ABD başkanı Trump 1915 olayları ile ilgili olarak 24 Nisan 2018 günü yayımlanan açıklamasında “soykırım” sözcüğü yerine “Meds Yeghem” Ermenice “Büyük Felaket” anlamına gelen ifadeyi kullanmıştır. Trump’ın geçmiş yıllarda selefi Obama’dan farklı olarak bu yıl daha sert bir üslup kullandığı dikkat çekmiştir.

Trump “ Bugün 20 yüzyılın en büyük toplu katliamlarından olan “Meds Yeghem” de acı çekmiş olanların acısını hatırlıyoruz” ifadesi ile yetinmemiş, o dönemde ABD’nin Osmanlı İmparatorluğu’nda Büyükelçi olarak görev yapan Henry Morgenhau gibi Ermenilere yakınlık duyan sözde tarihçinin yazdıklarına da itibar etmiştir. ABD Başkanı Trump açıklamasında daha da ileri giderek ABD’de yeni bir yaşam kuran çok sayıda Ermeni’den söz etmiş “Daha hoşgörülü bir gelecek kurmak için gerekli bir adımı atarak geçmişin acı dolu unsurlarını hatırlamanın ve kabul etmenin öneminin altını çizmiştir. Trump’ın açıklamasında 1915 yılından itibaren 1.5 milyon Ermeni’nin sınır dışı edildiğini vurgulaması ise ABD’nin bu konuda da tarafsızlığını giderek yitirdiği Ermeni tezlerini desteklediğini göstermektedir.

ABD Başkanı Trump’ın sözde Ermeni tezini destekleyen yazılı açıklamasından önce bu yıl Şubat ayında Hollanda Hükümetinin “1915’te yaşanan olayların “soykırım” kriterlerine uymadığına ilişkin bildirimine karşın bu kez parlamentonun 1915 olaylarını Ermeni soykırımı olarak tanıması (Güven Özalp, Brüksel, Hürriyet 23 Şubat 2018) dikkat çekicidir. Tüm bu gelişmelerden sonra Türkiye ile Ermenistan arasında 2009 yılında İsviçre’nin Zürih kentinde imzalanan ve iki ülke arasında diplomatik ilişki kurulmasını öngören protokolün Ermenistan Cumhurbaşkanı tarafından meclisten çekilmesi ise anlamlıdır. Ermenilere karşı hemen her dönemde taraflı hareket eden ABD ve Batı bu sorunun gündemin başköşesinde yer alması için her türlü çabayı harcayacaktır.