Terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG ile ABD yönetimi arasında özellikle son aylarda “müttefiklik” düzeyindeki ilişkilerin giderek geliştiği, ABD’nin bölgede yerleşmeye kararlı olduğu fark edilmektedir. PYD’nin “kendi ordumuzu oluşturuyoruz” şeklindeki açıklaması, ABD yönetiminin önceki yardımlara ek olarak 5 bin tır dolusu silahı PYD/YPG militanlarına sağlaması önemsenmesi gereken gelişmelerdir.

ABD yönetiminin terör örgütü ile ilişkilerini Dışişleri Bakanlığı düzeyindeki temaslarla güçlendirmesi, taraflar arasında yapılan görüşmelere Kandil’den gelen PKK’lıların da katılması (Sözcü, 14 Ocak 2018) görüşmelerin önemini arttırmaktadır.

Tüm bu gelişmeler olurken ABD’nin sınırlarımızda PYD/YPG’ye 30 bin kişilik bir “sınır gücü”nü gerçekleştirmekte kararlı olduğunu açıklaması, Dışişleri Bakanlığı’mızdan yapılan açıklamada “sözde sınır güvenliği gücü” oluşturulması konusunda koalisyon üyesi sıfatıyla Türkiye’ye danışılmadığının vurgulanması (Cansu Çamlıbel, Hürriyet, 15 Ocak 2018) çok anlamlıdır.

“Sınır güvenlik gücü” adıyla anılan 30 bin kişilik silahlı gücün Türkiye’nin güvenliği için büyük bir tehlike oluşturacağını söylemek zorundayız. Sıkıntılı günlerin giderek arttığı bu duyarlı dönemde “sözde müttefikimiz” ABD artık oyununu açıkça oynamaktadır. Bireysel politikalar yerine bir “devlet politikası” oluşturulmasının ülkemizin geleceği açısından yaşamsal önem taşıdığını söylemeliyiz. Bu kritik dönemde komşumuz Suriye ile ilişkilerimizi ivedilikle düzeltmekte çıkarlarımız açısından büyük yarar vardır.