POLİTİKA

İŞSİZLİK, YOKSULLUK, ENFLASYON, FAİZ

İŞSİZLİK, YOKSULLUK, ENFLASYON, FAİZ
Düşünen Adam
Düşünen Adam( dusunenadam@politikam.com )
673 defa
16 Ağustos 2019 - 0:14

Türk ekonomisinin çok konuşulan ancak çözümü için köklü, bilimsel, gerçekçi öneri getirilmeyen  kronik ve önemli sorunları. Bu sorunların temelindeki nedenler ortaya konmadan, düşünülmeden, sadece günlük söylemlerle dile getirilmesi havanda su dövmekten farksız oluyor.

  • Önce işsizlik: Mal ve hizmet üretiminde insan emeğinin yerini alan teknolojik buluşlar bir yandan çalışmakta olanların işlerini kaybetmelerine yol açarken bir yandan da iş arayan çok sayıdaki insanın iş bulmalarını engelliyor. Bununla birlikte emeğin üretimde yarattığı katma değerin azalmasına yol açarak reel ücretlerin gerilemesine de sebep oluyor. “Dünya da böyle, yapacak bir şey yok” demek çözüm değil, sadece kolaycılık!

Teknolojik gelişme göz ardı edilmesi imkânsız bir gerçek. Böyle olunca sorulması gereken soru şu: “Türk ekonomisi, seksen iki milyon nüfusun içinde çalışma çağında (15-64 yaş) olanlara istihdam sağlayabilecek potansiyele sahip midir”? Bu soruya “evet yeterlidir” şeklinde cevap verebilecek dürüst, gerçekçi siyasetçi, ekonomist bulunabilir mi?

“Ekonominin büyüme hızı yeterli değil, daha fazla büyümek gerekir” görüşü teorik olarak doğru gözükse de Türki ekonomisindeki işsizlik sorununun çözümlenmesi bağlamında gerçekçi olamaz. En iyimser büyüme senaryosunda bile belli bir dönem sonunda işsizliğin “kabul edilebilir “ düzeye indirilmesi öngörülememektedir. Mevcut koşullarda sorunun temelinde Türk ekonomisinin istihdam kapasitesinin çok üzerindeki nüfus ve nüfusun artış hızı vardır. Aşırı nüfus sadece işsiz değil, toplumda eğitimsiz, sağlıksız, moralsiz insanların artmasına, ekonomide mevcut kaynakların sürdürülebilir üretim alanları yerine ekonomik değeri düşük, sürekliliği olmayan yatırımlara yönlendirilmesine yol açar. Aşırı nüfusun tek “olumlu”! etkisi Türkiye’de kişi başına düşen iç ve dış borcun düşük hesaplanmasını sağlamasıdır. İşsiz nüfus üretime değil sadece tüketime katkı sağladığından, Türkiye’nin hâli hazır milli geliri yedi sekiz milyon daha az sayıda bir nüfusla da elde edilebilecek, kişi başına gelir ve diğer kalkınmışlık göstergeleri daha yüksek hesaplanabilecekti.

  • Yoksulluk: Yoksulluğun nedeni de işsizlikle birlikte daha da büyüyen gelir dağılımındaki eşitsizliktir. İş bulamayanların sayısı arttıkça, insan emeğinin yerini alan teknoloji yaygınlaştıkça reel ücretler geriler. Devletin benimsediği sosyal ve ekonomik politikaların önceliklerine, uygulanan ekonomi modeline bağlı olarak gelir dağılımındaki eşitsizlik değişir. Yoksul kitleler temel yaşamsal ihtiyaçlarını bile karşılayabilmek için borçlanmak zorunda kalırlar, ekonomide para talebi artar, insanlar yüksek faizle borçlanırlar.
  • Enflâsyon: İşsizlik ve yoksulluk sarmalının kaçınılmaz sonucu, ekonomide tasarruf açığı ortaya çıkar, borçlanma faizleri yükselir, üretim ve tüketimin maliyetleri artar. Ekonomik durgunluk başlar, bireylerin satın alma güçleri düştüğünden kurulu üretim kapasitesi tam olarak kullanılamaz, birim üretim maliyetleri artar. Bu nedenle enflâsyon artışı sürer. Bu tablonun ekonomideki tanımı “stagflasyon”, durgunluk içinde enflasyondur.
  • .Faiz: Faiz Yoksullaşmış, üretim ve tüketim ayakları çökmüş, yatırım yapma olanakları daralmış bir ekonomide faizlerin talimatla düşürülmesi, ekonominin ne üretim (yatırım) ne de tüketim ayağını canlandırabilir. Sadece birikmiş borçların daha düşük faizle bulunabilen yeni borçlarla ödenebilme umudu yaratır, aspirin tedavisinden öteye gidemez.

Sonuç olarak; aşırı nüfus işsizliğe, yoksullaşmaya, dolayısıyla tasarruf yetersizliğine, faizlerin yükselmesine, ekonomide kaynak israfına, sonunda da Türkiye’de olduğu gibi durgunluk içinde enflâsyona yol açar. Eğitimli, sağlıklı, kişi başına gelir düzeyi yüksek bir refah toplumu için “en az üç çocuk” değil, gerektiği kadar nüfusu hedefleyen nüfus planlaması gereklidir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Tüm hakları saklıdır. Haber, resim, röportaj gibi her türlü içeriğinin tüm telif hakları politikam.com’a aittir. politikam.com İHA / İHLAS HABER AJANSI üyesidir.