2004 yılından itibaren her yıl düzenli olarak organize edilen; 20, 18 ve 16 yaş altı Avrupa Basketbol Şampiyonalarında milli takımlarımız hem erkekler hem de kızlar kategorilerinde mücadele etmeye devam ediyor.

FİBA alt yapı organizasyonları A ve B olmak üzere iki kategoride düzenleniyor. Bu yıl organize edilen altyapı organizasyonlarının altısından beşi tamamlandı. Bir tek 16 yaş altı erkek basketbol turnuvası devam etmekte. Maalesef 18 ve 20 yaş altı kız basketbol takımlarımız, 2017 FİBA Avrupa Basketbol Şampiyonasında 16 takım arasından 15.sırada tamamlayarak B kategorisine düştüler. 20 yaş altı erkek basketbol takımımız dokuzuncu, 18 yaş altı erkek basketbol takımımız dördüncü ve 16 yaş altı kız basketbol takımımız ise on birinci sırada turnuvalarını bitirdiler.

Geçtiğimiz yıllarda alışık olduğumuz madalyalar da bu sene şu ana kadar gelmedi. Bu konuda Federasyonu da eleştireceğim çünkü yeni yapılanma ile oluşturdukları milli takımların antrenör ve yönetici kadroları da bu başarısızlıkta büyük pay sahibidirler. Kiminin yeterli tecrübesi yokken kiminin ise egoları yüzünden bu oluşumların içerisinde ülke milli takımına ve basketboluna zarar veren kararları olmuştur ve bundan doğrudan yada dolaylı olarak Türkiye Basketbol Federasyonu ve bu yeni kadroları göreve atayan tüm yönetim kurulu sorumludur...!!! 20 yaş altına kadar hemen her turnuvada kürsüye çıkma başarısı göstermiş olan; 1994-1995-1996 yaş grubumuz A takım seviyesinde oynamaya yetersiz kalan oyuncular topluluğuna aslında iyi bir örnektir.

1994-1995-1996 doğumlu oyuncularımızdan A milli takım düzeyine ulaşan oyuncu sayısı, geçmiş yaş kategorilerine baktığımızda en az olduğunu görmekteyiz. Bu şampiyonalarda sürekli madalya getiren sporcularımıza "altın jenerasyon" vurgusunu yaparak belki de bu sporculara kötülük ettik.Bu algının sonucunda 1994-1995-1996 doğumlu gençlerimizden çoğu kendi basketbollarını geliştirmeyi ihmal ettiler. Onlar ihmal ettiler ama asıl ihmal ettiren de bizler olduk. Çünkü bu gençlerimizin basketbol kumaşının iyi olduklarını bilmekle beraber, eksik yanlarını görmeyecek kadar pembe gözlüklerle baktık onlara.

Onlara gözbebeğimiz gibi bakalım derken, eleştiriyi ve eksik yanlarını görmeyi ihmal ettik. Maalesef şimdilerde bunun üzüntüsünü ve hayal kırıklığını başta bu genç basketbolcularımız olmak üzere; antrenörlerimiz, kulüplerimiz ve Türk basketbolseverler olarak bizler yaşamaktayız. A milli takım baş antrenörümüz Ufuk Sarıca’nın 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası finalleri için açıkladığı 24 kişilik aday kadroya çağrılan 1994-1995-1996 doğumlu oyuncularımız: Metin Türen (1994), Cedi Osman (1995), Kenan Sipahi (1995), James Metecan Birsen (1995), Berk İbrahim Uğurlu (1996), Emircan Koşut (1995), Tolga Geçim (1996), Okben Ulubay (1996) ve Ege Arar (1996). 24 kişilik A milli basketbol takımımızın aday kadrosunda yaşları 21’den 23’e kadar olan 9 oyuncu “altın jenerasyon” olarak adlandırma hatasında bulunduğumuz yaş grubundan gelen oyuncularımız! Bu 9 oyuncunun 4’ü A milli takımımız ile birlikte birkaç hafta idmana çıktıktan sonra, Özhan Çıvgın yönetiminde yeni kurulan B milli takımımıza katıldılar –kısacası A milli takım için yeterli görülmediler- (James Metecan Birsen, Emircan Koşut, Okben Ulubay ve Ege Arar). 1994-1995-1996 doğumlu oyuncuların kaçının son 12 kişilik ana kadroya gireceği ise meçhul.

İsviçre ve Finlandiya ile oynadığımız hazırlık maçlarında yer alan kadrodaki oyuncuları göz önünde bulundurduğumuzda, A milli takımımızın şampiyona kadrosunda yer alacak son 12 oyuncu arasına girmesi garanti olan sadece Cedi Osman var. Cedi Osman’ın son üç yıldır özellikle Anadolu Efes takımındaki performansını ve milli takımın iskelet kadrosunda oluşunu da göz önüne alacak olursak Cedi milli takımda oynamayacağım diyene kadar kadrodaki yeri garanti desek yanlış söylemiş olmayız. Sonuç olarak ülkemizde düzenlenen son Avrupa Basketbol Şampiyonasında Şampiyonluk beklentileri içinde olduğumuz milli takımımız için bu sefer aynı beklenti içerisinde olmamız imkansızdan da öte olur. Umarım en kısa zamanda hem erkek hem kadın alt yapı milli takımlarımızda doğru ve gerçek taramalar yapılarak doğru antrenman metodları ile ve doğru antrenör seçimleri ile tekrar başarıların geldiği oluşumlar yakalanır ve bunların devamında da A Milli takım seviyesinde de hem erkeklerde hem kadınlarda yine bir basketbol ekolü olarak hakettiğimiz yerlerde oluruz..

Sevgiyle ve basketbol ile kalın hoşçakalın