Yazıya soru ile başlamak ve hemen ardından soruyu evet ya da hayır diye cevaplamak, bu gazete köşesinde meramımı anlatmak için en uygun ve etkili yol diye düşünüyorum.

Evet, belediyeler hem iş bulma kurumudur, hem de hayır kurumlarıdır. Daha doğrusu, istihdam yaratmak ve yoksulları gözetmek belediyelerin en temel görevlerinden biridir. Çünkü belediyeler yerel hükümetlerdir. Seçimle iş başına gelirler, seçimle giderler.

Eğer ortada yerel de olsa siyasi bir iktidar varsa, bu durumda o iktidar bölgesindeki işsizlikten de yoksulluktan da sorumludur. Dolayısıyla, işsizlik ve yoksullukla mücadele belediyelerin en temel görevleridir.

Buradan şu sonuç çıkmamalı; belediyeler önce o kentin ya ada beldenin temizlik gibi aydınlatma gibi en temel ihtiyaçlarını karşılar, daha sonra işsizlik ve yoksulluğa odaklanır. Hayır, belediyeler bir taraftan kentin günlük ihtiyaçlarını karşılarken; diğer taraftan da kentin geleceğini planlamak, kentin sosyal ve ekonomik sorunlarına çare üretmek zorundadır.

Şunu dediğinizi duyar gibiyim; “iyi de belediyelerin kentin ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilmesi için merkezi hükümet onlara görev, yetki ve yeterli kaynak sağlanmak zorundadır. Türkiye’de belediyelerin görevleri var, lakin yetki ve kaynakları yok”.

Çok doğru. Gerçekten de, özellikle 6360 sayılı Büyükşehirlerde değişiklik yapan yasadan sonra Türkiye’de özellikle büyükşehir belediyeleri bölgesel birer otorite, hükümet demeye dilim varmadığı için diyorum, haline geldiler. Büyükşehirler, il sınırları içindeki her konuda yetkili hale geldiler. Kaynak yaratma ve merkezi hükümetten transfer edilen kaynaklar bakımından eskiye göre oldukça avantajlı bir konum elde ettiler.

Büyükşehir içindeki ilçe belediyeleri ise, etkilerini kaybederek yetki ve para kaynağı bakımından eskiye oranla daha etkisiz hale geldiler.

Ben Türkiye gibi sert üniter bir yapıya sahip ülkenin böylesi bir büyükşehir (daha doğrusu bütünşehir) yapısını kaldıramayacağını zamanında her ortamda dile getirdim.

Her neyse, gelelim esas meramımı anlatmaya.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin Balıkesir genelinde işsizlik ve yoksullukla ne kadar mücadele ettiği veya ediyorsa bu mücadelede ne kadar başarılı olduğu meselesi benim için çok önemli.

Biliyorum ki, Balıkesir Büyükşehir Belediye’nin Balıkesir’de işsizliğe çare olmak ve yoksulluğu bir nebze olsun azaltma konusunda ne bir girişimi ne de bir niyeti var.

Biraz iddialı mı oldu? Hayır, tam tersine gayet yerinde bir tespit.

Peki, bu tespit ne kadar gerçekçi?

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 ve 2016 bütçelerini incelerseniz, bu dediğimin doğru bir temele oturduğunu anlayacaksınız.

Koca 600 milyonluk bütçede, doğru dürüst bir sosyal transfer harcaması yok, iş üretme ve istihdama katkı amaçlı bir program yok.

Oysa, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştirakleri ile birlikte yaklaşık 1 milyar TL’lik bir ekonomi yaratıyor. Bu para ile Balıkesir genelinde çok ciddi istihdam ve yoksulluğu giderici programları hazırlanabilir. İşin içine ilçe belediyelerini de kattığınızda daha büyük bir ekonomi karşımıza çıkıyor.

Belediye bütçelerinden harcanan böylesine büyük meblağların karşılığında Balıkesir’in ekonomik ve sosyal gelişimi ne durumda diye soracak olursanız. Ona da cevabım var.

Balıkesir 2003 yılında 81 il içinde ekonomik ve sosyal gelişmişlik bakımından 15. Sırada iken, 2014 TÜİK verilerine göre 23. Sıraya gerilemiş durumdayız.

Yani, Balıkesir ekonomik ve sosyal gelişmişlik bakımından ileriye gitmiyor, tersine yıllar geçtikçe geriliyor. Bunu son 15 yıl içinde merkezi hükümetten Balıkesir’e yapılan yatırımların parasal tutarından da rahatlıkla görebilirsiniz.

Balıkesir son 14 yılda (2003-2016) merkezi hükümetten yatırım harcaması olarak 3.3 milyar TL alabilmiş.

Yatırım harcaması bakımından da 22. sıradayız. Diyarbakır, Mardin, Urfa, Bursa, Antalya, Erzurum, Samsun gibi iller Balıkesir’den 2-3 kat daha fazla yatırım almışlar.

Aldığın yatırım bu kadar az olunca eğitim ve sağlık alanının da geriliyoruz haliyle.

Gelelim sonuca; Balıkesir, yerel yönetim anlamında iyi yönetilmiyor. İyi yönetilseydi, 81 il içindeki yerimiz gittikçe gerilemezdi. Özellikle büyükşehir belediyesinin elinde hem yetki, hem de para var. Bu yetki ve parayı daha çok iş yaratmak için harcaması gerekir. Bu yetki ve parayı, Balıkesir’linin eğitim ve sağlığına yönelik daha fazla yatırıma yönlendirmelidir.

Bunun için yeni bir belediyecilik anlayışına ihtiyacımız var. Belediyeyi rant yaratan bir yapı olarak görmeyen, daha halkçı bir belediye anlayışına ihtiyacımız var.