tarik @ politikam.com

AK PARTİ’de 3 Şubat’ta İl kongresi var. Genel Merkez şu vakte kadar “tek adayla gidilecek, şu arkadaşa oy vereceksiniz” demedi.

Bugün yarın der.

Öyle desin diye zaten, İl Başkanı Hasan Demiraslan cümle ilçe başkanını ve ‘beraber yürüdük biz bu yollardacılarını’ toplayıp kahvaltılı basın açıklaması yaptı. Gasteci arkadaşlar kalabalıkta oturacak yer bulamadı.

Subliminal mesajdır Ankara’ya.. “Arkamda tüm ilçe başkanları var” demek için…

 

***

BENDENİZ, Hasan Demiraslan’ı başarılı bulmam pek. Parti içindeki dengelere göre oraya buraya evrilen bir tarzı var. Geçen sefer Ankara “Hasan olacak” dedi ama, bu kere ne diyecek, henüz bilmiyoruz.

Belki yine “Hasan’la devam” mesajı verilebilir.

 

***

AMA başka adaylar da var.. Daha doğrusu, aday adayıdırlar.. Partililere yoklama çekiyorlar, destek arıyorlar, fazladan birkaç kişi “yürü abicim, arkandayız” deyiverse, bugün çıkıp açıklayacaklar.

Adil Çelik meselâ onlardan bir tanesi.

Bir diğeri, Mesut Akbıyık.

Adil Çelik daha önce İl Başkanlığı yaptıydı.. Sonra indirdiler.

Mesut Akbıyık, ilçelerde delege listelerine giren eski Doğruyolcuları tarıyormuş meselâ.. Hani, İçişleri Bakanı Süleyman Solu’yla da kanka sonuçta; eski Doğruyolcu kanattan da az buçuk destek görse, “ben de varım” diyebilir.

..ve fakat Mesut Akbıyık çok kıpırdak; her yere erişmek, her şeyin tadına bakmak istiyor gibi.

Hedefinde vekillik olduğunu bilmeyen yok. Karesi’ye Meclis Üyesi yaptılar, bastı istifayı, milletvekili aday adayı oldu. Hem de Genel Merkez’e rağmen.

O dönemde Ankara dediydi ya bu arkadaşlara: “Meclis üyeleri aday olmasın…”

Akbıyık olduydu.

Şimdi de İl Başkanlığı için yoklama çekiyor alttan alttan.

 

***

ÜÇ ismin ortak özelliği ne?

Aynı partinin üyesi olmaları dışında..

Üçü de avukat.

Yok mu birader koca partide bir mühendis, bir mimar?

Ne bileyim, tüccar olur, sanayici olur, esnaf olur..

Doktor, öğretmen, muhasebeci, gazeteci…

Hep avukat, hep avukat.

 

***

GENEL Merkez’e subliminal mesaj vermek için arkasına ilçe başkanlarını alıp resim çektiren Demiraslan, partinin vekilleri ve belediye reisleri nazarında desteksiz kalmış gibi görünüyor.

İddia o ki, Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, bir süredir Adil Çelik’le oturup kalkıyor.

İddia o ki, Milletvekili Ali Aydınlıoğlu da Adil Çelik’e koltuk çıkıyor.

Sema Kırcı’nın ise, Mesut Akbıyık’a destek olduğu iddiaları konuşuluyor.

 

***

SONUÇ olarak, tek adayla gidilecek kongreye.

Hem zaten kongre heyecanı da olmayacak. Başbakan Binali Yıldırım geliyor.. O konuşacak, medyada O’nun söyledikleri öne çıkacak. Seçilecek olan İl Başkanı geri plana düşecek.

3 Şubat’a kadar anlık gelişmelere, içsel kavgalara, iktidar çekişmelerine açık bir ortam var Balıkesir’de.

Bakalım neler olacak?

 

 

***** 

 

Böyle ağlamaya

can kurban

Hülya Hanım

 

AK Parti eski İl Kadın Kolları Başkanı Hülya Kamçı, “bizi ağlatanlar ağlayarak gitti” dedi ya partisinin vefa yemeğinde.

Çokça vefasızlık görmüş olabilir tabi.. Siyaset bu, vefa da var, veda da var neticede.

Vefasızlık zaten kuraldır.

Ne ki, vefa adı verilen bir yemekte, yaşadığı olumsuzlukların altını çizerek, “ağlatanlar ağlayarak gitti” şeklinde bir konuşma yapmak da vefasızlık değil midir?

Olmuş bitmiş, gelmiş geçmiş.

Eskiye mazi, yenmişe kuzu demek lazım.

Ayrıca, ağlatanlar ağlayarak gitmiş olabilir de.. O ağlayanlar Hülya Hanım’ı vaktiyle partide ne güzel konumlara taşıdılar. Belediye Meclis Üyesi bile yaptılar.

Hülya Hanım ne yaptı?

Meclis Üyeliğini bırakıp vekilliğe zıplamak istedi. İstifa etti, milletvekili aday adayı oldu.

Genel Merkez “olmaz” dedi tabi.. Hem vekillik hayalleri suya düştü, hem Meclis Üyeliği elinden gitti.

İnsan bazen kendi kendini ağlatıyor.

Bu arada 1 Kasım seçimlerinde M. Emin Karatan altıncı sırayı beğenmeyip listeden çekilince.. Hülya Kamçı O’nun yerine aday gösterilmişti. Milletvekili adayı yapıldı yani.

Seçilemezdi ama, sonuçta aday listesine yazılabilmek de mühim. Kim yazdı altıncı sıraya?

Ağlayarak gidenler…

Büyükşehir’in BALPAŞ’ında Yönetim Kurulu Üyesi şu anda Hülya Hanım.

Ağlamak lazım bazen…

 

 

**** 

 

Ali Aydınlıoğlu

Büyükşehir adaylığına

Hazırlanıyor olabilir mi?

 

AK Parti Milletvekili Ali Aydınlıoğlu, yerel seçim odaklı yaşadıkları partisel korkuyu dışa vurdu.

Madem iktidarsın, madem en büyük güçsün, bütün hizmetleri, her bi şeyleri sen yaptın memlekete ve vatandaş bunu kabul ediyor; sana minnettar falan.

O halde ne diye seçim korkusu yaşıyorsun?

Ne diye CHP Milletvekili Ahmet Akın’a sarkıyorsun?

Henüz ortada bir şey yok. Adam “adayım” dememiş.

Aydınlıoğlu çıkıyor, “senin kilon kaç kardeşim” diye soruyor.

Mevzu edilecek şey mi orada?

Çık, onu yaptık, bunu yaptık anlat uzun uzun. CHP’yi ve Ahmet Akın’ı niye konu ediyorsun?

Hem yakışıyor mu bir Milletvekiline, “sen kaç kilosun kardeşim” muhabbeti?

Ahmet Akın da söyledi işte: “Seksen dört kiloyum Ali Abi.. Boyum bir senken altı, gencim, yakışıklıyım, başarılıyım…”

Aydınlıoğlu’nun taşra kabadayısı havasındaki çıkışına, gayet ironik, mizahi ve nazik bir karşılık verdi CHP’li Vekil.

Acaba dedim, hani Aydınlıoğlu ikide bir Büyükşehir’i mevzu ediyor, şimdiden olmayan adaylık üzerinden rakip yaratıp saldırıya geçiyor falan ya..

2019’da Büyükşehir adaylığının hesabını mı yapıyor ki?

“Seçim kazanılacaksa, benimle kazanılır.. Ahmet Akın aday olacaksa, CHP’nin karşısında en ben ayakta tutarım AK Parti’yi…”

Mesaj bu mu?

Olabilir.