ABD’nin öncülüğünde ve Avrupa Birliği’nin koruması altında “Kürtçülük” akımı bölgemizde hızla gelişirken, şimdi aramızda olmayan ancak Türk-Amerikan ilişkilerine yıllarca kafa yoran Uğur Mumcu’nun aşağıdaki sözleri günümüzdeki gelişmelere ışık tutuyor:

“Nereden bakarsanız bakın, Ortadoğu bataklıktır. Ne yazık ve ne acıdır ki Beyaz Saray ve Pentagon aracılığı ile bu bataklığa saplanmış bulunuyoruz.” (Cumhuriyet, 24 Ocak 1991)

Bölgemizde egemenlik alanını genişletmek isteyen küresel güçlerin Kürdistan planı uygulama aşamasındadır. Küresel gücün temsilcisi ABD’nin stratejisini anlamak için öncelikle Amerikan devlet yapısını incelememiz gerekiyor.

Amerikan devlet yapısını daha iyi anlayabilmek için, bu yapı içinde önemli görevler üstlenen, ABD dış politikasını yönlendiren “Dış İlişkiler Konseyi”ni (The Council on Foreign Relations (CFR) tanımamız gerekiyor.

Dış İlişkiler Konseyi yeni dünya düzenini planlayan kuruluşların başında gelir. CFR, ABD çıkarlarına uygun dünya düzeninin kurulmasını öngören, bu doğrultuda kararlar alan bir kuruluştur. Dünyanın bilgi akışını denetim altında tutan basının hemen her kolu CFR’nin güdümünde hareket eder. Her dört yılda bir seçimi kazanan ABD Başkanlarının neredeyse tümü CFR üyesidir. Ünlü “Foreign Affairs” dergisi CFR’nin yayın organıdır.

Hürriyet gazetesi yazarı Verda Özer, “Yeni Amerika” kitabını tanıtmak üzere Kasım 2014 yılında ülkemize gelen Dış İlişkiler Konseyi (Council on Foreign Relations CFR) Başkanı Richard Haass ile bir söyleşi yapmıştır.

Richard Haass’a göre: “Kürtler ABD’nin sahadaki en önemli partneri, Haass, söyleşide “Mini Kürdistan”ı savunuyor, Suriye Kürtlerinin kuracağı “Mini Kürdistan”ı destekleyeceğini, Türkiye Kürtlerinin bunun dışında olduğunu vurguluyor Haass, Kürtlerin bağımsız olabilmesi için de “Mini Kürdistan”ın tek yol olduğunu savunuyor.” (Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Richard Haass ile Hürriyet gazetesi yazarı Verda Özer’in yaptığı söyleşi, Hürriyet, 11 Kasım 2014)

CFR Başkanının bu dikkat çekici sözlerini önemsemek gerekiyor.