Her zaman söylemişimdir Basketbol basit bir oyun diye… Basketbolu zorlaştıran; içerideki oyuncular ve onları doğru taktiklerle yönetmekte sorun yaşayan antrenörlerdir. Bunlara bir de kötü hakemler eklenince durum içinden çıkılamaz bir hal alır. Şimdi neden bunları yazarak başladığımı merak edenleriniz vardır belki ama yazımın sonuna geldiğinizde hepsinin nedenlerini bulmuş olacaksınız.

Şimdi gelelim geçtiğimiz Cumartesi günü Kurtdereli’de oynanan Karesi-Afyon maçına… Maç öncesi iki takımın maç kadrolarına baktığımız zaman Afyon takımının kadrosu fazlasıyla ağır basıyordu açıkçası. Maça da bu ağırlık ile çok konsantre başlayan Afyon ekibi 14-0 gibi müthiş bir gövde gösterisi ile ben bu lige ve sizin takımınıza fazlayım mesajını çok net verdi. Neredeyse periyot bitene kadar şut bile kaçırmadan her hücumunda sayı bularak döndü. Basketbolu basit oynadılar ve doğru tercihler ile sonuca gittiler. Peki bu periyotta biz ne yaptık ; savunmada adam paylaşımında ve alan daraltmada sorunlar yaşadık, rakibin hızlı hücumlarına engel olamadık ve hücumda da hiç organize olamadık. Bunun en etkin nedenlerinin başında da kariyeri ile sahada oynadığı basketbol arasında dağlar kadar fark olan Gani Laval vardı. Hem yaptığı top kayıpları hem de rakibi Jamelle Hagins’e neredeyse hem savunmada hem hücumda her pozisyonda ezilmesi hepimize adeta saç baş yoldurttu. Laval’in bu kötü başlangıcına Alican Güney’in de sahada ruh gibi hiçbirşey yapmadan dolanması eklenince ilk periyot skoruna şaşırmamak gerek. Bu şekilde geçen ilk periyodun skoru 27-14 Afyon Belediyesi’nin lehine sonuçlandı. İkinci periyot daha dengeli geçti özellikle hücumda skor üretmek adına ancak unuttuğumuz bir şey vardı ki o da rakip gerçekten çok yüzdeli şut atıyordu ve bu şutların çoğu 3 sayı çizgisinin arkasından ve hep boş pozisyonlarda gelmekteydi. Buna rağmen sanki savunmamız çok iyi oturmuş gibi hiç savunma düzenimizi bozmadık değişiklik yapma gereği bile duymadık daha doğru yeni antrenörümüz Gökhan Taştimur bu değişikliğe gerek duymadı. Hal böyle olunca da rakip Afyon’lu oyuncular ilk periyottaki kadar yüksek yüzde ile atmasalar da yine yüzdeli isabetler buldular ve bu periyotta da takımımızın filelerine 24 sayı bırakarak devreye 15 sayı üstünlük ile 51-36 önde girmeyi başardılarİkinci yarıya daha etkin başlayan takımımız biraz savunma yapmayı hatırlayınca skor farkını tek hanelere kadar indirdi. Bu bölümde tam bir ivme yakalar gibi olmuşken hemen devreye kötü hakem 3’lüsü girdi ve hem oyunun o ana kadarki gidişatını dengelediler hem de farkın tekrar çift hanelere çıkmasına yardımcı oldular. Gerginliklerin yaşandığı periyodun sonunda 17-17 eşitlik, genel toplamda da yine 15 sayılık fark devam ediyordu son periyot öncesi (53-68).  
. Son periyoda çok iyi başlayan takımımız dış şutlarda bulduğu isabetlere bir de pota altından çok basit kaçırdığı atışları da ekleyebilseydi öne geçmesi kaçınılmaz olurdu ancak pota altında özellikle Laval topu eli ile çemberin içine bırakabileceği pozisyonlarda topu iterek atmayı tercih edince çemberi geçen toplar diğer taraftan rakip oyuncuların kucağına gitti sürekli. Bu arada ilk alındığında canlı bomba dediğim Laval için hiç 21 sayı attı ve maçın en skorer ismi diye bakmayın çünkü Gani Laval bu maç canlı bir bomba gibi hem kendini hem de takım arkadaşlarını patlattı. Son periyottaki müthiş geri dönüşün direncini hem Laval’ın boş pota dibi atışlarını kaçırması hem top isterken doğru pozisyon alamaması nedeniyle yaptığı top kayıpları hemde kötü yönetim gösteren hakem üçlüsü bir olup kırdılar. Maçın bitimine iki buçuk dakika kala 2 sayıya kadar düşürülen fark neredeyse 1 dakika boyunca karşılıklı eşit basketlerle devam etti. Ancak son bir buçuk dakikalık bölümde çalınan düdükler ve yapılan basit hatalar bu sefer de bir geri dönüş destanı yazılmasına engel oldu ve maç bir anda o düdükler sonucunda 73-75’e kadar gelmişken 73-82 ile son buldu ve Afyon Kaymaklısı, Balıkesir Kaymaklısını yenmiş oldu.

Maç sonunda basın toplantısında konuşan yeni antrenörümüz Gökhan Taştimur ; takıma hakim olabilmek, kendi felsefesinde basketbol oynatabilmek adına 6-7 haftalık bir zaman diliminin geçmesi gerektiğini söyledi. Bu süreç açıkçası bence çok fazla ve uzun bir süreç ve böyle bir zamanı da yok takımın. İlk iki haftada Fahri Güler ile 2’de 2 yapan ve bunu yaparken de potasında maç başına 57.5 sayı gören takımımızın, savunma basketbolu felsefesine sahip Gökhan hocanın ilk kez takımın başında sahaya çıktığı maçta hem de kendi saha ve seyircisi önünde aynı oyuncular ile 82 sayı yemesi ve rakibin dış şutlarına savunmada hiçbir şekilde önlem alamamasını da ilginç bir dip not olarak eklemeliyim.  Yarın İstanbul’da saat 17.00’da Bakırköy Basket ile oynayacak takımımıza başarılar diliyorum.

Haftaya tekrar görüşmek üzere sevgiyle ve basketbol ile kalın, hoşçakalın…