Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin olumlu düzeyde gelişmediğinin giderek fark edildiği bu duyarlı dönemde ABD’nin eski Ankara Büyükelçilerinden Robert Pearson’un Türk-ABD ilişkileri hakkında Ortadoğu Enstitüsü’nde 6 Ocak 2016 tarihinde yayımlanan makalesinin önemli bölümlerinde şunları yazmıştır:

“Eğer 2015 Washington ve Ankara’nın birbirlerini daha da uzaklaştıklarına tanıklık eden bir yıl olduysa, 2016 yılı ABD’nin Ortadoğu’daki politikalarını Türkiye’ye daha az güvenerek şekillendireceği bir yıl olabilir.”

Büyükelçi Robert Pearson’un bu dikkat çekici değerlendirmesinden sonra Türk-ABD ilişkilerinin özellikle 2015 yılından itibaren olumlu düzeyde gelişmediğini, 2016 yılında da bu olumsuz durumun aynen devam ettiğini söylemek zorundayız. ABD Dışişleri sözcüleri John Kirby ve Mark Toner’in “YPG’ye güveniyor musunuz?” sorusuna “Aksi ispatlanıncaya kadar evet” yanıtını vermeleri anlamlıdır.

Dışişleri Bakanlığı sözcülerinin açıklamalarıyla yetinmeyen ABD yönetimi bu kez de Pentagon (ABD Savunma Bakanlığı) aracılığıyla da aynı konuda ısrarını sürdürmüştür.

Pentagon sözcüsü Peter Cook Türkiye’nin ABD’nin yakın dostu ve müttefiki olduğunu vurguladıktan sonra şunları söylemiştir:

“IŞİD ile bölgede mücadele eden gruplara yönelik desteğimizi ifade ettik. Bu bazı Kürt gruplarını da içeriyor. Terörizmin faaliyetlerine yönelik kaygıları anlıyoruz ama Türkiye ile aynı fikirde olmamaya ve IŞİD ile savaşan belli grupları desteklemeye devam edeceğiz.” (Hürriyet, 25 Şubat 2016)

ABD, bir yandan Türkiye’nin yakın dostu ve müttefiki olduğunu yinelerken diğer yandan da YPG’yi müttefik olarak nitelemekte ve bu tutumundan vazgeçmediği için iki ülke arasındaki güven bunalımı devam etmektedir.

Ortadoğu’da tüm fay hatları hareketlenmiş durumdayken Türkiye çok zor bir süreçten geçiyor. Ulusal bütünlüğümüzün korunması vazgeçilmez hedefimiz olmalıdır.