tarik @ politikam.com

BÜYÜKŞEHİR Belediye Başkanı Edip Uğur'un bir sözünü manşete taşımıştık:

"Bizde ayrı gayrı yok..."

Yirmi ilçeye eşit yaklaştıklarını, şu CHP'li, bu AK Partili, bu MHP'li diye ayırmadıklarını söyledi.

Balyalı bir gazeteci arkadaş sordu: "Balya için ne yaptınız?"

Kinayeli soruya net bir yanıt verdi Başkan Uğur:

"Onu Balya Belediye Başkanı'na sor, sana anlatsın..."

 

***

AMA şu var; Büyükşehir Ayvalık, Bandırma, Edremit ilçeleri için daha fazla kafa yoruyor!

Daha çok yatırım planlıyor, daha çok kaynak ayırıyor.

Bu üç ilçeyi CHP'li belediye başkanları yönetiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı AK Partili.. En çok kaynak aktarılan, yatırım planlanan ilçeler CHP'li.

Neden?

CHP'li ilçelerde etkili yatırımlar yapıp ilk seçimde oraları AK Parti'ye kazandırmak mı asıl gaye?

Kim istemez ki, kendi partisinin adayı kazansın, sandıktan zaferle çıksın.

Edip Uğur da istiyordur mutlaka.

Ama hedefe kilitlendikleri nokta seçim değil.

 

***

BANDIRMA, Edremit, Ayvalık Türkiye'nin üç önemli ilçesi.

Bandırma liman kenti.. Edremit, Ayvalık, daha doğrusu Körfez bölgesi turizmle öne çıkıyor.

Fakat bu ilçelerde bugüne kadar sağlıklı bir planlama yapılmadı.

Hangi alanda öne çıkmaları gerektiği üzerine kafa yorulmadı.

Tamam; Körfez'dekiler turizmle öne çıkmalıydı.. Nitekim bölge turizm ağırlıklı.

Yazlıkçı turizmi!

Yılda üç ay açılan evler.. Yılda üç ay çalışan oteller.. Yılda üç ay kazanan esnaf.

İmar üstüne imar, bina üstüne bina, talan edilen zeytinlikler, kirletilen deniz, değeri bilinmeyen doğal güzellikler..

Üstüne bir de madenciler!

Ayvalık, dışarıdan turistin geldiği bir ilçe olsa da, plansızlıklar, yatırımsızlıklar, kısa vadeli hesaplar yüzünden yalnızca fotoğraf karelerindeki görsel güzelliklerle oyalanan konuma taşındı.

Balıkesir'in en güzel sahili Sarımsaklı, Altınova'ya kadar betonla dolduruldu.

Bu ilçeler yazık ki iyi yönetilemedi.

Muhalefette olmanın dezavantajı da var tabi.. Ama akılcı bir yönetim, dezavantajları avantaja dönüştürecek adımlar atabilir.

 

***

BÜYÜKŞEHİR, Körfez'i turizm ağırlıklı planlıyor.

Kazandırılacak tesislerle, yatırımlarla, altyapıyı sağlıklı hale getirmek için sürdürülen çalışmalarla, sorunsuz bir turizm bölgesi hedefleniyor.

Altyapı konusunda BASKİ kaynaklarının büyük bölümü Körfez için değerlendiriliyor.

Sanayi ağırlıklı planlama yapılan Bandırma şu günlerde uluslararası liman projesiyle gündemde.

Mevcut limanın dışında, çok daha büyük bir işlevi olacak bir liman projesi üstünde çalışılıyor.

Bu projeyi üreten Büyükşehir Belediyesi, Rotterdam benzeri bir liman kazandırmak için çırpınıyor.

Özetle, Balıkesir'in sahil şeridindeki ilçelerini markalaştırmak yolunda önemli adımlar atılıyor.

 

***

DİKKAT ederseniz, AK Partili ilçelerden çok CHP'li belediyelerin hakim olduğu ilçeler öne çıkıyor.

Balıkesir'i Bigadiç'le, Kepsut'la, Dursunbey'le, Savaştepe'yle, İvrindi'yle anlatamazsınız.

Hepsinin ayrı değeri var, her birinin özgünlüğü var; ne yaparsanız yapın marka değeri kazandıramazsınız.

Sahip olduğu değerlerle ancak belli bir noktaya kadar taşınabilirler.

Körfez ve Bandırma öyle değil.

Edremit Körfezi koskoca bir coğrafya.. Ama Ege'deki irili ufaklı Yunan adalarının bile turizm gelirleri bizimkilerden çok daha yüksek.

O halde, bölgeyi dünyanın tercih ettiği bir konuma taşımak için bir şeyler yapılması gerekiyor.

Altyapı sorunlarını çözmekle işe başlayan Büyükşehir, on iki ay turizmi diri tutacak yatırımlar için çırpınıyor.

Bandırma için planlanan liman işi de böyle.

Dünyayla entegre bir liman.

 

***

BÜYÜKŞEHİR'in varlığı, bu ilçelerin yerel yönetimlerini rahatlatıyor aslında.

Pek çok yetkiyi kendi uhdesinde toplayan Büyükşehir, ilçe belediyelerinin gelir kaynaklarını daraltmış olsa da, oralara yapılacak yatırımlar için ayrılan kaynağın ilçe bütçelerinin kat kat fazlası olduğu da aşikar.

 

***

GEÇMİŞ zamanda yazdığımız yazılarda, Balıkesir'in ve özellikle Bandırma'nın, İstanbul, Kocaeli gibi metropollerin sanayi çöplüğüne dönüşeceği kaygısını dile getirdik hep.

Büyükşehir'in planlamaları ekseninde bu kaygının ortadan kalkacağını umuyoruz.

Zaten dikkat ederseniz "çevre ve insan sağlığını önde tutan bir sanayileşme" ifadeleri kullanılıyor sürekli.

Yani çevre ve insan sağlığı önemseniyor.

Beri yanda, tüm planlamalar mevcut nüfusun birkaç katı üstünden yapılıyor. Bölgeye çekilecek yatırımlar ekseninde hem beyin göçünün önlenmesi, hem de istihdam alanlarının arttırılması gibi bir hesap var.

 

***

DÖNELİM yine Edip Uğur'un "bizde ayrı gayrı yok" sözlerine...

Yurtdışı organizasyonlarda ön plana çıkan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şimdilerde MIPIM için hazırlık yapıyor. Cannes'da açılacak dünyanın en büyük gayrimenkul fuarına geniş bir standla katılacak Balıkesir.

Başkan Uğur, yirmi ilçenin belediye başkanıyla birlikte gideceklerini söylüyor.

Bu yaklaşım önemli.

Ufuk açıcı, hedef genişletici bu tür organizasyonlara gezmek, tozmak. eğlenmek, yeyip içmek faslında bakmayın. Öyle bakanlar da var elbet; ama her gözlemden, her görüşmeden, her tanışmadan bir çıkarım söz konusu.

Devamı gelmeli.