ABD ile Türkiye arasında PYD konusunda aylardır devam eden ve ABD Başkanı Obama’nın özel temsilcisi Büyükelçi Brett Mc Gurk’un Kobani’yi ziyaret etmesiyle ortaya çıkan gerilimin doruk noktasına ulaştığı fark edilmektedir. Mc Gurk’un Cenevre görüşmelerinden dışlanan PYD (PKK’nın Suriye kolu) yetkililerine yaptığı “biz sizin yanınızdayız” şeklinde yorumlanacak “gönül alma” ziyareti Ankara’yı tedirgin etmiştir. Anımsanacağı üzere Brett Mc Gurk, ABD Başkanı Obama’nın özel temsilcilerinden General Allen ile birlikte geçen yıl ülkemizi sık sık ziyaret etmiş, İncirlik Mutabakatı görüşmelerine katılmıştı. Mc Gurk’un Kobani’yi ziyareti sırasında kendisine İngiliz ve Fransız diplomatlarının katılması, PKK içinde yer alan YPG (PYD’nin askeri kanadı) sözcüsünden plaket alması Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkilemiştir. Bu gelişmelerden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz nasıl güveneceğiz. Ben miyim senin ortağın yoksa Kobani’deki temsilciler mi?” (Hürriyet, 9 Şubat 2016) şeklindeki sözleri dikkat çekicidir. Gerilimi artıran bu gelişmelerin ardından ABD Dışişleri sözcüsü John Kirby’nin Suriye’de PKK terör örgütü ile bağlantılı YPG’yi terör örgütü olarak görmediklerini, bu örgütü desteklemeye devam edeceklerini söylemesi kuşkusuz iki ülke arasındaki ilişkileri olumsuz yönde etkileyecektir. ABD Dışişleri sözcüsünün Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatması inandırıcılıktan yoksun, ciddi olmayan bir açıklamadır. Tüm bu gelişmeler ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda oyunu açık bir şekilde oynamaya devam edeceğini göstermektedir. ABD’nin müttefiklikle bağdaşmayan bu tutumu karşısında Ankara’daki ABD Büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak dikkatinin çekilmesi yeterli bir adım değildir.