır cayır yanarken Kelly ne alaka bana bi izah edermisiniz !!! Senin basketbol bilgin bu kadar sığ mı? sıkışınca topu guarda ver mantığıyla ne saçmalıyorsun ve ne hakla bizim kazanabileceğimiz maçları bu kadar basit şekilde elimizden alıyorsun???

Culpepper gibi bir adamı kadro dışı bırakıyorsun ve tecrübesiz Kelly'e böyle bir maçta serbest atıştan bulduğu sayılar dışında doğru düzgün varlık gösterememişken son topu kullanma yetkisi veriyorsun... Her zaman diyorum "Basketbol Basit Bir Oyun" bunu zorlaştıranlar çok bildiğini zannedip yanılanlardır.

Basketbolda bir doğru vardır ki o da şudur, eğer bir oyuncunun eli sıcaksa ve son topa kalındıysa o topu o oyuncuyla buluşturacak ve o oyuncunun o topu kullanacağı bir set oynarsın yada çizersin. Özellikle de son topsa!!! Sen eli sıcak oyuncunu kulanmayıp tecrübesiz guardına o yetkiyi verirsen içeriye girer ve duvara toslar top kaybı yapar ve hepimiz hayal kırıklığına uğrayıp kazanma noktasına geldiğimiz maçtan elimiz boş döneriz !!!

Son sözüm Başkan Gafur Çoymak'a, sen de bu adamla ivme yakaladığını düşünüyor ve hala bu adamın arkasında durmaya devam ediyorsan yaptığınız şey bu takıma el birliği ile ligden düşürmeye çalışmaktan başka birşey değil yolunuz yol değil!!! Culpepper  Galatasaray maçı öncesi derhal affedilip takıma kazandırılmazsa evimizde kazanabileceğimiz bir ekstra maç daha güme gider bilginiz olsun. Bu yüzden derhal bu hamleyi yapın ki bu sezon kötü basketbol oynayan Galatasaray'ı yenip bir çıkışın başlangıcına doğru emin adımlarla gidelim...

Haftaya görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın...