Geçtiğimiz hafta kendi sahamızda muhteşem bir geri dönüşe imza atıp  lige galibiyet ile başlayan takımımız zorlu Ankara deplasmanı öncesi moral depolamıştı. Bu galibiyet ile lige başlamasına rağmen hafta içi kimsenin beklemediği bir gelişme yaşandı ve takımın baş antrenörü ve buralara gelmesinin baş mimarlarından Fahri Güler ile yönetim bir toplantı yapıp karşılıklı anlaşarak kendisini yardımcı antrenörlük görevine getirerek, takımın başına Gökhan Taştimur getirildi.

Gökhan Taştimur’un bu gelişi takıma nasıl yansıyacak bunu zaman içerisinde göreceğiz ama kendisinin savunma ağırlıklı bir basketbol felsefesi olduğunu bilmeyen yoktur. Bu durum basketbol doğruları arasında yer alsa da sıkıcı bir basketbol anlayışı yaftası da yapıştırılıp tepki görebilir. Genel olarak skor seviyesi düşük maçlar izleyeceğimiz neredeyse kesin diyebilirim. Yeni hocamızın 10 Şubatta basketball.com sitesine verdiği röportajda en sevdiğim yanı “Obradoviç’in yanında 2 hafta çantasını taşımaya razıyım” yaklaşımıydı. Bu düşünce tarzı ile öğrenmeye hala aç ve heyecan içerisinde olduğunun bir göstergesi gibi görünse de gerçekleri sahaya yansıtacağı basketbol felsefesi ile görüp değerlendireceğiz.

Maça gelecek olursak ilk periyoduna iyi başladığımız maçta özellikle hücum organizasyonlarımız ile rakibe üstünlük kurduk ve ilk periyodu 20-16 önde kapattık. İkinci periyoda daha istekli başlayan ev sahibi, savunmamızda yaptığımız basit hatalara cezayı kesme konusunda tereddüt yaşamayınca önce maçta dengeyi sağladı sonra da öne geçti ve soyunma odasına 39-34 önde girmeyi başardı. İkinci yarıya iki takım da iyi ve sert savunma yaparak başladı ve hücum etkinliklerinin minumumda kaldığı bu periyot skor olarak da çok kısır geçti. Hal böyle olunca maçın kaderini belirleyecek olan son periyoda 52-48 ev sahibi Ankara DSİ üstünlüğü ile girildi. Son periyota da takımlar savunmayı ön planda tutarak başladılar. Tabi bu durum beraberinde kişisel faul sayılarının da artmasına neden oldu ve iki takım için de kritik isimler faul problemi yaşadıkları bu periyotta ev sahibi takımın uzun yabancısı Xavier Rey Sanuy 5 faul ile dışarıda kalınca boyalı alanı biraz daha etkin kullanabildik. Maçın son dakikasına 65-65 eşitlikle girildi ve son saniyeye kadar bu eşitliği iki takımda yaptıkları hücumlar ile bozamadı ve maç tam uzatmaya gidecek diye düşünülürken Jerry Smith’in atışını son saniyede hücum ribaundu ile birlikte tamamlayan Gani Lawal takımımızın maçı 67-65 kazanmasını sağladı. Bu skor ile lige müthiş bir başlangıç yapan takımımız bu hafta cumartesi günü saat 16.00’da Kurtdereli spor salonunda Afyon Belediyeyi ağırlayacak. Ligin önemli ekipleri arasında yer alan rakibimizi evimizde oynadığımız bu maçta yenersek emin olun bu takımın hedefleri de büyür playoff çıtası da daha ligin başında yükselmiş olur.

EDREMİT BELEDİYESİ GÜRE SPOR
Sahasında Bodrum maçı ile lige başlayan takımımız çok kötü bir basketbol oynadığı maçı 25 sayı farkla kaybedince tüm dikkatleri üzerine çekti. Tüm camia, bu sonucun ardından acaba nasıl bir gelişme yaşanacak diye beklerken ; beklenen hamle maç öncesinde de sorunlar yaşandığını bildiğimiz takımın menajeri ile göreve devam etmemek adına geldi. Bu hamle sonucunda takımımız uzun yıllar Fenerbahçe bayan takımında idari menajerlik görevini layıkı ile yapmış ve son olarak da ligimizde İstanbulgücü takımında görev alan Cem Lakay ile anlaştı. Bu anlaşma aynı zamanda takımımızın uzun yıllardır menajer konusunda bölge insanı ile çalışma politikasını değiştirip gerçek anlamda kurumsal yapıya ve profesyonelliğe geçişin en önemli ve ciddi adımı olmuştur. Aynı zamanda bu hamle takımımız üzerinde etkin rol oynayan bazı menajerlerin de pek hoşuna gitmeyecektir çünkü ligi ve oyuncu kalitelerinden çok iyi anlayan bir takım menajerine sahip olan takımımız, hangi sporcunun ne kadara transfer edilebileceğini artık çok daha iyi karar verip çok daha düşük rakamlar ödeyerek transfer edebilecek. Bu anlamda takımımızın bu hamlesi belediyemizin parasını bol keseden kullandırtmama atılmış önemli bir hamledir ve gerçekten ayakta alkışlanacak bir karardır.

Takımımız ile yapacağım analiz ise bu mağlubiyetten dersler çıkartırken gereksiz ve pahalı transferlere kalkışmamaları gerektiğidir. Takımın takviyeye ihtiyacı olduğu gün gibi açık ancak şu anda yapılacak transferlerde rakamlar çok yüksek olacaktır ve bu nedenle bu bölümü genç ve ucuz oyuncu takviyeleri ile geçip devre arası aksayan yerlere birkaç ciddi hamle yapmak olmalıdır. Bu hamleler ile bu takımın lige çıkacağına inancım hala tamdır.

Haftaya yeni bir yazıda görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın, hoşçakalın.