Ligin ilk yarısında da kazanma serimizin başlayacağı maç Gaziantep maçıydı ve maçın başında Culpepper'in sakatlanmasına rağmen Antep'in son saniye basketi ile uzatmaya giden maçı kaybetmiştik ve arkasından da seri gelememişti. Bu sefer serinin baslangıcı olacak bu maçı kazanacağımızdan emindim ve gecen haftaki yazımda da bunu paylaşmıştım.

Kazanabilmemiz için de Andrew'in özellikle hücumda daha fazla inisiyatif alması gerektiğinden bahsetmiştim. Maç beklediğim gibi başladı takımımız rakibine üstünlüğünü ilk dakikadan itibaren hissettirmeye başladı. Boyalı alanı etkili kullanan takımımız rakibin uzun oyuncularını erken faul problemi ile karşı karşıya bırakınca takımımızın hücum etkinliği daha da rahatladı..

Faul problemi olan oyuncular yakalandığında içeriden oynadık yardım gelince dış şutları kullandık ve bu bölümlerde özellikle Del'in de hem içeriye yaptığı penetreleri hem de 3 sayı çizgisinden bulduğu sayılar ile rakibin iç-dış dengesini bozduk ve giderek fark açılmaya başlanmış oldu.

Ancak ikinci periyotta Hakan hoca sahadaki 5'te oynamalar yapınca ve normalde süre almayan oyuncuların çoğunu bir anda sahaya sürünce, hızlı koşan atı dizginledi resmen ve rakip 14-15 sayılara çıkan farkı 2 sayıya kadar indirme ve devreye girerken moral depolama şansı buldu.

Devreye girmeden bulduğumuz basketler ile 5 sayı gibi az da olsa bir avantajı elde etmiş olduk. İkinci devreye iyi başlayan konuk Antep oldu ve periyodun başında önce beraberliği yakaladı ve sonra da ilk defa öne geçti. Ama hemen toparlanan takımımız dengeyi yine kendi lehine çevirmeyi başardı ve periyodun sonunda farkı tekrar çift hanelere çıkarmayı başardı.

Maçın son periyodunda varını yoğunu ortaya koyan Antep, maça bir kaç kez ortak olmayı yakalasa da özellikle uzun oyuncularının erken 5 faul alıp saha dışarısında kalması nedeniyle çok fazla direnemedi ve takımımız sahadan 78-71 galip ayrıldı.

Maç öncesi yazımda bahsettiğim gibi Andrew'in kontrolü eline alması ve takımı adeta maestro gibi yönetmesi, Delroy'un etkili oyunu, rakibin uzun oyuncularının erken faul problemi yaşamasına ilave olarak daha önceleri çok eleştirdiğimiz hakem Ziya Özorhon'un da adeta diyet ödercesine lehimize çaldığı düdükler de maçı kazanmamızda önemli etkenlerdi. Bu hafta deplasmanda maddi sıkıntılar yaşadığını ve haftaboyu antrenmanlara çıkmayacaklarını duyduğum Trabzon deplasmanından da galibiyet ile dönersek önümüzde tek engel kalacak o da Uşak deplasmanı.. Bu seriyi yakalarsak içeride oynayacağımız Fenerbahçe maçı bile bahsettiğim seriye eklenebilir ama eklenmese de hiç önemi yok ben bu takıma inanmaya başladığımı son yazılarımda gösteriyorum zaten ama önemli olan onların da inanması.