Merhaba. Bir şeyi 40 kere söylersen olur derler. Geçen yazımda aman dikkat rakip Ankaragücü haftalardır kazanamıyor ve buraya 3 puan için taraftarı ile gelecek dedim ve geldi. Hem de ne geliş: 1-3 

 

Daha dakika 4 bir yan top organizasyonunda sağ kanattan gelen ortaya genç yetenekli santraforları Umut adeta kule gibi yükseldi kafayla golü attı 0-1. Şimdi burada pozisyonu tekrar tekrar izleyelim; Umut o kadar rahat yükseliyor ki bizim takımdan defans oyuncularına adeta yüksekten bakıyor. Tabi bizim defansta ona “bu adamlar nereye bakıyor” filminin ismindeki gibi burada. Gel de Glumaç’ı arama en azından boy avantajı, hava topu hakimiyeti, fizik kapasitesi ile Umut’un pozisyonunu bozabilir ve golü yapmasını zorlaştırabilirdi diye düşünüyorum. 

 

Bir nokta koyuyorum, altını çiziyorum, dikkat diyorum: Eğer defansımıza bir çeki düzen vermezsek, kalemizi hazır halde tutamazsak, inanın bana yan toplardan ceza alanımıza yapılan her orta bir gol olarak hanemize yazılır. Kimse kusura bakmasın sağı ve solu tercihli yol gibi alanın, basanın gittiği göbek tabir ettiğimiz yerde oynayan iki kardeşimin dağınık, birbirlerinden habersiz, kontrolsüz oyunu, kalemize atılan her topun gol tehlikesi olduğu, -kabaca bir tabir olacak ama lütfen beni bağışlayın- yolgeçen hanına dönmüş bir savunma hattıyla işimiz çok zor. Umarım idmanlarda çok üzerinde durularak bir tedbir alınır.

 

Maçın içerisinde yaşadığımız şanssızlıklar da yok değildi. Örneğin Otoo’nun topunun son anda defans tarafından çıkarılması, Burak'ın topunun direkten dönmesi gibi aslında forvet hattımız bence takımımızın en iyi yeri bunu maçlarda da görebiliyoruz ama dedim ya defans ve az birazda orta sahamız evlere şenlik kimse kusura bakmasın.

 

Geçenlerde bir İnternet  TV programında izledim; sevgili kardeşim Tuncer Kurtgün üzerine basa basa söylemişti: rakibin sağı ve kalecisi çok iyi ve bu ligin üstünde oyuncular diye. Ve gördük ki kaleci Korcan,  sağ savunma oyuncuları gerçekten çok iyiydi. Korcan bu şanssız toplarımızdan başka birçok tehlikeli atağımızı da kalesinde bertaraf etti ve belki de 1-1, 2-2 olacak bir maçı lehine; takımın lehine çevirdi.

 

İkinci golü de ilk golün tıpatıp aynısı bir pozisyonda yedik. İlki sağdan gelen ortayla, ikincisi soldan gelen ortayla yine malum defansımız topu çıkartmak adına başarısız olunca buna kalecimizin de hatası eklenince durum oldu 0-2. İşte yukarıdaki ataklarımızın başlangıcı ve oyuna ağırlığımızı koyduğumuz dakikalar bu skordan başladı ve umutlandıran birde penaltı kazandık durumu 1-2’ye getirdik. Ama maalesef yediğimiz üçüncü gol direncimizi kırdı, oyundan düştük 1-3. 

 

BALKESLER için çok kötü Ankaragücü için Balıkesir kaymaklısı tadında bir galibiyet oldu. Rakiplerinin puan kaybettiği bir haftada yine ilk üç için iddialı duruma geldiler. Biz ne olduk? Şok olduk ve yukarılara tutunmak adına umutlarımızı azaltan bir skorla maçtan ayrıldık.

 

Bu hafta oynayacağımız maçtan eğer 1 puan demiyorum; 3 puan ile  çıkmazsak umutlarımızı başka bahara saklamamız gerekecek ve sanıyorum taşlar yerinden oynayacak gibi. Umarım bu zor dönemi;  evet yerine göre eleştirsem de bence bu ligin en iyi isimleri olan futbolcu kardeşlerim ve teknik heyetimizin çalışmalarıyla atlatacağız. Yeter ki kendimize güvenelim, çalışalım, eksiklerimizi görüp giderelim. Bir kez daha dikkat diyorum: KALE VE DEFANS çok ama çok çalışmalı, balans ayarını tutturmalı takımımız. BALKESLER  şarampole düşürmeden, Süper lig yolunda tutmalıyız. HAYDİ, SOL ŞERİDİ KAPATIN, ATAĞA KALKIN VE ÖZLENEN BALKESLERİ BİZLERE İZLETİN.

Sevgilerimle.