Ankara son aylarda önemli ziyaretlere sahne oldu. Şubat ayının sonlarına doğru ABD’nin önce CIA Başkanı Mike Pompeo’yu ardından Genelkurmay Başkanı Dunford’u Türkiye’ye göndermesi dikkat çekici idi. Ancak asıl dikkat çekici olan Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı (IKBY) Mesud Barzani’nin 26 Şubat 2017 günü Türkiye’ye gelmesiydi.

Barzani ilk gün İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kapsamlı bir görüşme yaptı. Ardından Ankara’ya giderek Başbakan Binali Yıldırım ile 19 Şubat günü Münih Konferansı sırasında başlayan görüşmeyi başkentte devam ettirdi. Barzani’nin bu iki ziyareti sırasında İstanbul ve Ankara havaalanlarında IKBY’ye bayrağının göndere çekilmesi kamuoyumuz ve muhalefet tarafından büyük tepkiyle karşılandı.

Barzani’nin Türkiye’ye gelmeden önce Alman basın organlarına yaptığı açıklamada, “Bağımsızlık ve referandum bizim doğal hakkımız”, “Üniter bir Irak’ın günleri sayılıdır” (Sözcü, 26 Şubat 2017) şeklindeki sözleri Barzani’nin bağımsızlık konusundaki tutumunun kolay kolay değişmeyeceğini göstermektedir.

ABD’nin önemli basın organlarından Washington Post gazetesi editörü Lally Weymouth, bu yıl Ocak ayında Davos toplantılarına katılan Barzani ile yaptığı söyleşide IKBY Başkanı Trump yönetiminden askeri ve siyasi destek beklediğini ifade ettikten sonra şunları söylemiştir.

“Bağımsız Kürdistan’ı konuşmanın zamanı geldi”  (Ertuğrul Özkök’ün yazısı, Hürriyet, 21 Ocak 2017)

İngiltere Savunma Bakanı Michael Fallon’un, Irak ziyareti çerçevesinde Bağdat’taki temaslarının ardından 17 Şubat 2017 günü Erbil’de Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile kapsamlı bir görüşme yapması dikkatlerden kaçmamıştır.

Barzani, geçen yıl, BBC ile yaptığı söyleşide de bağımsızlık konusunu gündeme getirmiş, “Kürdistan’ın bağımsızlık sürecini hiçbir gücün durduramayacağını” (Hürriyet, 24 Kasım 2016) vurgulamıştı.

Barzani’nin değişmeyen hedeflerinden en önemlisi kuşkusuz bağımsızlıktır. Barzani’nin İsrail ile güçlü bağları vardır. Taraflar arasındaki bu yakın ilişki ABD ve Batı ülkeleri tarafından da desteklenmektedir. Ortadoğu’da İsrail’in güvenliği için Barzani’nin ABD ile birlikte önemli bir rol üstlendiğini söylemek zorundayız.