POLİTİKA

KÖY KAHVESİNDE KENDİ KENDİNİZE PROPAGANDA YAPMAKTAN NE ZAMAN VAZGEÇECEKSİNİZ?

KÖY KAHVESİNDE KENDİ KENDİNİZE PROPAGANDA YAPMAKTAN NE ZAMAN VAZGEÇECEKSİNİZ?
Tarık Sürmelioğlu
Tarık Sürmelioğlu( surmelitarik@gmail.com )
837 defa
14 Mart 2019 - 22:17

Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

GAZETECİLİĞE başladığım günden bu yana kaç seçim gördüm hatırlamıyorum.

Her seçimde zaman zaman partiler ve adaylarla haber amaçlı katıldığım saha çalışmalarında tanık olduğum bir manzara:

Partililer konvoylar eşliğinde köye giriş yapar.. Kalabalıktırlar.. Cümbür cemaat köy kahvesine girerler.. Kahvede beş on kişi vardır köyden.. Rahatsız olurlar.

Çekirdek çıtlayıp çay içiyorlardır, ne bileyim Fenerbahçe, Beşiktaş falan konuşuyorlardır. Ya da okey oynuyorlardır.

Bunlar hurra dalınca içeri, “n’oldu len, baskın mı yedik” diye tırsar vatandaş.

Şak şak resimler çekilir, Flaşlar patlar.. Kameralar çalışır falan.

Masada oturan üç beş köylünün etrafı sarılır.. Kalabalık, kahvedeki tüm sandalyeleri işgal eder.. Köylü ayakta kalır.

Fotoğraflar çekilir.

Bunda maksat, seçimin esas oğlanlarıyla vatandaşın bir araya geldiğini görüntülemektir.

Ama o karelerin çoğunda partili kalabalıkları görürsünüz. Oy desteği için ayağına gittikleri seçmen ikinci planda kalır.

 

***

PARTİLİ kalabalıkların adayın önüne geçip rol çaldığı ortamlardır kahvehane turları.

Hemen hepsinin derdi fotoğraflarda görünüp, “seçim çalışmasına katıldım” mesajı vermektir.

Böylece, “gelmiyorsun gitmiyorsun” dedikodularının önünü keser. Görüntü mühim!

Aday konuşurken, partilinin biri lap diye topa girer. Çok biliyordur, uzun uzun anlatır.

“Bir an önce gitseler de diziyi izlesek” modundaki vatandaş, kimi muhatap alacağını şaşırır.

Bakarlar ki arkadaşlar uzun oturacak, can sıkacak.. Sinir bozucu cümle, ayarları kaçıran bir soru patlatıverir vatandaş.

Böyle durumlarda işin içinden çıkmak zordur. Ya zamanı unutup soruya yanıt vermek için çırpınacaksın.. Ya da, “eyvallah” çekip başka bir kahveye yollanacaksın.

 

***

SEÇİM derdine, hiç gitmediğin kırsal mahallelere, mezradan farksız köylere gidersin. Normal zamanda hiç gitmeyeceğin yerlerdir. Hiç tanımak istemeyeceğin insanlardır oralarda yaşayanlar.

Ayağın çamurlanır, üstüne tezek kokusu siner; az önce sümüğünü ceketinin koluna silen adamı sarılıp öpmek zorunda kalırsın. İkram ettikleri çayı içemezsin; lüks kafelerin pahalı çaylarından değildir sonuçta.

Ama el mecbur; arazidesin.. Arazi insanlarıyla muhatapsın. Nasırlı, toprak ve tezek kokan elleri sıkarken öğürmeye başlarsın.. Alışkın değilsin. Ortam seni bozar, oy derdine katlanırsın.

Sen, “nasıl bir yer burası” diye söylenirken, arazi insanı dakikasında analiz yapar, seni teraziye kor, tartar.. Ölçer biçer.. Sana dair kanaatini verir oracıkta.

Muhtemelen, “bunlardan bi bok olmaz” sonucu çıkar o analizlerden. Samimi olmadığını kavramışlardır çünkü.

 

***

YİNE köy kahveleri..

Birden fazla kahvehane varsa, orada siyasi kutuplaşma da vardır.

Köye giriş yapan parti konvoyu, anında kendi düşüncesindekilerin takıldığı kahveye yönelir.

Oralarda konuşmak kolaydır çünkü. Zaten senin seçmenindir içerdekiler. İktidarsan, ballandıra ballandıra anlatırsın olan olmayan icraatı. Muhalefetsen, iktidara bindir, bindirebildiğin kadar.. İçerdekiler dinler, onaylar, alkışlar.

Karşı tarafın kahvesine gitmezsin. Belki önünden geçerken selam verirsin, o kadar.

Zaten senden önce gelmiştir öteki partiler.. Afişler camlara, kapılara asılmıştır.. “Burası bizden değil” dersin.

 

***

HER nedense kırsal bölgelerde şehirli şive değişiverir; kırsalın diline dönülür.. Gelcemli gitçemli falan konuşulur.. Normalde böyle konuşmazlar. Kameraların önünde falan konuşurken, sanırsın aristokrat sınıftan.. Köye gidince dil değişir.

Yapaydır, yapmacıktır, samimiyetsizdir, rol kesiyordur. Vatandaş bunu bilir. Numarayı yemez.

Hele de kürk yakalı mantolar, süslü püslü kıyafetler, uzun topuklu pahalı pabuçlar, makyajın en koyusu eşliğinde kırsala gidip, sonra köy kadınlarının verdiği yemeniyi, şalvarı kuşanan kadın adaylar.. En çok güldüklerimizdir.

Kadınlarla, çocuklarla poz verip, “buraların insanıyız” görüntüleri falan yok mu.. Öldürür hepimizi!

 

***

MAHALLE turları yapılır.. Bazen gece mitingleri falan.

Onlarca otobüs, minibüs, otomobil.. Partinin ve adayın resimleriyle süslenmiştir. Giydirme işleri için dünyanın parası ödenmiştir. Şarkılar türküler çalınır.. Havai fişekler patlatılır.

Kalabalıklar görüntülenir ki, “ilgi çok fazlaydı” desin görenler.

Yarısı partilidir kalabalığın.. Goygoycudur. Vatandaş kenardan izler manzarayı. Partili kıtalar, “en büyük başkan bizim başkan” bağırtılarıyla ortalığı şenlendirir.

 

***

OTUZ küsur yıllık gazeteciyiz.. Dedik ya, kaç seçim gördük.

Manzara hiç değişmedi.

Aktörler değişti, tarz hep aynı.

 

***

BU modeldeki seçim çalışmalarının yirminci yüzyılda kalmış olması gerekir.

Yirmi birinci yüzyılda, çok daha farklı, zamanın iyi değerlendirildiği, mesajın daha etkili verildiği yeni yöntemler geliştirilmeli artık.

Aralarında kırk kilometre mesafe olan iki köyü, yalnızca beş köylüye propaganda için aynı gün programa koyup, yok yere zaman tüketimine sebep olan seçim programlarının çok yararı yok.

Kahvehanelere partilileri doluşup, kendi kendine propaganda yapmak, kendini kandırmaktır sonuçta.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
Mart 2019
PSÇPCCP
« Şub  
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.