POLİTİKA

‘KİTAP GÜNLERİ” VE YEREL YÖNETİMLER

‘KİTAP GÜNLERİ” VE YEREL YÖNETİMLER
Engin Arıcan
Engin Arıcan( enginarican@politikam.com )
2.088 views
16 Ekim 2018 - 9:10

Bandırma olarak  kültür-sanat dünyası adına yoğun bir haftayı geride bıraktık. Bandırma Belediyesi’nin Festival etkinlikleri dışında 1-7 Ekim tarihleri arasında 2.sini gerçekleştirerek, organize ettiği “ Bandırma Kitap Günleri “ kapsamında, Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da  “Bandırmalı yazarlar”  kapsamında   3 Ekim’de Cumhuriyet Alanı’nda  kitapseverlerle buluşmamız sonrası, 6 Ekim  Cumartesi günü  kitap standında  standımızı açarak, aynı şekilde kitap severlerle, okuyucularımızla  buluşabilmenin mutluluk ve onuru yaşadık.

Belediyelerimizin öncülüğünde bu tür kültür-sanat etkinlikleri yaşamsal    önemde. Benzer kültür-sanat etkinliklerinin büyükşehir merkez olmak üzere tüm ilçelerimizde  gerçekleştirilmesi     temel talebim ve isteğim.

Kuşkusuz, böylesi kültür-sanat etkinlikleri ne kadar önemli ise edinilen deneyimler  de bir o kadar önemli. Bu yönü ile   özellikle kent yöneticilerinin ve seçilmişlerin sürekli içine düştükleri  yanlış ya da eksik bir yaklaşıma dikkat çekmek gerekiyor.

‘YEREL YAZAR’  DİYE BİR ŞEY YOKTUR..!

“Yerel yazarlar” diye düşünsel ve entelektüel dünyanın kategorize edilmesine, yazarlarımızın ve sanatkarlarımızın ötekileştirilmesine karşı olduğumu vurgulamalıyım. Çünkü, yazar ve sanatçılarımızın dünyasında  böylesi bir ötekileştirme yoktur ve kabul edilemez.

Neden ve niçin..?

Çünkü,  ülkeye ve topluma mal olmuş her yazar ve çizer, bu ülkenin, bu toprakların, kentlerimizin ortak değeridir. Hiç bir yazar ve çizer, sanatçı ,ne kadar tanınmış, okurla ve kamuoyuyla bütünleşmiş, ünlenmiş olursa olsun,  toplumun malıdır ve  çıkış noktası bir kent hatta  kırsal alanda bir yerleşkedir. Örneğin, bir Yaşar Kemal’i, Çukurova ve Adana’nın  dışında değerlendiremez, anlayamazsınız. Ana beslenme ve üretkenlik merkezi bu bölge ve Çukurova’dır… Aynı şey, bir Nazım Hikmet ya da  Orhan Kemal, Kemal Tahir içinde geçerlidir.  O nedenle, yazar ve çizerlerimizi, sanatçılarımızı köksüz ya da soysuz  bireyler olarak ele almak yanlışlığından uzak durmak gereklidir.

Bandırma Belediyesi’nin organize ederek gerçekleştirdiği “kitap Günleri” nin ilkinde bu yanlışa düşülerek, “yerel yazarlar” diye bir kategori yaratılıp, suni bir ayrımcılık yaşandı. Özellikle İstanbul’dan taşınan  biraz da magazinel-aktüel kılınmış yazar ve televizyoncularla ilgili afilli tanıtımlar, broşürler ,afişler basılırken, Bandırmalı yazar-çizer takımı fiiliyatta üvey evlat muamelesi gördü. O zamanda Bandırma Belediye Başkanı Mirza’ya eksiklik ve yanlışlık anlatılarak, bir nebze de olsa bu yıl gerçekleştirilen etkinlikte eksik ve yanlışın biraz düzeltilmesini sağlamış olduk. Sanıyorum ki, gelecek yıl gerçekleştirilecek “Kitap Günleri” etkinliğinde dile getirdiğimiz ve dikkat çektiğimiz eksik ve yanlışlar  ortadan tümüyle kaldırılacak.

Bu önemli mi, evet, önemli!!!

 

BAŞKANLAR ENTELEKTÜEL YAŞAMA SAHİP ÇIKMALI..!

Çünkü, Balıkesir büyükşehir de kültür-sanat yaşamına bir bütün olarak bakarak, tüm yazar ve çizerlerimizi bir araya toplayarak, okurun ve kitapseverlerin yazarlarımızı ve eserlerini tanıma fırsatını ilk defa Güney Marmara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak bizler yıllar önce Bandırma’da verdik. Balıkesir merkezin ve ilçelerin yazarları ilk kez Bandırma’da buluştu, kucaklaştı ve eserlerini kitap severlere taşıma, tanıtma imkanına kavuştu. Aynı yıllar içerisinde Balıkesir Belediyesi’nin öncülüğünde kurulmuş olan “Kent Arşivi” bünyesinde   Balıkesir ve ilçelerinden çıkmış, üretmiş yazarlar toplaştı, üye oldu ve eserlerini burada topladı. Bölgenin ve kentin bir anlamda entellektüel  hafızası, eserleri ortak bir merkezde güvence altına alınmış oldu.

Ülkemiz de  belediyeler nezdinde  son yıllarda oluşturulmuş Basın-Halkla İlişkiler aparatına, Kültür-Sanat faaliyetleri ve kurumsallaşmaları eklemlendi. Kentler ve yöre bazında kültür ve sanatla ilgilenen insanlarımız sahiplenilmeye, eserlerini basma, tanıtım olanaklarına kavuşmaya başladı. Bir anlamda   yerel yönetimler ve yerel yöneticilerin ilgisizlik ve sahipsizlik duvarları aşılmaya başlandı. Kuşkusuz, bu sevindirici bir gelişme olarak görülmeli…

Yeterli mi?

Hayır..!

TÜM YAZARLAR KENTLERİNİN AYNASIDIR..!

Olayın, kentsel açıdan sosyolojik ve psikolojik boyutları var. İçimizden  birilerinin düşünsel açıdan kültürel ve sanatsal çabalar ve üretkenlik içerisine girmesi genel olarak yönetenler nezdinde “  aaa bu bizim mahalleden” gibi  yazar ve çizerin sıradanlaştırılması  ve emeğinin küçümsenmesi anlayışını beraberinde getirdi, getiriyor. Yazar ve çizer ulaşılmaz olmaktan çıkarak, bir övünç ve gurur kaynağı olarak görülmekten çıkıyor. Bu yazar ve çizerin  varlığının ve entelektüel üretiminin anlamsızlaşmasını  beraberinde getirirken, yazar ve  çizeri bıktırıp, usandırıyor, aşırı yoruyor. Çabasını ve üretkenliğini anlamsızlaştırıyor. Emek ve eseri/eserleri, yazar ve çizer için altından kalkamayacağı ciddi bir maddi külfet oluşturmaya başlarken, yazar/çizer bu maliyetin altında eziliyor.

YAZARLAR,SİYASİ DAYATMALARLA KARŞI KARŞIYA…

Olayın bir diğer boyutu ise, yönetenler, seçilmişler yanı sıra toplumumuzda egemen olan siyaset anlayışı ve tarzı… Kuşkusuz, yazar ve sanatçının da  her birey gibi siyasi bir tercihi ve yaşam karşısında siyasi bir duruşu vardır. Siyaseten böylesine ön plana çıktığı, hemen her konunun siyasileştiği bir ortamda  bir ortam da konu yazar/çizer olduğunda  öncelikle yazarın/çizerin siyasi tercihi  sorgulanıp, ilişki bu temelde kurulmaya çalışılıyor. Bir anlamda yazar ve sanatçının dünyası ideolojik ve siyasi nedenlerle daraltılıp, yazar ve sanatçı taraf kılınmaya zorlanıyor. ”ondan, bundan” ya da “şucu bucu” esprisi ön plana çıkartılıyor… Edebi, sanatsal, estetik değerler tırpanlanıyor…Yazar ve sanatçı, bu dayatmalar ve ötekileştirmelerden kurtulabilmek ve yaşamak için rahat nefes alabilmek uğruna   kendisini olduğundan farklı göstermek, yalan söylemek ya da yalanlara sığınmak  zorunda bırakılıyor.

KAPİTALİZM VE YAZARLAR

Oysa ki, ülkemizde yazar ve sanatçı açısından yukarıda ifade ettiğimiz ve dikkat çektiğimiz tüm bu sorun ve sıkıntılar, asıl sorunumuz ve sıkıntımız yanında hikayedir. Asıl sorun ve sıkıntı, ülkemizde entelektüel açıdan kültürel ve sanatsal faaliyetlerin  kapitalizim karşısında içine sürüklendiği çaresizliklerdir. Hızla endüstrileşen bir alandan söz ediyoruz. Ülkemizde yazar ve sanatçılar için üretmek zaten derttir. Hadi ürettiniz ve eserinizi ortaya çıkarttınız. Bastırtmak ve sunmak  daha da büyük bir derttir. Ne reklamcı ne de pazarlama elemanısınızdır. Fark etmiyor. Hepsi olmak zorundasınız. Matbaalara, yayınevlerine, dağıtım şirketlerine yem olursunuz. Hele bir de eserinizle zülfü yâre dokunmuşsanız, vay halinize…

Ben;  Balıkesir’li ve Bandırma’lı bir yazar olarak, bugüne kadar  dokuz  kitap yazmış ve bastırmış bir insan olarak, gazeteci-yazar olarak edindiğimiz deneyimlerden hareketle  ve özetle bunları yazıyorum. Bunu bir “ çığlık” olarak da kabul  edebilirsiniz…

Esen kalın…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
REKLAM ALANI

(336x280px)

Anasayfa Sağ Bloka Esnek veya Sabit ölçülerde SINIRSIZ reklam alanını şablon olarak ekleyebilirsiniz. Şuan örnek olarak sadece 2 reklam kullanıldı.
Kasım 2018
PSÇPCCP
« Eki  
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930 

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.