tarik @ politikam.com

MUHALEFETİN tek hedefi buymuş biliyor musunuz?

AK Parti’yi iktidardan indirmek için ellerinden geleni yapıyorlarmış.

Kim söylüyor?

AK Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Demiraslan.

 

***

AK Parti cenahından bu tür söylemler ilk kez gelmiyor.

Yani, cümlenin alameti farikası Demiraslan’da değil.

Ama O da söylüyor.

Bakanlar, milletvekilleri, AK Parti’nin ileri gelenleri falan söylüyorsa..

İl Başkanı da söyleyecek.

Neyi eksik?

 

***

..VE fakat demokratik sistemlerde, muhalefetin hedefi iktidar değil midir?

Bir iktidar partisi vardır iş başında.. Bir de muhalefet partileri.

İktidarı örselemek, muhalefetin görevi.

Muhalefet dediğin, iktidar hesabıyla siyaset yapar.. Demokratik sistemin gereği olaraktan…

Tek parti sistemi yok.. Çok partili hayattayız.

Bir çok parti var irili ufaklı.

İktidarda AK Parti var.

En iri parti o.

Anamuhalefet var, diğer muhalefet partileri var, falan filan.

Parlamentoda grubu olan var, olmayan var.

Halkta karşılığı olan var, olmayan var.

Güçlü muhalefet yapan var, yapamayan var.

Bir de iktidar partisi var.

Seçim zamanı gelince, muhalefet partileri cümleten harekete geçer, kendi iktidarı için.

Olurlar, olamazlar ayrı konu.

Ama muhalefetin görevi, iktidarı indirmektir.

Nasıl indirir?

Seçimle tabi.

Sandık belirleyici olur.

 

***

MUHALEFETİN tek derdi AK Parti’yi iktidardan indirmek..

Bundan daha doğal ne olabilir?

Demokratik sistemde mücadele, iktidar mücadelesi değil mi?

Biri iktidara gelir, diğerleri muhalefete düşer.

Muhalefetin böyle bir derdi yoksa..

Seçim niye yapılıyor?

AK Parti’nin iktidarı evladiyelikse, sandık niye konuyor seçmenin önüne?

 

***

HASAN Demiraslan, gazetelere servis ettiği basın açıklamasında kurmuş bu cümleyi.

“Muhalefetin tek derdi, Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ı ve AK Parti’yi iktidardan indirmek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan da evladiyelik Cumhurbaşkanı değil elbet.

Seçilemezse, Cumhurbaşkanlığı koltuğunda başkası oturacak. Bu da demokratik sistemde doğal bir durum.

Demokrasinin doğal akışı böyle.

Demiraslan o günleri görür mü bilemeyiz ama, günün birinde muhalefet partisinin İl Başkanı pozisyonunda olursa..

O’nun da hedefi iktidar olacak.

Yani, iktidara gelmek için uğraşacak.

İktidar, yerini korumanın derdinde, muhalefet iktidara gelmenin derdinde.

Her şey doğal seyrinde.

Doğal olmayan, Demiraslan gibilerin bunu anlayamaması.

 

 

 

***

 

Dinamizmiyle

Teşkilatları

Şaha kaldırmış!

 

BİR Hasan Demiraslan eleştirisi daha.

Basın açıklaması yollamış.. Başlığı şöyle: “Dinamizmiyle teşkilatları şaha kaldırdı…”

Baştan beri izliyoruz siyaset pazarını.

Öyle şaha kalkmış teşkilat falan göremedik hiç.

Demiraslan’ın İl Başkanlığı dönemi, cansız, heyecansız geçiyor.

Genç oluşuna karşın, bir dinamizm ortaya koyamadığını kaç kere yazıp çizdik.

Somut bir örnek daha size; şaha kalkmanın sadece kağıt üstünde olduğuna dair..

Geçen Cuma akşamı, iftar sonrasında, Gala Yaşam Merkezi’nde AK Partili kadınların buluşması vardı.

AK Partili kadınlara yollanan SMS mesajında şu çağrı yapılıyordu:

“Bu aksam saat 22.00'de Gala Aktivite ve Yaşam Salonu’nda İl Başkanımız  Av. Hasan Demiraslan ve kıymetli eşinin katılacağı "Büyük Bayan Buluşması'na" siz değerli bayan dava arkadaşlarımızın katılımı bizleri mutlu edecektir.”

İktidar partisi böyle bir çağrı yapıyorsa.. Kadın partililerin Gala’nın koskoca salonunu hınca hınç doldurması gerekmez mi?

Yani o salon hınca hınç dolacak ki, iktidar partisi havasını atsın.. İl Başkanı, “salon dediğin böyle doldurulur” diye caka satsın.. Kamuoyuna, muhalefete falan görüntü olsun.

Kaç kişi var salonda?

Altmış, bilemedin yetmiş kadın.

Sadece İl ve İlçelerdeki kadın kollarının toplamı katılımcı sayısının on katından fazladır.

Buna bir de partiye gönül ve emek verdiği düşünülen cefakar, vefakar kadınları ekledin mi..

Salonda yer bulamazsın.

Ne ki, o salon bomboş.

İl Başkanı dolduramamış.

Altmış yetmiş kadın dışında, o çağrıya uyup salona koşan olmamış.

Yani..

Ne dinamizm var ortada, ne şaha kaldırılan teşkilat.

E bari o boş salonun fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmayın da, millet görmesin.

 

 

****

 

Üç bin kişiye iftar..

Beş bin kişiye iftar..

On bin kişiye iftar…

 

BÜYÜKŞEHİR’den her Allah’ın günü iftar organizasyonlarıyla ilgili haber bültenleri geliyor.

Şu ilçede üç bin kişilik iftar..

Bu ilçede beş bin kişilik iftar..

Bilmem hangi ilçede on bin kişilik iftar…

İftar da iftar.

Kimi medya kalemşoru, iftar işlerini yüklenen firmaya dair bir yığın şey yazıyor.

Bu yemekler için harcanan paralar..

Şirketin fahiş fiyat uyguladığı iddiaları..

Başka şirketlerin yarı fiyatına bu işlerin daha iyisini yapabildiğinin örnekleri falan…

Büyükşehirci abiler tık demiyor.

“O iddialar doğru değil, doğrusu budur; Büyükşehir’in kasasından o kadar değil, bu kadar para çıkmıştır” diyen yok.

Eski zamanda bu işlerin satır satır, milim milim hesabını soran anlı şanlı mevkuteler de ses çıkarmıyor nedense.

Tabi mevzunun siyasi boyutunu unutmamak gerek.

Harcanan para kadar bu da mühim.

Bu iftar organizasyonları, AK Partili Büyükşehir Belediyesi için siyasi avantaj.

Topluyorsun üç beş bin kişiyi sofraya..

Yemekler yeniyor, dualar ediliyor..

Sonra, damardan propaganda.

Muhalefetin de sesi çıkmıyor.

Neden acaba?