ABD Başkanı Trump’ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’u sürpriz bir kararla görevden almasını 13 Mart gecesi başta CNN-Int. Olmak üzere dünya televizyonları ilk haber olarak yayınladı.

Dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu gelişme sonunda ABD Başkanı Trump’ın Dışişleri Bakanı Tillerson’un yerine CIA Başkanı Mike Pompeo’yu, Pompeo’nun yerine de ABD tarihinde ilk kez bir kadını Gina Haspel’i CIA Başkanı olarak ataması dış politikada büyük bir değişimin gerçekleşeceğini göstermektedir.

Trump’ın, daha itidalli görünen Tillerson’u kendisine haber vermeden görevden uzaklaştırması, onun yerine eski bir asker olan, ayrıca sertlik yanlısı olduğu bilinen, Türkiye hakkında pek de olumlu düşünceleri olmayan Mike Pompeo’yu, CIA’nın başına da Pompeo gibi sertlik yanlısı bir kadın olan Gina Haspel’i getirmesi dikkat çekicidir.

Başkan Trump’ın 14 aydır Dışişleri Bakanlığı görevini yürüten Tillerson’un ılımlı tutumundan, İran’a karşı izlediği politikadan hoşlanmadığı birçok konuda onunla aynı görüşleri paylaşmadığı biliniyordu. ABD Başkanı Trump’ın Kuzey Kore liderine yönelik tehditkâr açıklamalarda bulunması, Tillerson’un ise daha ılımlı bir dil kullanması Başkan Trump tarafından tepki ile karşılanmıştı.

Tillerson, görevden ayrılmasından bir süre sonra aynı gün düzenlediği basın toplantısında kısa bir konuşma yapmış, 14 aylık icraatı döneminde dış politikada ABD’nin olumlu adımlar attığını, IŞİD’in tümüyle yok edilebilmesi için uluslararası desteğe büyük ihtiyaç duyulacağını vurguladıktan sonra “Artık ben sade bir vatandaşım” diyerek, Trump’a teşekkür etmeden ve basın mensuplarından soru almadan salondan hızla ayrılmıştır.

Yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun kendisi gibi asker olan ABD Savunma Bakanı Mattis’le birlikte izleyecekleri sertlik yanlısı, Pentagon ağırlıklı politikanın Türkiye’yi özellikle Suriye sorunu konusunda çok zor durumda bırakabileceğini, bu beklenmedik değişimin Türk-ABD ilişkilerinin geleceğine olumlu katkıda bulunmayacağını düşünüyorum.