POLİTİKA

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİNDEN BALIKESİR VİZYON DEKLARASYONU

Şehrin istihdamına yön veren kuruluşların İnsan Kaynakları yöneticileri Balıkesir’in bugününü ve geleceğini değerlendirerek şehri yönetenlere çağrıda bulundu

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİCİLERİNDEN BALIKESİR VİZYON DEKLARASYONU
1.891
05 Nisan 2021 - 12:51

Şehrin istihdamına yön veren kuruluşların İnsan Kaynakları yöneticileri Balıkesir’in bugününü ve geleceğini değerlendirerek şehri yönetenlere çağrıda bulundu

 

Bilişim ve hizmet sektöründe yüksek katma değerle çalışan firmalar cazip yatırım olanaklarıyla Balıkesir’e davet edilmelidir.

Balıkesir’in büyük metropollere yakın, sakin ve doğal bir kent olması büyük kentlerdeki nitelikli beyaz yakaların tercihi için bir avantajdır ve bu avantaj şehri yönetenlerce korunmalıdır.

Balıkesir’in sunabileceği daha insani ve nitelikli yaşam olanağının tanıtımı iyi yapılmalıdır.

Şehirde eğitim, sağlık, konaklama, eğlence ve alışveriş imkanları çeşitlendirilmelidir.

Balıkesir doğal avantajlarını kaybetmeden geliştirilmelidir.

 

 

 

ALTERNATİF BİR ÇEKİM MERKEZİ OLMAYA ODAKLANMALIYIZ

İsmail Orhan Sönmez – BEST A.Ş IK ve Endüstriyel İlişkiler Direktörü:

 “Ben Balıkesir’in geleceğinin bir ağır sanayi kenti ya da tarıma dayalı bir sanayileşmeden daha çok şehrin günümüzde en önemli katma değeri yaratan nitelikli beyaz yakaların çalışmayı ve yaşamayı seçecekleri bir kente dönüşmesinde  yattığını düşünüyorum. ”

Günümüzde insanlar büyük şehirlerden sıkıldı. İnsanlar temiz hava, daha sakin bir hayat, organik gıda, çocuklarını güvenle büyütebilecekleri bir şehir yaşamı özlemi içinde. Özellikle beyaz yakanın vizyonu değişti. Artık insanlar büyükşehirlerin keşmekeşi içinde kariyer kovalamaktansa eğer imkan varsa daha sakin yerlerdeki işlerde çalışmak istiyorlar. İstanbul güneye ve İzmir’e doğru beyaz yaka göçü veriyor.

Şimdi tam bu noktada Balıkesir henüz bozulmamış sosyal dokusu, doğal yaşamı, turistik cazibesi ve büyük metropollere birkaç saat uzaklıkta olması ile öne çıkıyor. Balıkesir olarak bu potansiyeli değerlendirmemiz lazım. Ben Balıkesir’in geleceğinin bir ağır sanayi kenti ya da tarıma dayalı bir sanayileşmeden daha çok şehrin günümüzde en önemli katma değeri yaratan nitelikli beyaz yakaların çalışmayı ve yaşamayı seçecekleri bir kente dönüşmesinde  yattığını düşünüyorum

Peki bu nasıl olacak ? : Balıkesir’de devletin böyle bir vizyonu olması lazım, sonrasında Belediye’nin bunu destekleyici adımlar atması lazım. Teknokent güzel bir adımdı ancak henüz istediğimiz düzeyde değil. Türkiye’nin hatta dünyanın hizmet sektöründeki büyük firmaları Balıkesir’de büyük kampüsler kurabilirler. Daha sakin ve dingin bir yaşam isteyen genç çalışanlara Balıkesir cazip gelebilir. Şehrimizde en son açılan çağrı merkezini düşünün, onun tarzında büyük katmadeğerli işler yapan yazılım firmalarının, teknoloji ve mühendislik birimlerini bu şehre taşıdığını düşünün. Şehrimize büyük bir beyaz yaka akışı olur. Çünkü beyaz yaka yeni kuşaklarda doğal yaşamın önemini ve kendine zaman ayırmanın değerini biliyor. Böyle bir şeyi nerede sağlayabilir , saatlerce trafikte kaybolduğu İstanbul’da mı ? En uygun yer Balıkesir, bakın bu bir fırsattır. İzmir’e de İstanbul’a da Bursa’ya da yakınız, bu merkezler Türkiye’yi taşıyan merkezler. Bizim avantajımız ne . henüz bozulmamış doğamız, şehirden 20 dakika uzaklıkta el değmemiş bir doğa başlıyor, burada orman var, dağ var, göl var akarsu var, henüz otantikliğini koruyan köyler var, ticarileşmemiş organik gıda var,köy pazarları var, güvenle çocuklarınızı yetiştirebileceğiniz yaşam alanları var.

Eksiğimiz ne ?: En önemli eksiğimiz Balıkesir’in reklamı. Ancak ben Balıkesir’in zeytinyağı ve höşmerim tanıtımıyla bunu sağlayabileceğini düşünmüyorum. Bizim Balıkesir’de “nasıl bir hayat” ın reklamını yapmamız lazım. Bunu yaparken ev değil yaşam stili satan büyük emlak projelerinin reklamcısı mantığıyla düşünmeliyiz. Balıkesir’de daha nitelikli bir yaşama davet edebiliriz Türkiye’nin en kalifiye işgücünü. Eksiğimiz nitelikli beyaz yakayı buraya çekebilecek markalar, kaliteli eğitim kurumları, tıp merkezleri, oteller, restaurantlar, eğlence alanları. Bu kişilerin burada yaşamaya karar vermesi için çocukları ve aileleri için bu imkanları bulmaları gerekiyor. Belediyenin ve diğer kent paydaşlarının şehri bu yönde geliştirmeye odaklanması lazım diye düşünüyorum. Büyük teknoloji firmaları burada yatırım yapmaya ve beyaz yaka istihdamına teşvik edilebilir. Özellikle yüksek teknoloji alanında çalışan beyaz yakalar iyi kazanırlar, bu kişileri Balıkesir’e çekmek şehrin sosyo- ekonomik hayatını çok olumlu etkiler. Bu işten herkes kazanır. Şehrin çehresi değişir. Tabi bunların olması için elimizi çabuk tutmak lazım. Balıkesir saydığım bu özellikleri kaybetmeden dönüşmeli, Balıkesir sakin ve doğal bir şehir henüz ve bu şehir Türkiye’nin en önemli merkezlerinin tam ortasında yer alıyor. O merkezlere benzemeye çalışmak yerine onlar için alternatif bir çekim merkezi olmaya odaklanmalıyız. Balıkesir bunu başarırsa Türkiye’de konumu değişir ve kendisini geleceğe taşır emin olun.

 

 

BALIKESİR SOSYAL HAYAT ANLAMINDA ÇOK YETERSİZ KALIYOR

Altuğ Ekinil- İŞBİR Sentetik Dokuma IK Direktörü :

“Eğer Balıkesir’e beyaz yaka göçü istiyorsak tüm bileşenler olarak, yerel yönetimler, sivil toplum kurumları, sanayiciler, esnafları alt yapıyı hazırlamamız gerekir. Okuluyla, hastanesi ile, kafesi, Restaurantı, sosyal yaşam alanları ile, yoluyla hazır olmamız gerekiyor.”

Balıkesir kent merkezi olarak iş alanı anlamında nerelerde büyümek istediğine karar verip, buralar için meslek liseleri ve üniversite ile ortak çalışmalar yapmalı. Şu andaki meslek liseleri ve üniversite Balıkesir’in ihtiyacına cevap vermemektedir. Balıkesir sanayisi mavi yaka ve beyaz yaka personel bulmakta çok fazla zorlanmaktadır. BATO, BSO, BAÜN, Milli Eğitim Müdürlüğü, İŞKUR, Yerel Yönetim, BALİP  ortaklığında bir istihdam haritası çıkartılmalıdır.

Balıkesir merkezi çok az göç alan, hatta çok fazla beyin göçüne maruz kalan bir yerdir. (üniversiteyi dışarıda okuyanların büyük çoğunluğu tekrar şehrine dönmüyor.) Karesi ilçesi Türkiye’nin en yaşlı ilçesidir. Eğer Balıkesir’e beyaz yaka göçü istiyorsak tüm bileşenler olarak, yerel yönetimler, sivil toplum kurumları, sanayiciler, esnafları alt yapıyı hazırlamamız gerekir. Okuluyla, hastanesi ile, kafesi, restaurantı, sosyal yaşam alanları ile, yoluyla hazır olmamız gerekiyor.

Balıkesir sosyal hayat anlamında çok yetersiz bir seviyededir. Sinema, tiyatro, konser, sergi, sosyal yaşam alanlarına ihtiyaç vardır.

Dışarıdan Balıkesir’e gelen insanların Balıkesir’i tanıtacağımız “körfez bölgeleri dışında” birşey bulamıyoruz. Gerek gastronomi, gerekse tarihi yapı, gezilerek göstereceğimiz ve insanların aklında kalacak şeyler anlamında çok eksiğimiz vardır. Dışarıdan gelen misafirlerimiz, bize burayı hatırlatacak bir yemek yedirin, bizi nereyi gezdireceksiniz sorularını yanıtlayamıyoruz.

Balıkesir dışarıdan sadece yaz turizm merkezi olarak biliniyor. Merkez anlamında bilinirliliği neredeyse hiç yoktur. Bu konuda çalışmalar yapılmalıdır.

 

 

BALIKESİR GELİŞİM AÇISINDAN BAKİR BİR PAZAR

Ayhan Lafçi – BANVİT İnsan Kaynakları Müdürü :

“Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan “İllerde Yaşam Endeksi Değerleri” araştırması iller açısından son derece çarpıcı sonuçları ortaya koyuyor. Genel sıralamada 7nci sırada kendine yer bulan Balıkesir için de, alt detaylara baktığımda gelişime açık bir çok alan karşımıza çıkıyor. Konut olanakları sıralamasında 27nci sırada olan Balıkesir, Sağlık koşullarında daha da gerilerde 33ncü sırada bulunuyor. Yine Güvenlik konusunda Balıkesir 35’nci sıralara gerilerken, çok çok önemli bir veri olan Sivil Katılım (yani sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetim kararlarına katılımı) konusunda ise 36’ncı sırada yer buluyor. Hal böyle olunca da Çalışma Hayatı sıralamasındaki yerinin 24’ncü sıralara gerilemesi şaşırtıcı olmuyor”

Balıkesir’de yaşayan bir vatandaş olarak burada yaşamanın hazzını en yüksek seviyede hissettiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Lakin bir meslek mensubu olarak daha iyi seviyelere sahip olmayı beklemiyor da değilim. Halk arasında Beyaz Yakalı olarak tabir edilen, daha net bir ifade ile iş hayatının seyrine ve idaresine yön veren, böylece ekonominin önemli dinamiklerinden birini oluşturan bir kesimin mensubu olmaktan bahsediyorum.

Işgücünün nicelikten niteliğe evrildiği, bedene dayalı işlerinin yerini artık yavaş yavaş bilgiye dayalı işlere bıraktığı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Bundan 10 yıl öncesine kadar ülkemizde teksil sektörüne başkentlik yapan komşumuz Bursa’da artık tekstil fabrikaları küçülmeye ve kapanmaya başladı. Çünkü salt beden gücüne dayalı işler pazarda artık kendine yer bulamıyor. Bursa bu durumdan ekonomik ve sosyal anlamda çok etkilendi.

Balıkesir için şu anda sektörel açıdan hakim bir pazardan bahsedemesek de bu durum aslında bir zayıflıktan ziyade bir fırsat alanı olarak değerlendirilmeli. Çünkü Balıkesir ekonomi ve sanayi gelişimi açısından bakir bir pazar olmakla birlikte bulunduğu stratejik konumu ve doğal zenginlikleri ile güçlü potansiyele sahip bir şehir. Yerel yöneticilerimizin bu fırsat alanını iyi ele alarak, Beyaz Yakalı diye tabir edilen katma değeri yüksek bilgi işlerinde çalışabilecek insanlar için bir yaşam alanı oluşturmaya başlamaları gerekiyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan “İllerde Yaşam Endeksi Değerleri” araştırması iller açısından son derece çarpıcı sonuçları ortaya koyuyor. Genel sıralamada 7nci sırada kendine yer bulan Balıkesir için de, alt detaylara baktığımda gelişime açık bir çok alan karşımıza çıkıyor. Konut olanakları sıralamasında 27’nci sırada olan Balıkesir, Sağlık koşullarında daha da gerilerde 33ncü sırada bulunuyor. Yine Güvenlik konusunda Balıkesir 35’nci sıralara gerilerken, çok çok önemli bir veri olan Sivil Katılım (yani sivil toplum kuruluşlarının yerel yönetim kararlarına katılımı) konusunda ise 36ncı sırada yer buluyor. Hal böyle olunca da Çalışma Hayatı sıralamasındaki yerinin 24’ncü sıralara gerilemesi şaşırtıcı olmuyor.

Yerel yöneticilerimizin elbette Altyapı, Sosyal Yaşam ve benzeri konularda birçok öncelikli gündemi olduğunu biliyorum ve Balıkesir’in gelişimi için gece gündüz demeden ekipleri ile canla başla çalıştıklarını yerel gazetelerden takip ediyorum. Sadece önerim şu olacak ki, yerel ve yabancı sanayicileri Balıkesir’e davet ederek, ilin sanayi alanlarında bilgiye dayalı, çevreci, katma değeri yüksek işler yapacak şirketler kurulmasını teşvik etmeleri.

Bununla birlikte Üniversite – Sanayi – İnsan Kaynakları profesyonellerinin dahil olacağı bir işbirliği platformunun oluşturulması ve ülkemizin menfaati için çalışan sivil toplum kuruluşlarına yerel yöneticilerimiz tarafından destekler verilmesi ve gerekli durumlarda himayelerin sağlanması Balıkesir’in geleceği için yine önemli katma değer adımlarından olacaktır.

 

 

DOĞAL KAYNAKLARI VE ÇEVREYİ KORUYARAK GELİŞELİM

Erol Yıldız – Ekosinerji İnsan Kaynakları Müdürü :

“Biliyorsunuz ki şehrimiz sanayi, endüstri, tarım, hayvancılık, turizm ve maden bölgesi gibi özelliklere sahip güzide bir şehirdir, bir sektörü zenginleştirip diğer sektörlere önem vermezsek cazibe merkezi olmaktan çıkarız, kanaatimce tüm bu alanlarda gelişmek için yönetim mercilerimiz iyi bir planlamayla ve her sektöre vereceği destek ile her alanda gelişim göstermeyi başaracaktır.”

Gerek konumu, gerek coğrafyası, gerekse sıcak kanlı, misafirperver insanların yaşadığı, benimde huzur ve mutluluk ile yaşadığım, gelecekte çok daha değerli ve huzurlu bir şehir olacağına inandığım, Ülkemizin en fazla köye sahip 6. İli olup, bugün 900’ün üzerinde köyü olan, Karesi Beyliğinden bugünlere gelmiş BALIKESİR.

Tabi her zaman her konuda mükemmel olamayız ama mükemmel olmanın azmi ve çabası içimizde her daim bulunduğu sürece daha iyisinin olmaması için bir neden yoktur. İnanıyorum ki son 5 yılda şehrimize yapılan yatırımlar ile şehrimizin ne kadar önemli olduğu ve her geçen gün gelişmeye devam ettiği hususunda her kesim, her insan hem fikir olmuştur. Ancak bu gelişim esnasında doğal kaynaklarımızı ve çevremizi korumak gerektiği inancındayım. Biliyorsunuz ki şehrimiz sanayi, endüstri, tarım, hayvancılık, turizm ve maden bölgesi gibi özelliklere sahip güzide bir şehirdir, bir sektörü zenginleştirip diğer sektörlere önem vermezsek cazibe merkezi olmaktan çıkarız, kanaatimce tüm bu alanlarda gelişmek için yönetim mercilerimiz iyi bir planlamayla ve her sektöre vereceği destek ile her alanda gelişim göstermeyi başaracaktır.

Ne bekliyoruz?

– Çocuklarımızın kaliteli bir eğitim alması,

– Daha iyi sağlık hizmeti,

– Her yere rahat ulaşım,

– Sosyal imkanların arttırılması,

– Tehlikelere karşı koruyacak güvenlik sistemi,

Biz ne yapacağız?

Her ne iş yapıyor isek, sadece kendimiz ile yarışarak yaptığımız işin en iyisini yapacağız. Okuyacağız, araştıracağız ve çalışacağız….

 

 

Şirin Yarış MARMARALI – YARIŞ KABİN İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi :

“Balıkesir ayrıca tam geçiş noktası olan bir şehir olması sebebiyle de çok önemli ve stratejik bir konumda . Körfeze de yakınlığı sebebiyle son dönemlerde çok tercih edilen istihdam sağlayan şehirler arasında ilk sıralarda.”

 Balıkesir, büyükşehir olması ile birlikte çok gelişim gösteren bir şehir. Bu gelişimin paralelinde de kalifiye çalışan ve kaliteli yetişen gençlere birçok fırsat doğuran noktada çok ön planda olan bir şehir. Özellikle firmamızı örnek göstermem gerekirse bizler gençlere şans veren, organizasyonel gelişimimizle de genç arkadaşlarımızın kariyer planlarına, yükselmelerine gelişimlerine  destek vermeyi seven bir firmayız.

Balıkesir ayrıca tam geçiş noktası olan bir şehir olması sebebiyle de çok önemli ve stratejik bir konumda . Körfeze de yakınlığı sebebiyle son dönemlerde çok tercih edilen istihdam sağlayan şehirler arasında ilk sıralarda. Şu anda da Balıkesir Organize Sanayi yeni arsa tahsisleri sağlamakta ve yeni kurulacak olan firmalar ile kaliteli istihdamın daha da artacağı ,  bilinçli yetişen gençlerimize fırsat verilebileceği düşüncesindeyim.

Bizler kalifiye beyaz yakalılar yetiştirmek, gençlerimizi geliştirmek için hep birlikte işbirliği içerisinde hareket ederek, gençlerimize şans vererek, daha verimli, kaliteli gelişimlere ve istihdamlara fayda sağlamaya hazırız.

 

 

YATIRIM VE GELİŞİMİN MERKEZİ OLABİLİRİZ

Umut Adil Aksoy – EĞİNLİOĞLU ZİNCİR İnsan Kaynakları Sorumlusu:

“Şehrimizin yıllardır olduğu şekliyle diğer gelişmiş büyük şehirler arasındaki  köprü konumundan çıkıp yatırımın merkezi, gelişimin merkezi olması gerekmektedir.”

TÜİK tarafından yapılan araştırmada yaş ortalaması en yüksek ortanca yaş değerine sahip iller sıralamasında Sinop’dan sonra Balıkesir ile Kastamonu birlikte gelmektedir. Günümüzde genç nesillerin geleceği için önemli etkenlerde eğitim hayatı süresinde aynı zamanda iş hayatına da zemin hazırlamak, eğitim ve öğretimini tamamlarken bundan sonrası içinde arayış içinde olabileceği ve aynı zamanda da bu sıkıntılı süreçte sosyal hayatında da etkili olabilecek imkanları olan şehirleri tercih etmektedir. Aslında Balıkesir bu imkanlara cevap verebilecek bir şehir konumundadır. Son zamanlardaki gelişmeler şehrin gelişimine önemli katkılar sağlamaktadır. Üniversitelerimizde açılan yeni bölümler, iş imkanlarının artması ve büyük firmaların yatırımların yapılması, şehrimizde yapılan sosyal aktivite alanları ve etkinlikler olumlu gelişmeler olmuştur. Bu gelişmenin devam etmesi için şehrin yönetim, eğitim, siyasi ve işveren konumunda ileri gelenlerinin birbirleri ile bağlantılı şekilde ihtiyaçlara ve gelişime göre hareket edebilmelidir. Son zamanlarda Balıkesir Üniversitesinin uyguladığı Balıkesir de bulunan işveren ve firmalar ile bağlantılı olarak öğrencilerine eğitim hayatından sonra da iş hayatına da katılmalarında yardımcı olmak adına güzel bir uygulama içerisindedir. Bağlı olduğum Balıkesir İnsan Kaynakları Platformu (BALİP) Türk Eğitim Vakfı (TEV) ile birlikte Askıda Kariyer Projesi ile şehrimizin ileri gelenlerinin desteği ile birlikte gençlere hem maddi hem manevi destek vererek tecrübelerini aktarabilecektir. Biz de bu proje ile şehrimizin gelişmesi gayreti içerisindeyiz. Bu ve bunun gibi projelerin desteklenerek devam etmesi şehrimizin gelişmesi için önemlidir. Şehrimizin yıllardır olduğu şekliyle diğer gelişmiş büyük şehirler arasındaki  köprü konumundan çıkıp yatırımın merkezi, gelişimin merkezi olması gerekmektedir Şehrimizin gelişimi için ilçelerinde yeterli yatırım ve desteği görmesi gerekmektedir. Tüm ilçeler bulundukları konum, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, doğa güzellikleri ile bu gelişimde turizm ve sanayi alanlarında önemli değerlere sahiptir. Önemli olan bu değerlerin işlenmesi ve gereken değeri görmesidir. Bu destekte yerel yönetimlere devlet desteği sağlanması, yatırımların şehrimizde artması için ise yerel yöneticilerin ve şehrin önde gelenlerin şehrimizin ülke çapında adını duyurabilecek reklamını yapması ve bu girişimleri desteklemesi ile olur.

 

 

SANAYİ GELİŞİMİ ŞEHİRDEKİ GÖÇÜN ÖNÜNE GEÇER

Turgay NAZLIMOĞLU – YERSA İnsan Kaynakları Müdürü :

“Unutmayalım ki, şehrimizde sanayinin gelişmesi demek, eğitim seviyesinin ve yaşam kalitesinin artması demektir. Diğer büyükşehirlere göçün de önüne geçebilmeyi mümkün kılar sanayinin gelişmesi.”

Tarihi şehir Balıkesir’de yaşayan bir birey olarak kendimi şanslı hissettiğim gibi, Kuvayi Milliye Şehrinde yaşayan her kesimin de şanslı olduğunu düşünüyorum. Bölge olarak da, şanslı bir şehirdir Balıkesir; hem Ege Denizi, hem de Marmara Denizini gören nadir şehirlerdendir. Öyle ki, şehrimizin bulunduğu konumdan ve tarımsal alanlarından dolayı da diğer şehirleri tarım ve hayvancılık konusunda besleyen bir şehirdir. Son 10 yılda sanayi olarak yavaş geliştiği ama daha da gelişime açık olduğu ortadır, fakat yerel yönetimlerin ve STK’ların içinde bulunduğumuz bu iletişim çağında şehrimizi ön planda tutacak, turizme, sanayiye, tarıma, hayvancılığa dayalı güzel tanıtımlar yaparak ses getirecek bir reklama ihtiyacı olduğu da aşikardır. Bilindiği üzere sahillerimize yerli ve yabancı turistlerin tatil dönemlerinde akın ettiği herkes tarafından görülmekte, bu tatil dönemlerin de her kesimden vatandaş gelmektedir, bu sahil bölgelerimizde Balıkesir’imizi tanıtacak, yatırımcıların ve diğer çalışanları cazip kılacak, hafızalara kazınacak reklamlarla başlayabilir; diğer taraftan da ulusal anlamda reklam çalışmaları yapılarak katkı sağlanacağını düşünüyorum.

Şehrimiz sadece yukarıda bahsettiklerimin dışında ayrıca Madenler konusunda da şanslı olduğunu da unutmamak lazım, örnek en önemli olan dünyaca ünlü BOR madeni, bununla da yola çıkılarak, bu madenin şehrimiz de işlenmesi konusunda sanayi kuruluşlarının davetiyle bir başlangıç yapılması mümkün olacağını düşünüyorum. Eğer ki, bunu başarabilirsek, daha sonrasında diğer madenlerin işleneceği sanayi kuruluşları da arkasından memleketimize yatırımlara başlayacağı düşüncesindeyim. Sadece madene dayalı sanayi değil tabi ki, tarım ve hayvancılığa dayalı sanayi kuruluşlarında yatırımı için de çalışmalar yapılmasında fayda vardır. Öyle ki, TCDD tarafından kurulan Lojistik Köy ile limanlara ulaşımının kolay olması da ayrı bir değer katmaktadır.

Unutmayalım ki, şehrimizde sanayinin gelişmesi demek, eğitim seviyesinin ve yaşam kalitesinin artması demektir. Diğer büyükşehirlere göçün de önüne geçebilmeyi mümkün kılar sanayinin gelişmesi. Yalnızken çok az şey başarabilir, birlikte çok şey başarabiliriz; düşüncesiyle Yerel Yönetimlerin, STK’ların ve de bizlerin taşın altına elimizi koymamız, tanıtım için ortak noktada buluşup, faaliyete geçmemizin şehrimize çok büyük bir fayda sağlayacağı düşüncesindeyim.

 

 

GELİŞİMDEN KASIT AVM’LER, OTOMOBİLLER, BİNALAR OLMAMALI

Yakup Kadir Balkan – YARIŞ KABİN A.Ş Finans Müdürü

 “Balıkesir’in Türkiye’nin değil, dünyanın tarım merkezi olmasını hayal etmek ütopya mı, yoksa imkânsız denilenler hayal etmekle mi başlar? Neden bir yabancı sanayicinin şehrimizde 5.000 kişiye iş imkânı sağlayacak bir fabrika açmasını bekliyoruz yıllardır? Neden o yabancı sanayinin bizim ürettiğimizi alan müşteri olabileceğini hayal etmiyoruz?”

2008 yılındaki Cannes film festivalinde “En iyi yönetmen” ödülünü alan Nuri Bilge Ceylan ödül konuşmasında “Bu ödülü birisine adamak istiyorum: tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme” demişti. İşte şimdi bu konuşma geldi aklıma, konumuz Balıkesir, içimden mırıldandığım söz ise “Ah tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel memleketim…” Kısa ve öz bir cümle ile soluğu kesip suskun düşüncelere sevk edebilen Nuri Bilge Ceylan yeteneği bende olsaydı, bu sözü üniversite sebebi ile memleketim Balıkesir’den ayrıldığım ve “bir daha geri dönmem” dediğim 1993-1994 yıllarında ben söylemiş olurdum. Neden mi? Ben üniversiteye gitmeden kısa bir süre önce yapılan 1991 genel seçimlerinde Balıkesir’den çıkacak 7 milletvekili de aynı partiden seçilmiş yani tulum yapılmış, taraflı tarafsız herkesin “artık Balıkesir gelişir, değişir” yorumlarına sebep olmuş, bu beklentiye girilmişti. Büyüklerimin bu yorumlarından elbette ben de ümitlenmiştim. Fakat beklenen olmadı, koca köy derlerdi Balıkesir’e, 1995 seçimlerinde siyasi adaylar yine oy isterken de koca köydü hala benim yalnız ve güzel memleketim.

Bursa ve İzmir gibi metropollere 2 saatlik uzaklığımızın (ya da yakınlığımızın) dezavantajları ile avantajları arasındaki gelgitlerimize benzer, bu şehri sevmelerimiz ile usanmalarımız arasındaki gelgitler. Hem metropol olmayı istememek çünkü onun da bir yükü var, bozulması var, hem de metropolün imkanlarını istemek, pasta yiyeyim ama kalori almayayım gibi. Balıkesir halkı olarak en çok konuştuğumuz ve sonunda gelip tıkandığımız yer değil mi bu nokta? Oysa gelişmekten kastımız nüfusun, binaların, avmlerin, arabaların artışı değildi ki? Falanca marka mağaza açsın, futbol kulübü süper lige çıksın, hava alanım olsun, yapay nehrim aksın, tepemizden teleferikler geçsin de değildi. Neydi peki?

Hayal kuruyorum; Temiz bir nefes : Hava kirliliğinin olmadığı, balkonumuza çıktığımızda gerinerek çektiğimiz derin bir nefesin boğazımızı yakmadığı bir kent. Nasıl olabilir? Şehrin merkezinde dikine yapılaşma yerine, orta refüjü ağaçların dikili olduğu yollarla bağlanılan, az katlı geniş bahçeli yatay bir şehirleşme belki olabilir. İmar planları bu şekilde yenilenebilir. Zorunluluk getirilen geniş bahçelere ağaçlar ekilebilir, şehrin etrafındaki bozkır alanların ağaçlandırılması için kampanyalar hatta festivaller düzenlenebilir.

Yeşil Balıkesir hedefi konabilir. Doğal Gıda : Verimli toprak bizde, bol su bizde, güneş bizde. Birçok ülkenin yüzölçümünden büyük şehrimiz sadece Türkiye’nin değil, dünyanın tarım merkezi olmasını hayal etmek ütopya mı, yoksa imkânsız denilenler hayal etmekle mi başlar? Neden bir yabancı sanayicinin şehrimizde 5.000 kişiye iş imkânı sağlayacak bir fabrika açmasını bekliyoruz yıllardır? Neden o yabancı sanayinin bizim ürettiğimizi alan müşteri olabileceğini hayal etmiyoruz?

Güvenli Şehir : Ülkeler, şehirler, mahalleler, semtler ne kadar güvensiz olursa, olanağı olan iyi insanlar orayı terk eder. Önce semtler, sonra mahalleler, kentler ve en son ülkeler, iyi insanlar tarafından terk edildikçe güven ortamını bozanlara kalır. Suç oranı düşük, insanların kendini güvende hissettiği bir şehir olmakta mı zor?

Sosyalleşmek : Pandemi öncesindeki arefe günlerini bir düşünün. Renk renk dükkanlar, ışıklar, bayraklar, her yerde tatlı bir telaş, ailecek çıkılmış dışarı ve o alışveriş yapılmasa bile o bayramın sevincini hissetmek. Ne güzel değil mi? Peki neden sadece arife günleri ile sınırlandırıyoruz bu coşkuyu.

Birçok yabancı kentte olduğu gibi kentin kendine özel festivalleri, panayırları, bayramları olamaz mı? Renkleri, ışıkları, müzikleri, sıcaklığı, cazibesi ile eğlence turizmi halini alan kent festivali çok mu zor?

Derme çatma özensiz hazırlanmış, insanların içine coşku değil tedirginlik veren, siyasilerin açılış konuşmasını yapıp kaçtığı, kötü köftenin İskender kebap fiyatına kakalandığı onların da adlarının festival olduğu mevcutlardan bahsetmiyorum tabi ki. Bir şeyin en iyisi olmak: Peynir demeyin, et de demeyin, höşmerim mi yapmayın lütfen. Bir şeyin en iyisi olmak derken neden akla ilk gıda geliyor? Mesela ülkemizin en iyi haltercileri Balıkesir’den çıkar dedirtemez miyiz? Evet herkes de Naim yeteneği yok, halter tarihinde Naim gibisi de yok, fakat halter sporu devam ediyor. Acaba Naim Bulgaristan’da değil de Türkiye’de olsa ne olurdu? Yine Naim gururumuz mu olurdu? İşin özü yetenek çok büyük bir ayrıcalık, o yeteneğin çıkartılması bazen tesadüf, çoğu zaman mucize. Ancak yetenek olsa bile çalışmadan hiçbir şey olmaz. İşte biz de o çalışmanın yapılacağı yetenekli olanların dünyaya açılacağı, yeteneği olmayıp çok çalışanların kapasitelerinin sınırlarını zorlayarak ulaşabilecekleri en iyi noktaya gelecekleri, yani insanları herhangi bir konuda “en iyi yetiştiren bir merkez” olamaz mıyız? Eğitim alanlarımızı, tesisleri, hocaları en iyilerden oluşturup teknolojiden faydalanıp en iyiyi çıkartamaz mıyız? Girdi ne kadar kaliteli olursa çıktının kaliteli olma şansı o kadar artar. Girdinin en iyi olduğu yer olamaz mıyız?

Daha birçok madde koyabiliriz tabi ama burada bırakmak istiyorum. Güvenli, temiz, yeşil, çağdaş ve sosyal bir kent olduğumuzda yetkin insanlar, örneğin mesleğinde çok iyi doktorlar buradaki mecburi görevlerinden kaçmaya çalışmayacaklar ve sağlık hizmetleri gelişecek, bir sanatçı (tiyatrocu, müzisyen, ressam vb..) belki emekliliğini burada geçirmek isteyecek ve kent insanı onun öğretilerinden faydalanacak, nitelikli insanların gelmemek için öne sürdükleri Balıkesir’in olanak kısıtları ortadan kalktığında nitelikli çalışan açığımız giderilecek ve daha iyi işler çıkacak…gibi gibi bir çok şey. Son sözüm; hiçbir şeyi yapamasak bile bir şeyi en iyi biz yapmalıyız.

 

 

YETİŞMİŞ İNSAN GÜCÜNÜ ŞEHİRDE TUTMAK GEREKİYOR

Hakan Özdemir – KASTAMONU Entegre İnsan Kaynakları Müdürü :

Balıkesir de yetişmiş insan gücü vardır ancak bu insan gücünün önemli bir kısmı  önceki yıllarda diğer gelişmiş sanayi şehirlerine gittiğinden dolayı şehir ekonomisine doğrudan bir  katkı sunamamaktadır.

Balıkesir yıldızı parlamakta olan bir şehirdir. Tarım, hayvancılık, sanayi, turizm-kültür, madencilik, eğitim kurumları /üniversiteler  alanlarında gelişmiş ve gelişmeye devam eden bir şehirdir. Üretken ve dinamik  bir şehirdir.

Coğrafi konum itibarıyla lojistik konularda da avantajlıdır. Özellikle büyük şehirleri bağlayan bir noktada olması karayolu ağı, demiryolu,  limanlar, havalimanlarının olması avantajlarıdır.

Balıkesir de yetişmiş insan gücü vardır ancak bu insan gücünün önemli bir kısmı  önceki yıllarda diğer gelişmiş sanayi şehirlerine gittiğinden dolayı şehir ekonomisine doğrudan bir  katkı sunamamaktadır.

Aslında artık Balıkesir’in vasıflı işgücünün başka bölgelere gitmeden şehirde kalmasını sağlayabilecek bir sanayi gelişimi mevcuttur. Bu konuda yetişmiş insan / işgücünün şehirde  kalmasını  teşvik edici, cazip kılıcı çalışmalar yapılmalıdır.

Şehrin ilçelerinde doğal güzellikler, yeşili, sahili, ormanı .. zaten mevcuttur. Ancak il merkezinde sanayi gelişmekte olmakla beraber bazı eksiklikler mevcuttur. Bu konularda çalışma yapmak gereklidir.

Öncelikle şehir merkezinde yeşil alan ve orman yetersizdir. Park bahçe gezi alanı yeterli değildir . Konaklama ile ilgili otelcilik gelişime açıktır. Araç park yeri sorunu vardır. Metro eksikliği vardır. Organize sanayi bölgesine şehirden ulaşım için yol ve trafik problemi vardır. Yolun genişletilmesi ve trafiğin rahatlatılması elzemdir.

Bunun yanında alternatif ulaşım olarak metro –ring sistemi ,şehir-OSB arasında, şehir-üniversite arasında tesis edilmelidir.

Ekonomi ve sanayinin gelişmesiyle birlikte yaşanabilir, cazibe merkezi ve yetişmiş insan gücünü çekecek alanlar yaratılması elzemdir.

İşgücünün doğru yönetilmesi, yönlendirilmesi ve istihdama katkı anlamında , firmaların stratejik iş ortakları olan İK yöneticilerinin  BALİP çatısı altında yürüttüğü başarılı faaliyetler örneklerini de arttırmak gereklidir diye düşünüyorum.

 

 

Güzin Taşkın Karaman- İnsan Kaynakları Müdürü

 “Marmara Bölgesi’nde yer alan Balıkesir bu anlamda hem İstanbul, Bursa gibi şehirlere yakınlığı hem de doğal yaşam alanlarına ulaşım konusunda büyük şehirlerde yaşamak istemeyen ve ekonominin can damarı olan işletmelerin başarılarında çok büyük öneme sahip kalifiye beyaz yakalıların tercih sebebi olmaya aday.”

Son yıllarda büyük şehirlerden başta trafik problemleri, hava kirliliği ve kalabalık yaşam alanları sebebiyle daha küçük ancak benzer iş imkanlarına sahip şehirlere yerleşme ve yaşama isteği artarak devam ediyor. Marmara Bölgesi’nde yer alan Balıkesir bu anlamda hem İstanbul, Bursa gibi şehirlere yakınlığı hem de doğal yaşam alanlarına ulaşım konusunda büyük şehirlerde yaşamak istemeyen ve ekonominin can damarı olan işletmelerin başarılarında çok büyük öneme sahip kalifiye beyaz yakalıların tercih sebebi olmaya aday.

Balıkesir’in en güzel ilçelerinden biri olan Bandırma’da uzun süredir hem yaşıyor hem de çalışıyor olmamın en büyük nedeni büyükşehirlerden birinde de çalışıyor olsam benzer seviyede iyi bir şirkette çalışma imkanı bulmam olduğunu , bununla birlikte büyükşehirde çalışan kişilerin karşılaştıkları trafik sorunları ile karşılaşmıyor ve zamanımı daha verimli kullanarak yaşam kalitemi artırdığıma inanıyorum. Bir İnsan Kaynakları profesyoneli olarak son dönemde yaptığımız işe alımlarda da İstanbul’dan göçün arttığını ve fırsat yaratıldığında güney Marmara bölgesine yerleşme ve yaşamadaki artış taleplerini görmekteyiz.

Balıkesir’i daha çekici hale getirmek ve sürdürülebilir kılmanın yolu sadece bu şehrin doğal yapısını korumak ile değil yeni jenerasyonun özel hayat ve iş dengesini koruyacak şekilde iyi iş imkanlarını sağlanması bunun da bölgeye hem yerli hem de yabancı sermayenin gelmesi için devletin yatırım teşvik oranları yüksek projeleri hayata geçirmesi ile mümkün olabileceğini düşünüyorum. Bununla birlikte bölgede iyi eğitim kurumlarının açılması, kültür ve spor faaliyetlerin yapılabilmesi için tiyatrolar, sinema salonları ve spor merkezlerinin tasarlanması ve buranın bir yaşam alanı haline getirilmesi hedeflenmelidir.

Sanayi Kuruluşları, Sanayii ve Ticaret Odaları ve Üniversitelerin birlikte yürütecekleri projeler ile Balıkesir’i hep birlikte daha da öne çıkarabiliriz.

 

 

Gamze Uzun – EKOSİNERJİ İnsan Kaynakları Uzmanı

 “Cazip nokta haline gelen Balıkesir de yaşam şartlarının, sosyal olanakların, eğitim olanaklarının arttırılarak donanımlı beyaz yaka personellerin ilimizi tercih etmeleri sağlanabilir.”

Stratejik konumu gereği İstanbul, Bursa, İzmir gibi metropol kentlere en fazla 2 – 3 saat uzaklıkta olan ilimiz, son yıllarda çok daha fazla hissedilen tükenmişlik için, iyi bir kaçış noktası, yaşama tutunma merkezi olabilir. Peki ama nasıl?

Son yıllarda birçok yatırımcı için cazip olan Balıkesir ilimizde yeni fabrikalar açılarak iş alanları oluşturulmaktadır. Birçok firma beraberinde “Beyaz Yaka” diye adlandırdığımız daha çok zihinsel gücüyle, masa başında çalışan, yönetici pozisyonuna kadar geniş bir grubu kapsayan işlerde yer alan, idari ve araştırma geliştirme işlerinde faaliyet gösteren çalışanlarını kaybetmek istememekle, beraberinde getirmektedir. Daha önce yolu Balıkesir den geçmiş olan çalışana böyle bir teklif sunulduğunda henüz doğası ve sakinliği bozulmamış ilimiz iyi bir fırsat olarak görülmüş olsa da, Balıkesir hakkında yeterli bilgiye tanıtıma sahip olmayan kişiler için tercih sebebi olmamıştır.

Cazip nokta haline gelen Balıkesir de yaşam şartlarının, sosyal olanakların, eğitim olanaklarının arttırılarak donanımlı beyaz yaka personellerin ilimizi tercih etmeleri sağlanabilir. Bu konunun önemine kısa bir örnekle değinmek istiyorum. Üst düzey yönetici pozisyonunda çalışan Beyaz Yaka bir arkadaşım İzmir ve Bursa gibi kalabalık büyük şehirlerde iş arayışı olduğunu belirttiği zaman, çalışmakta bulunduğu pozisyonu ve ücreti göz önünde bulundurarak neden böyle bir tercihte bulunduğunu kendisine sorduğum da, bu illerde çocuğunun eğitimi için çok daha fazla olanak olduğunu belirtmişti. Bu bağlamda Balıkesir de eğitim imkanlarının arttırılması ve gereken önemin verilmesi çalışanlarımızı ilimizde tutmak için önemli bir etkendir. Buna ek olarak sosyal faaliyetlerin arttırılması(tiyatro, sinema, konser, söyleşiler vb.) Sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi gibi hizmetlerin varlığı ilimizi tercih sebebi haline getirebilir.

 

 

Enis Oruç -A101 Mağazacılık Mali ve İdari İşler Müdürü :

“Metropollerde yaşayanların hayalinde neden hep daha küçük şehirlerde hatta bir sahil kasabasında olmak var? Büyük şehirlerde yaşamak bir zorunluluk mu?”

 Metropollerde yaşayanların hayalinde neden hep daha küçük şehirlerde hatta bir sahil kasabasında olmak var? Büyük şehirlerde yaşamak bir zorunluluk mu? Tam olarak cevap vermek zor. Her cevap da her zaman geçerli olmayabilir. Konuya küçük şehirlerden göç edenlerin penceresinden bakıldığında belki biraz daha konu berraklaşır. Cevapları sosyo-ekonomik koşullar başlığı altında genelleyebiliriz.

Bu başlığa geri dönmeden önce biraz ergonomiden bahsetmek yerinde olacaktır. Yeni bir araba aldığımızda koltuğun rahatlığını, taşınacağımız evin konumunu, giysilerimizin şıklığını önemseriz. Peki şehirlerin de bir ergonomisi yok mu yoksa coğrafya gerçekten de kader mi? Evet, şehirlerin mutlak bir ergonomisi var ve coğrafya kader olsaydı milyonlarca insan İstanbul’a yerleşmezdi.

Balıkesir ergonomi açısından ülkemizdeki birçok şehri geride bırakabilir durumda. Bu bakımdan metropollerde yaşayan insanların hayallerini süslüyor. Sosyo-ekonomik koşullar ise bu avantajı çoğu zaman kaybetmesine neden oluyor. Şehrimizden yükselen markaların birçoğu tarımsal üretime dayalı iş yapıyor. Emek yoğun işler, günümüzde çok çalışmanın karşılığında az kazanmanın ifadesi olmaktan öteye maalesef geçemiyor. Ayrıca bu işler nitelik gerektirmediğinden toplumsal ihtiyaçlarda ona göre şekillenip şehrin yapısını belirliyor. Bu yapıyı da değiştirecek yine insanın kendisi aslında. Beğenmediklerinden şikayet eden değil değiştirmeye çalışan insanların.

Atanmış ve seçilmiş kişilerin desteği doğru girişimcilerin elinde olağanüstü fırsatlara dönüşecektir. Bir bu kadar daha önemli olan ise İnsan Kaynakları Yöneticilerinin yüksek nitelikli kişileri, her şeyiyle yaşamaya değer, bu şehre çekmesidir. Yükselen kişi profili şehrin ergonomisini coğrafi konumun sağladığının da ötesine geçirecektir. İhtiyaç olan sosyo-ekonomik koşulları çağın ötesine taşıyacak atılımların yapılması ve buna değer veren insanların aynı çatı altına toplanmasıdır.

 

 

Sümeyra Lostar- WILMONT OTEL Müdürü :

 “Artık bilindiği gibi bilişim sektörleri son yıllarda fazlası ile gelişme noktasında büyük bir ivme kazandı. Bu gibi yerinde hizmet verme zorunluluğu olmayan sektörlerin Balıkesir’i tercih etmeleri noktasında, belki de Balıkesir yöneticileri öncülük sağlamalılardır. Kaldı ki Balıkesir konum olarak avantajlı durumda iken, neden tercih edilmiyor olsun ki.”

Son 15 yılını Balıkesir’de öncesinde de İstanbul’da yaşamış, hala zaman zaman da ailevi ziyaretler sebebi ile İstanbul’a seyahatlerde bulunan birisi olarak Balıkesir’in hayat kalitesini artıran bir şehir olduğunu düşünüyorum. İstanbul bölgesel olarak ne yazık ki cazibesini kaybetmeye başlamış, zarara uğratılmış bir şehir olduğunu düşünüyorum. Gökyüzünü görmenin artık zorlaştığı, kalabalığın hat safhada olduğu bir şehir olmuş ve günlük yaşam kalitenize istemsizce zarar vermekte. Gününüzün önemli bir kısmını ne yazık ki trafikte harcamak zorunda kalarak geçiriyorsunuz. Bu durum bazen işlerini aksatmakta, bazen de tatil günlerinizi sizden çalmaktadır. Bu gibi sebepler Balıkesir gibi büyümekte olan şehirleri avantajlı hale getirmektedir.

Benim açımdan Balıkesir büyük şehir olmayı hak etmiş olsa da ne yazık ki büyük şehir olmakta zorlanan bir şehir. Verimli toprakları, geniş arazileri ile bugüne kadar çok fazla yatırımcıya ev sahipliği yapmış olması gerekirken, ne yazık ki yatırımcıya bu anlamda çok fazla kucak açılamamış. Topraklar, üzerlerindeki yapılarla, ürünlerle anlam kazanır ve var olurlar. Hiçbir işlem görmemiş topraklar nesli tükenen soylar gibidir. Bu nedenle yerel yönetimlerin, sanayi ve ticaret odaları gibi sorumluluk sahibi erklerin bu toprakların süre gelebilmesi için daha fazla dışa dönük olmalı, öz verili ve yapıcı düşünmeli, belki de yatırımcıyı çekebilmek için kolaylık sağlamaları gerektiğini düşünmekteyim. Artık bilindiği gibi bilişim sektörleri son yıllarda fazlası ile gelişme noktasında büyük bir ivme kazandı. Bu gibi yerinde hizmet verme zorunluluğu olmayan sektörlerin Balıkesir’i tercih etmeleri noktasında, belki de Balıkesir yöneticileri öncülük sağlamalılardır. Kaldı ki Balıkesir konum olarak avantajlı durumda iken, neden tercih edilmiyor olsun ki. Balıkesir hala halkının bazı ihtiyaçlarını karşılamakta da zorlanmaktadır. En önemli ihtiyaçlarımızdan başlıcası sağlık. Sağlık gibi önemli konuların çözümü için yakın şehirleri tercih etmek yerine Balıkesir’i bu konuda talep görür hale getirebilmek hem İstanbul gibi fazlasıyla bu konuda yoğun olan bir şehrin yükünü hafifletir ve belki de Balıkesir’i daha cazip hale getirebilir.

Balıkesir önemli bir turizm alanına da sahip olan bir şehir. Balıkesir’de yaşayanlar olarak pek çok şehrin sahip olamadığı ayrıcalığa sahibiz. İnsanların hafta sonunuzu anlık planlarla değerlendirme şansına sahip bir şehir. Bunun yanı sıra Balıkesir merkezininse en büyük ihtiyacı aynı cazibeye sahip olabilmek. Gerek çocukların gerekse yetişkinlerin günlerini değerlendirebilecekleri sosyal alanların çeşitliliğine ihtiyaç duymaktayız. Bugün Balıkesir’de yaşayan biri olarak yürüyüş yapmak için herhangi bir alana ihtiyaç duymadan, yaşadığımız mahallenin sokaklarında çocuklarımızla rahatça yürüyebiliyor, bisiklet sürebiliyor, çocuklarımızı kendi başlarına okullarına gönderebiliyor isek şanslı olduğumuzun farkında olmalıyız. Fakat gerekli gelişimi gösteremediğini de unutmamalı yeniliklere ve yeni yatırımlara açmalı tercih edilebilir hale getirilmelidir. Bugün Balıkesir’de Kocaeli ya da Manisa gibi kendinden söz ettirmeyi başarabilir

 

 

Zafer Mizan- BEST A.Ş IK ve Endüstriyel İlişkiler Yöneticisi :

“Kente gelecek insan kaynağının ve bununla birlikte üniversite öğrencilerinin ihtiyaç ve beklentilerini gözeterek, doğrudan doğruya kentte yaşayanların önceliklerini ve yaşam kalitesinin arttırılması sağlanabilir. Kamuya açık yeşil alanları çoğaltarak, demiryolu ile bölünmüş olan Balıkesir’de öncelikle kentin iki yakasını fiziksel ve sosyal anlamda bir araya getirecek projeler geliştirmeli, Balıkesir halkını yaya ve bisiklet gibi çevre sorunlarına duyarlı ulaşım türlerine yönlendirerek bu doğrultuda da kamusal bilinç yaratılabilmelidir.”

Balıkesir’in 2014 yılında Büyükşehir Belediyesi statüsünü kazanması sonrasında turizm merkezleri, bölge hastanesi, limanlar, havaalanı, alışveriş merkezi ve yeni konut yatırımlarıyla ilgili projeler yapılarak hayata geçirilmeye başlanmış ve bu süreçlerde önemli ölçüde yol alınmıştır. Marmara’nın parlayan yıldızı olma yolunda atılan bu adımlar ve önemli otoyol projelerinin merkezinde bulunması şehrimizi yaşamaya cazip hale getirmiştir.

Balıkesir olarak topluma daha iyi hizmet etmek amacıyla öncelikle teknolojik gelişimi hızlandırmayı amaçlamamız gerekiyor. Geleceğin teknolojilerine ev sahipliği yapacak olan Balıkesir için Teknokent Projesini bu yolda atılan önemli bir adım olarak görüyorum. Balıkesir’i teknolojik ve insan merkezli bir şehir haline getirebilmek amacıyla Üniversite-Sanayi-Devlet iş birliğinin şehir ekonomisine katkı sunacak hale dönüştürülmesi gerekiyor. Rekabetçiliğin en önemli unsuru şüphesiz yeni teknolojiler üretebilmektir. Günümüzde teknoloji geliştirmenin yolu üniversitelerde ve şirketlerde yürütülen çalışmalarla bilginin üretilmesi ve üretilen bilginin uygulamaya geçirilebilmesinden geçmektedir.

Bununla birlikte günümüzün çağdaş kentsel yenileme yaklaşımları çerçevesinde kentin kültürel varlıkları korunarak, fiziksel ve mekansal bozulmalar yeni projeler ve yatırımlarla iyileştirilebilir. Sosyal etkileşim potansiyelini artırabilmek üzere kenti doğru mekan ve işlevlerle donatmalı, kültürel aktivitelerin arttırılmasını teşvik etmeliyiz.

Kente gelecek insan kaynağının ve bununla birlikte üniversite öğrencilerinin ihtiyaç ve beklentilerini gözeterek, doğrudan doğruya kentte yaşayanların önceliklerini ve yaşam kalitesinin arttırılması sağlanabilir. Kamuya açık yeşil alanları çoğaltarak, demiryolu ile bölünmüş olan Balıkesir’de öncelikle kentin iki yakasını fiziksel ve sosyal anlamda bir araya getirecek projeler geliştirmeli, Balıkesir halkını yaya ve bisiklet gibi çevre sorunlarına duyarlı ulaşım türlerine yönlendirerek bu doğrultuda da kamusal bilinç yaratılabilmelidir. Ayrıca kıyı yerleşmelerinde doğa ve çevre tahribatını giderici önlemler alınması sağlanabilir. Tüm bu projelerin, katılımcı bir yaklaşımla yapılması durumunda şehrimizi ilerleyen süreçte daha çekici ve yaşamaya cazip hale getireceğini düşünüyorum.

 

 

Ebru Özbalkan- A101 Mağazacılık İnsan Kaynakları Şefi :

“Davet organizasyonları, kongre ve sempozyumların şehrimizin tanıtılması için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer bunu yapmayı başarabilirsek zincirde yer alan halkayı daha fazla kuvvetlendirip, işinde uzmanlaşmış beyaz yakalıları daha rahat bir şekilde Balıkesir’imize çekebiliriz. Dolayısıyla İstanbul ve sanayisi güçlü diğer şehirler gibi, Türkiye’ye ekonomik açıdan destek veren bir şehir olma yolunda ilerleyebiliriz.”

Balıkesir yıllar öncesinde bizim arzuladığımız sanayileşme ve ekonomik iyileşmeye çok rahat ulaşabilirdi. Bizler, bugün yıllar öncesinde yapılması gerekenleri beyaz yakalı misyonu olarak belirleyip vazife edinmiş bulunmaktayız.

Biliyorsunuz ki Balıkesir’imiz stratejik açıdan çok önemli bir konumda. Hiçbir şehir yoktur ki iki tane körfezi bir arada barındırsın… Çanakkale’den İzmir’e uzanan muhteşem kıyıları, Bursa ve Marmara Denizi ile İstanbul’a kolay ulaşımı, Kazdağları’ndan termallerine, kolonyasından zeytinine kadar bu coğrafyanın bilinmeyen tüm güzelliklerini, Bakanlıklar ve İş Adamları Dernekleri ile koordineli çalışarak tanıtılmasını sağlamamız gerekmektedir.

Baktığımızda bu bizim dünyaya açılabilecek ve şehrimize ışık tutacak kapımız. Balıkesir ekonomisi son birkaç yılda yeni yatırımlar ile OSB bünyesinde kuvvetlenmeye başlamıştır. Bu sayede, tekelleşme kabuğundan çıkıp bugün Türkiye ye mal olmuş birçok firmanın yatırımlarını Balıkesir’e yapmasına olanak sağlamıştır.

Sanayi Odası, Ticaret Odası, dernekler ile yerel yönetimlerin katkılarıyla daha fazla yatırımcıyı Balıkesir’e çekebilmek amaç olmalıdır. Davet organizasyonları, kongre ve sempozyumların şehrimizin tanıtılması için oldukça önemli olduğunu düşünüyorum. Eğer bunu yapmayı başarabilirsek zincirde yer alan halkayı daha fazla kuvvetlendirip, işinde uzmanlaşmış beyaz yakalıları daha rahat bir şekilde Balıkesir’imize çekebiliriz. Dolayısıyla İstanbul ve sanayisi güçlü diğer şehirler gibi, Türkiye’ye ekonomik açıdan destek veren bir şehir olma yolunda ilerleyebiliriz.

Bu coğrafyanın doğal yaşam kalitesi ve kültürünü bozmadan sosyo-ekonomik olarak ilerlemenin yolu, girişimci desteğinin sağlanması ve reklamımızın iyi yapılabilmesi için çekinmeden elimizi taşın altına koymaktan geçeceğine inanıyorum.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nisan 2021
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

Gazetemiz İHA abonesidir. Kaynağı haber ajansı olan haberlerimiz dışındaki haber gazetemiz özel haberleridir ve yayın hakları bize aittir. İzin almadan kullanmayınız. Köşe yazarlarının yazıları yazarlara aittir.