ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı General Joseph Votel’in 21-22 Mayıs 2016 tarihlerinde Rojova’ya yaptığı ziyaret sırasında PYD/YPG yetkililerine övgüler yağdırmasından hemen sonra 23 Mayıs 2016 günü Ankara’ya gelerek Genelkurmay yetkilileriyle görüşmeler yapması önemli gelişmelerin habercisi gibiydi. Türkiye’nin kaygılarını anlayışla karşıladığını belirten Votel’in bu ziyareti Türkiye’ye bir mesaj, hatta bir uyarı şeklinde yorumlanmıştır.

Bu ziyaretten yaklaşık bir ay sonra 17 Haziran 2016 günü İsrail ve Filistin’de yaptığı görüşmelerden dönen ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Antony Blinken 17 Haziran 2016 günü Ankara’ya gelerek önce Başbakan Binali Yıldırım ile ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile ayrı ayrı görüşmeler yapmıştır. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Blinken’e Türkiye’nin PYD/YPG konusunda hassasiyetini bildirmiş, görüşmede Menbiç sorunu da ele alınmıştır. (Hürriyet, 18 Haziran 2016) Anımsanacağı üzere Blinken 24 Mart 2016 günü Obama’nın özel temsilcisi Brett McGurk ile birlikte Ankara’ya gelmişti.

Menbiç’e yönelik yapılan operasyon Türkiye için yaşamsal önemdedir. IŞİD’İn elinde bulunan Menbiç’in ele geçirilmesi için ABD, Fransız ve Alman özel birliklerinin PYD/YPG’ye destek verdiklerine ilişkin haberler dünya basının gündeminde yer almaya devam etmektedir.

Menbiç PYD/YPG tarafından alındığı takdirde PYD/YPG için ikinci hedef Türkiye’ye çok yakın olan Cerablus olacaktır. Böyle bir olasılık gerçekleştiği takdirde Suriye sınırının neredeyse tamamı PYD/YPG’nin yani PKK’nın egemenliğine geçmiş olacaktır.

Türkiye ateş çemberi içindedir. Ülkemiz çok zorlu bir süreçten geçiyor. Bu çok tehlikeli durum karşısında çok dikkatli ve hazırlıklı olmak zorundayız.