Ligin düşme hattındaki takımlarından olan Banvit Kırmızı takımımıza oranla çok zayıf bir kadro yapısına sahip olmasına rağmen haftasonu oynanan maçta takımımıza adeta kök söktürdü. Normal sezonun sonuna yaklaşıldığında her takımın canla başla mücadele verdiği, kiminin düşmemek, kiminin playoff oynayabilmek, kiminin de playoff sıralamasında istediği yeri korumak adına çıktıkları maçlar giderek daha çekişmeli ve seyir zevki açısından daha lezzetli olmaya başladı.

Takımımızın son haftalarda içerde oynadığı maçlarda adeta bize kopyalanmış maçlar izletme geleneği bu maçta da sürdü. Maça yine kötü başlayıp hücumda istediği pozisyonları üretemeyen takımımız savunmada da doğru işler yapmayınca rakip Banvit Kırmızı, özellikle 5 numara pozisyonunda oynayan yabancı oyuncusu Guinn'in hem içeriden hem de dışarıdan bulduğu sayılarla ve pick and roll hücumlarını doğru oynayıp değerlendirince, ilk periyotta istediğini almayı başardı (18-26). İkinci periyotta da aslında farklı bir senaryo yoktu, geçen haftalardaki gibi maça ağırlığını koyan bir oyuncumuz ile sahada tutunduk ve bu isim geçen maç Ogün Sevinç'ti bu maçta da Ahmet Buğrahan Tuncer oldu. İlk yarı boyunca kendisini birebir de durdurmayı başaramayan Banvit Kırmızı'lı oyunculardan karşısına kim geçerse geçsin Buğrahan'ın cevabı kesin ve netti ; beni durduramayacaksınız... İlk yarıda bulduğu 20 sayı ile maçtaki farkın açılmasına engel oldu ve bulduğu sayılarla da tribünlerin takıma olan desteğini hep canlı tuttu. Mike Davis ve Kelley'in de doğru işler yapmaya çalıştığı ve özellikle hızlı hücumlarda ikili oyunlardaki uyumları ; maçın ilk yarısını 44-46 geride tamamlayan takımımız ikinci yarıda toparlanacağının sinyallerini ikinci periyotta hissettirdi.

Rakip Bandırma Kırmızı'nın bu maç öncesinde sezon sayı ortalaması 73 ve oynadığı 30 maçın sadece 7 tanesin de 80 sayının üzerinde skor üretip bunların da 4 tanesini kazanmış olması savunmasının iyi olduğunu bildiğimiz takımımız için önemli istatistiklerdi aslında ama ilk yarıda yediğimiz 46 sayı doğal olarak rakibimizin de iştahını kabartıp, iyi oynamaya devam ederlerse maçı kazanabileceklerini düşündürtüp morallerini üst düzeyde tuttu. Maçın ikinci devresine ilk yarıya oranla daha iyi bir görünümde başlayan takımımızda Tufan'ın da devreye girmesiyle hücum üretkenliği artmış olmasına rağmen savunmada yine sorunlar vardı. Özellikle rakibe maç genelinde çok fazla hücum ribaundu vermemiz, boş dönecekleri hücumlardan sayı bulmalarını sağladı. Bu da üçüncü periyodun sonunda 67-66 öne geçmiş olmamıza rağmen rakibimizin hala maça ortak olmasını sağladı.

Maçın özellikle son periyodunda, hakemlerin lehimize olan çaldıkları ve çalmadıkları düdükleri iyi değerlendiren takımımız rakibin faul problemi yaşayan önemli oyuncularını sürekli sahada tutamamasının avantajını da kullanarak maçı domine etmeyi başardı ve maçtan 93-85 üstün ayrıldı. Ancak takımımızın bu maçta dahil olmak üzere son 6 maçta potasında gördüğü 505 sayı, yani maç başına ortalama 84 sayı takımımızın playoff öncesi çözmesi gereken en önemli sorunu diye düşünüyorum. Takımımızın bu son 6 maçlık periyoda kadar olan bölümdeki maç başına yediği sayı ortalaması 75 iken bunun son maçlarda bu kadar yükselmiş olması eminim ki Mete hocamızın ve teknik kadronun dikkatinden kaçmamıştır ve gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Cumartesi deplasmanda oynayacağımız Tofaş maçı lig açısından önem taşımasa da playoff öncesi güçlü rakiplere karşı hedefimiz doğrultusunda nasıl işler yapabileceğimizin bir göstergesi olacaktır diye düşünüyorum. Sonuçta 6.'lıktaki yerimizi garantilediğimizi düşündüğüm için playoff hedefimizde olan muhtemel rakiplerimiz Acıbadem Üniversitesi ve Sinpaş Denizli serileri için gücümüzü sınama maçı olacaktır.

KARESİ VE GÜRE

Karesi için son yazımda bu grubun çok önemli olmadığını bundan sonraki eşleşmelerin önemini vurgulamıştım. Haftasonu Bilecik deplasmanından galibiyetle dönen takımımız bu grubu da lider tamamlayı garantileyip bizleri şaşırtmadı. Off dönemlerinde iyi takımlarla yaptıkları hazırlık maçları takıma fayda sağlamış. Fahri hocayı ve sporcularını kutluyor ve bundan sonrası için başarılarının devamını diliyorum.

Son yazımda Karesi genç takımının başarısızlığının başarı gibi gösterilmesine ilişkin yazdıklarımla ilgili, bazı kişilerin hoş olmayan söylemleri kulağıma geldi. Ben nasıl Balıkesir'de alt yapılarda Karesi'nin yaptığı doğruları yazıyorsam yanlışlarını da yazacağım ki hatalarını farketsinler ve tekrarlamayıp sadece doğruyu yapmaya devam edip başarılı olsunlar. Yazdıklarım hep Balıkesir Basketbolunun daha iyi yerlere gelmesi içindir. Yazdıklarımdan rahatsız olmak yerine yazdıklarımdan ve tecrübelerimden yararlanmayı seçerlerse hem daha başarılı olurlar hem de sürekliliklerini sağlayıp kalıcı olurlar. Yok ben bu işi biliyorum egosuyla hareket ederler ve kendi bildiklerini yapmaya çalışırlarsa, tecrübesizlikleri ayaklarına dolaşır ve okul maçlarında bile yakışmayan tezahüratlar ile karşı karşıya kalırlar ki bu durumu bir daha yaşamaları isteyeceğim son şey olur...!!!

Edremit Belediyesi Güre Spor normal sezonu grubunda ikinci tamamlayıp çapraz eşleşmenin ilk turunda Urla Belediyesini iki maçta da yenerek ikinci tura çıktı. Final 4 öncesi son engel olan bu turda eşleştiği rakibi Mersin BŞB. Gelişim'i ilk maçta kendi saha ve seyircisi önünde 61-47'lik skorla geçen takımımız seride durumu 1-0 yaptı ve 15 Nisan'da deplasmanda oynayacağı maçı da kazandığı taktirde ki büyük ihtimalle bir şanssızlık yaşanmazsa kazanacaktır, adını Final 4'a yazdıracak. Kulüp Başkanı Ahmet Çetin'in büyük emekleri ile bu noktaya gelen takımımızı bu yıl da Final grubunda izlemek bizleri mutlu edecek ve umarım bu sene yapılan büyük yatırımın karşılığını Süper Lig'e çıkarak alırız. Gerçi takımın başında bulunan antrenörün bunun için yeterli olmadığını, saha kenarında devamlı koşturup bağırmaktan dolayı yorulduğu için doğru oyuncu tercihleri ile doğru 5'i sahada bulmayı beceremediğini düşünsem de gönlüm takımımızın bu başarıyı sağlamasından yana.

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğimle hoşçakalın..