ABD Savunma Bakanı Ash Carter’in ABD Senatosu Hizmetler Komitesi’nin “ABD’nin IŞİD karşıtı stratejisi” başlıklı oturumunda Cumhuriyetçi partili Senatör Lindsey Graham’ın “PYD ve YPG’ye ilişkin “Haberler, onların PKK ile birlikte ya da en azından sağlam bağları olduğunu belirtiyor. Bu doğru mu?” şeklindeki sorusuna Carter’in “Evet” yanıtını vermesi (Tolga Tanış, Washington, 24 Nisan 2016, Hürriyet) ülkemizde ve dünya basın yayın organlarında büyük yankı uyandırmıştır. Carter ile aynı oturumda ifade veren ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford yaptığı konuşmada Carter’in görüşlerini paylaştıktan sonra Türkiye’nin IŞİD karşıtı çabalara daha fazla katkıda bulunması gerektiğini vurgulamıştır.

ABD yönetiminin iki önemli yetkilisi ülkemizi yakından ilgilendiren bu açıklamaları yaparken 30 Nisan-3 Mayıs 2016 tarihleri arasında Washington’da yapılan Kürt Konferansı’na internetten katılan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim’in dikkat çekici açıklamaları şöyledir: “Özerklik gelince rejim gidecek. Geleceğin Suriye’sinde Baas’a yer yoık.”

PYD lideri İsrail ile doğrudan ilişkilerinin bulunmadığını ancak İsrail’in PYD’ye yönelik düşmanca davranışına tanık olmadıklarını ifade ettikten sonra “Eğer İsrail bizimle işbirliği yapan ülkelere yardım ediyorsa bize de yardım etmiş sayılır” sözleriyle konuşmasını tamamlamıştır. (Aydınlık, 2 Mayıs 2016)

Washington’da her yıl düzenlenen Kürt Konferansı’na HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Süryani Askeri Meclisi üyesi Kino Gabriel, peşmerge komutanı Polar Jangry, gazeteci Amberin Zaman ve Dış İlişkiler Konseyi üyesi, Türkiye karşıtı raporları hazırlamakla ünlü David Phillips katılmıştır.

Washington’da önemli toplantılar olurken PYD / YPG konusunda Ankara’nın Washington’u ikna etmekte büyük zorluklarla karşılaşacağı anlaşılmaktadır.

Unutulmamalıdır ki hiçbir terör örgütünün dış güçlerin desteği olmadan tek başına ayakta kalması olanaksızdır.