Sezona lige çıkma parolası ile başlamasak da sezon içerisinde yapılan doğru transferler ve bu transferlerin takımın kimyasına uyum sağlaması sonucu, giderek yükselen bir form tutan takımımız ligi doğru yerde bitirince lige çıkmak adına en büyük adımı atmış oldu. Gerek yapılan Türk oyuncu takviyeleri gerekse de yaza yaza değişmesini sağladığımı düşündüğüm DJ-Kelley değişimi bizi hedefe yaklaştıran önemli adımlardı. Bu süreçte doğru oyuncu seçimleri yapan hocamız Mete Babaoğlu, bir antrenörün sadece maç oynanırken değil oyuncu seçimlerinde de ne kadar önemli olduğunun kanıtıdır ve kendisini bu doğru seçimlerinden dolayı tebrik ediyorum. Takımımızda o kadar çok oyunun dengesini bozacak ve skor sıkıntısı çekilen dönemlerde ön plana çıkabilecek oyuncu var ki, bu kadar çok silahınızın olması hem antrenöre hem de takımın geneline büyük bir özgüven sağlar. Özgüveni yüksek olan takımın oyuncuları her zaman maça rakibinin bir adım önünde başlar ve takımımızda da özellikle sezonun ikinci yarısında bunu gördük ve yaşadık.
Şimdi bizi Spor Toto Basketbol Ligine taşıyan bu özgüveni yüksek takımı yaratan antrenörümüz ve oyuncularımız hakkında kısa değerlendirmelerde bulunmak istiyorum.
Alfrie Kelley : Uyum sürecini çabuk atlattı, skorer bir guard oluşuna ilave basketbol zekası ile takımını iyi oynattı. Özellikle playoff serilerinde sorumluluktan kaçmadı ve doğru bir değişim olduğunu herkese kanıtladı.
Serdar Yavuz : Kritik maçların en önemli anlarında bile hiç tereddüt etmeden sahaya sürebileceğiniz bir profesyonel. Yüksek şut yüzdesi ile tam bir ceza oyuncusu.
Serkan Menteşe : Savunma ve skor gücü yüksek ender oyuncu tipi. Takımın savaşan askerlerinin başındakilerden. Kelley ile aynı anda sahada olduğunda daha rahat oynama şansı skor gücünü arttırdı. Her takımın kadrosunda görmek isteyeceği bir oyuncu.
Tibet İlhan : Genç ve yetenekli bir şutör olmasına rağmen sezon boyu bir türlü istenilen seviyeye çıkamadı. Sezon boyu aldığı sürelerde yeterli katkıyı sağlayamadı. Bence daha çok süre alabileceği bir takıma gitmeli belki bir alt lige gidip takımın skor yükünü taşıyan ve daha çok top kullanan oyuncusu olmalı ve bu sayede daha özgüveni yüksek ve daha iyi bir oyuncu olma şansı elde eder. Oynayarak daha da kalitelenecek iyi bir kumaşa sahip.
Mert Aykutluğ : Genç Mert, sezon boyu takımın antrenman gücüne katkı sağladı. Sezon içerisinde bazı maçlarda süre aldı ve başarılı da oldu. Daha çok çalışmalı ve o da oynayabileceği bir takım seçerek tecrübe kazanmalı.
Barış Gökalp : Takım içerisinde en sevdiğim oyuncuların başında. Karakteri,kişiliği ve çalışkanlığı ön planda. Süre aldığı her maç takıma katkı sağlayan Barış hem iyi bir savunmacı hem de iyi bir şutör. Saha içerisinde Ogün ile anlaşmaları onu daha verimli oynamaya iten bir güç. Yaptiği smaçlar ile tribünleri hareketlendirebilen iyi bir takım oyuncusu.
Ümit Türkoğlu : Tam bir profesyonel. Belinden geçirdiği sakatlığa rağmen toparlandı ve özellikle de playoff'lardaki mücadeleci kimliğiyle hem takımına katkı sağladı hem de tribünlerdeki basketbolseverlerin takdirini kazandı.
Okan Bostancı : Playoff hedefi olan her takımın kadrosunda öncelikle bulundurulması gereken oyuncuların başında gelir. Mücadele gücü yüksek bir oyuncu ve özellikle de savunma da sezon boyu büyük katkı sağladı. Kısa bir dönem 3 numara pozisyonunda zorunlu olarak oynatıldığında da o pozisyonda hiç sırıtmadı. Tam bir takım oyuncusu ve görev adamı.
Tufan Önen : Kalitesi tartışılmaz oyunculardan. Maça iyi başlarsa durdurulması zor bir oyuncu. Hakemlerle uğraşmayıp konsantrasyonunu tamamen rakibe ve maça verdiğinde maçın seyrini değiştirebilecek oyunculardan. Hedefi olan takımların kadrosunda olmazsa olmazlardan.
Buğrahan Tuncer : Takımın Stephen Curry'si. Oyun zekası, top tekniği, fundemental'ı ve yüksek yüzdeli dış şut yüzdesi ile önlem alınması zor bir oyuncu. Lige çıkmamızda başrollerde. O şuta kalktığında Kurtdereli'de herkes ayaklanıyor sayı olacak diye. Süper ligde de kadroda olması gereken bir oyuncu.
Ogün Sevinç : Sezon boyu inişli çıkışlı bir grafik sergilese de kritik anlarda güvenebileceğiniz bir oyuncu. Tecrübesi ve özellikle de Acıbadem serisinde Kerem Tunçeri'ye yaptığı savunma ile lige çıkmamızda büyük pay sahibi. Topun el yaktığı anlarda eli bile titremeden kullandığı 3 sayılık şutlar ve isabet yüzdesi en büyük özelliği.
Michael Davis : Sezon boyu standardında oynayan ve kendisinden istenileni veren bir oyuncu. Kesinlikle lige çıkmayı hedefleyen takımın uzun oyuncusu değil ama özellikle atletik yapısı ve yaptığı spekteküler smaçlar ile taraftarın ateşleyici gücü ve göz bebeği.
Ali Işık : Güçlü yapısı ve bu yapıya tamamen zıt olan yumuşak bileği en önemli özelliği. Savunmada kullanabileceğiniz önemli bir güç olmasının yanında yüksek dış şut yüzdesi ile hem rakip savunmaların dengesini bozan bir oyuncu hem de takımın skor gücüne katkısı olan bir uzun. Mücadeleyi seven yapısı özellikle ribaundlarda en büyük artısı.
METE BABAOĞLU : Asıl hedefi geçen sene bu takımı çıkarmak olan hocamız, yaşadığı talihsiz olay neticesinde takımından 1 sezon uzak kalmış olmasına rağmen ne Best O'ndan ne de O Best'ten vazgecmeyip bu mutlu sonun kapısını aralamış oldu. Kadroyu kendi oyun sistemine göre kurmaya çalışan hocamız kendisine verilen bütçeyi en doğru şekilde kullanarak üretkenliği yüksek bir takım yaratmıştır. Sene başında Tofaş ve Acıbadem ikilisi herkesin lige çıkma favorisiyken Mete hoca öyle nokta transferler yapmaya devam etti ki makina gibi işleyen bir çark dönmeye çoktan başlamıştı. Kadro genişliği ve kalitesi yüksek bir takım olmamızın yanı sıra oynattığı seyir zevki yüksek güzel basketbol O'nun ne kadar başarılı bir teknik adam ve antrenör olduğunun kanıtıdır. Takımdaki her oyuncuya değer katan bir antrenör olmasının yanı sıra "coaching"i müthiş bir antrenör. En kritik anlarda yaptığı doğru teknik ve taktik hamleler kalitesinin göstergesi. Tek handikapı kızdığı zaman hakemler ile olan diyaloglarından genellikle teknik faul ile ayrılması olan hocamız özellikle ilk zamanlar hakemlerle çok dalaşsa da sezonun sonlarına doğru bu konuda da daha ılımlı olmaya karar vermiş bir görüntü çizdi. Spor Toto Basketbol Liginde en büyük avantajımız onun deneyimi ve tecrübeleri olacak. Takımın ilk öceliği ve en önemli transferi, kendisiyle tekrar ve bir an önce anlaşmak olmalı.
 
Şimdi biraz Acıbadem serisinde neleri yaptık neleri eksik yaptık biraz da bunlara değinelim. Serinin ilk maçında deplasmanda mükemmele yakın bir savunma yapan takımımızda tek sıkıntı boyalı alanda Sharrod Ford'u durduramamak oldu. Bu konuda da sezon başından beri yazdığım ve uzun yabancımız Davis'in 5 numara olmamasından kaynaklıydı. Hem size olarak hem de güç olarak serinin 4 maçında da bize Acıbadem takımında tek sorun olan oyuncuydu diyebilirim. Serinin ilk maçında dış oyuncuları iyi savunan takımımız rakibini sadece 58 sayıda tutmayı başardı. Kelley,Serkan,Ogün ve Davis'in skora katkılarıyla da maçı deplasmanda kazanıp seriyi Balıkesirde bitirmek için büyük bir adım atmış oldu. Hatırlayacağınız üzere bu serinin Denizli serisinden daha yumuşak geçeceğini söylemiş ve hem Denizli hem de Acıbadem serilerini daha önce 3-1 ile geçeceğimizi belirtmiştim. Bu doğrultuda serinin ikinci maçını kaybetmemiz gerekiyordu tahminimin gerçekleşmesi için ve zor da olsa uzatmada kazanan Acıbadem hem beim tahminimin tutmasını sağladı hem de takımımızın kendilerine öldürücü vuruşu yapma şansını vermeyip umutlarını ayakta tutmayı sağladı. Aslında bu mağlubiyetin bizler için güzel olan tek tarafı takımımızın Balıkesir'de iki müthiş maç daha oynayacak olmasıydı. Serinin üçüncü maçı Acıbadem atakımı için aslında neredeyse ikinci maçın kopyasi gibiydi ve Acıbadem takımında ön plana çıkan oyuncular aynı ikinci maçta olduğu gibi Kerem Tunçeri,Sharrod Ford ve İlkan Karaman'dı. Kerem maça çok istekli başlamış ve aynı şekilde Ford'da boyalı alanı domine etmişti. Ford'a İlkan'ın da destek vermesi sonucu takımımız savunmada zorlanıyordu ancak takımımızın özellikle hücumdaki etkili silahları bir bir devreye girmeye başlayınca rakibin zaten yeterli olmayan kadro yapısı ve rakip antrenörün hakemlerle uğraşmaktan sahada doğru 5 ile mücadele etmeyi becerememesi tüm ibreyi takımımızdan yana çevirdi. 5 oyuncumuzun çift haneli skor üretmesi oyuncularımızın maça ne kadar hazır ve konsantre olduğunun göstergesiydi. Kelley ve Serkan Menteşe'nin yıldızlaştığı maçı kazanan takımımız pazar günü oynanan serinin son maçında sahaya işi bitirmeye ve lige çıkmaya gelmişti. Kurtdereli spor salonu yine serinin üçüncü maçında olduğu gibi kapasitesinin üzerinde bilet satışı nedeniyle tüm koridor ve merdiven boşlukları dahil heryer dolup taşmıştı. Dışarıda kalıp maça giremeyen seyircileri saymıyorum bile. Serinin dördüncü maçında da rakibin en etkili oyuncusu boyalı alanda durdurmayı başaramadığımız Sharrod Ford oldu. Seriyi maç başına 22 sayı ortalaması ile oynayan Ford maça diğer maçlara oranla daha istekli başladı, genç oyuncu Doğuş'un da ekstra skor katkısı zaman zaman takımımıza zor anlar yaşattı. Rakibin önce Doğuş ile ilk periyodun sonra da Kerem ile ikinci periyodun son saniyelerinde buldukları iki 3 sayılık şans basketi onları sadece skor olarak maçın içinde tutmayı sağlayan basketlerdi. Kısıtlı ve yaşlı kadrosuna ek olarak bir de faul problemleri yaşayan Acıbadem takımının karşısında bu sefer sezon genelinde olduğu gibi yüksek serbest atış yüzdesi ile oynayan takımımız geri gelmişti ve 26 atışın 24'ünde isabetle ayrıldı. ( Bu sefer dedim çünkü serinin üçüncü maçında takımımız çok şaşırtıcı bir serbest atış yüzdesi ile oynamıştı 19'da 10 !) Maçın son bölümünde erken faul hakkı dolan rakibe karşı akıllı oynayan takımımız aradaki farkı korumayı başardı ve sahadan galip ayrılarak Spor Toto Basketbol Ligine yükselmeyi başardı. Maç sonrası oyuncularımızın ve seyircilerin yaşadıkları sevinç görülmeye değerdi. Mete Babaoğlu ve Askerlerinin önünde şimdi sadece ligin kupa ve madalyalarının dağıtılacağı bir formalite maçı kaldı. Yarın İstanbul'da oynanacak olan Tofaş maçının tek esprisi, kazanan takımın sezonu Kupa ile kapatacak olması.
 
Yazımın başlığında da belirttiğim gibi bana göre sezonun en iyi takımı Tofaş olsa da Playoff'ların en iyisi Best Balıkesir oldu. Perşembe maç bitiminden sonra kısa bir dinlenme süresi ardından Mete Babaoğlu ile derhal anlaşma yenilenmeli ve yeni sezon bütçesi belirlenip çalışmalara bir an önce başlanması gerekmekte. Sezon boyu eleştrilerimin odağında olsa da bu yapılanmanın buralara gelmesinde pay sahibi olan Gaffur Çoymak'ı da tebrik ederim. Tabi ki en büyük pay Best Grubuna ve sayın Rona Yırcalı'ya. Tabi ki Hüseyin Bey'in de değerli katkıları ve emeği yadsınamaz. Umarım Süper Ligde kalıcı olacak bir oluşumun imkanları Mete Babaoğlu'na sağlanır ve takımımız bu ligin müdavimleri arasına girer.
 
Karesi Basketbol'un da ilk senesinde Bölgesel Lig'den Türkiye Basketbol 2. Ligi'ne yükselişiyle ilgili yazımı hala sizlerle paylaşmamış olmamın tek nedeni aldığım duyumlarla doğru orantılı daha önce de belirttiğim bazı sıkıntıların var olması ve bu durumların netleşmesini beklememden dolayı. Yazımın şekli ve şiddetini kulübün alacağı kararlar net olarak etkileyecek olup yazacaklarımdan sonra bazı kişilerin Yücel Başkan ve Kulüp ile sorun yaşama olasılıkları yüksek...!!! Umarım mantıklı ve doğru kararlar ile başarılı sezonun ardından yollarına devam etmeyi başarırlar.
 
Bir sonraki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın...