Birkaç ay öncesine kadar Yücel Yılmaz’a her Allah’ın günü manşetlerden giydiren kimi kalemşor, bugün ne değiştiyse, O’nun hem genel seçim için, hem de Belediyecilik çalışmalarını ballandıra ballandıra anlatıyorlar.

Manşetler süper!

Seçimden sonra iş değişir.. Sandıktan çıkacak sonucun kimin hanesine artı, kimin hanesine eksi yazılacağı ortaya çıktıktan sonra..

Kafaoğlu’na sırtını dayayan medyanın stratejisi belli olur.

24 Haziran çok şeylere gebe.

Sandık, erken seçim bile doğurabilir.

Yerel seçimlerin zamanından önce yapılacağına dair sayısız saptama yapılıyor.

Bu noktada, yerel siyasi aktörlerin hesaplaşması vizyona girecek.

 

***

YÜCEL YILMAZ, milletvekili adaylarından ve parti teşkilatından daha çok çalışıyor.

Bu kesin…

Neye göre kesin?

AK Partililerin tesbitlerine göre tabi.

Ne diyorlar?

“Çalışmıyoruz” diyorlar.

Milletvekili adaylarının bir ikisi hariç, lay lay lom yaptığını ileri sürüyorlar.

Organize bir çalışma olmadığından şikayet ediyorlar.

İl ve İlçe teşkilatlarının birbiriyle uyumsuz ve koordinasyondan uzak olduklarını vurguluyorlar.

Zaten en başından beri aday listesini benimsemediklerini her yerde anlatıyorlar.

Adayların ilçe ve köy çalışmalarında partililerin kuru kalabalık yaptığına dikkat çekiyorlar.

Kahvede konuşan milletvekili adayını, kahveyi dolduran partililer alkışlıyormuş hep.

Pek çok partilinin seçim çalışmalarına katılmadığını da ifade ediyorlar.

Dedikodu sarıp sarmalamış zaten AK Parti’yi.

Herkes, herkesin dedikodusunu yapıyor.

İl Başkanı Hasan Demiraslan, Karesi İlçe Başkanı Mesut Baytekin, eleştirilerin odağındaki iki isim.

Demiraslan, yeteneksizlikle itham ediliyor.

Baytekin için, “langadank konuşuyor” eleştirisi yapılıyor.

Bu yüzden Karesi bölgesindeki seçim çalışmalarına katılanlar, “inşallah gelmez” diye dua ediyormuş meselâ.

Ya Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu?

O’nun için, “iftar siyaseti yapıyor” diyorlar.

Herkese bir kulp uyduran partililerin, Yücel Yılmaz’dan sual açılınca söylediği şu oluyor: “Gerçekten çalışıyor.”

 

***

NEDEN çalışıyor?

Partisi kazansın diye elbette.

AK Partilileri sarıp sarmalayan umutsuzluğu dağıtma şansı var mı Yücel Yılmaz’ın?

Diyeceksiniz hemen, “AK Parti’de umutsuzluk mu var?”

Evet var.

“Cumhurbaşkanı seçiminde sıkıntımız yok ama, milletvekilliği kısmında işimiz zor” diyor pek çok AK Partili.

“Beş garanti, altıyı zorlarız” havasındakiler, kapalı kapılar ardında, “dördüncü vekilliği bile kaybedebiliriz” kaygısını dillendiriyorlar.

 

***

ŞU gerçeğin altını çizmek lazım.

AK Parti, Balıkesir’de organize bir çalışma yürütemiyor. Bu organizasyonsuzluk, bu heyecansızlık, sokaktaki adamın gözünden kaçmıyor.

Sokaktaki adam, giydirilmiş otobüslere, minibüslere, şarkılı türkülü konvoylara bakmıyor.

Ne mesaj veriyorlar?

Gerçekten samimi yaklaşımları var mı?

Bu işi yasak savmak maksatlı mı sürdürüyorlar?

Sokaktaki adam her şeyi görüyor.

Yoksulluğun hüküm sürdüğü mahallelere, vatandaş bir ömür çalışsa satın alamayacağı türden son model pahalı araçlarla giden zenginleşmiş partililerin, yöneticilerin kibirli halleri antipati yaratıyor.

Yücel Yılmaz’ın, seçim için  Karesi Belediyesi’ni seferber etmesinin çok anlamı yok bu yüzden.

Süreç, yerel seçim süreci olsa..

O çabanın karşılığını sandıkta misli misli alır ama..

Genel seçim sürecinde, en başta AK Partililerin yaşadığı umutsuzluğu umuda dönüştürme şansı yok.

 

***

YİNE DE, gündüz gece, mahalle mahalle, köy köy dolaşıp partisinin kazanç hanesine bir fazla oy kazandırmanın hesabında.

Bu arada, bilimsel çalışıyor diyebiliriz.

Örneğin İl Başkanlığı, somut veriler ve güncel konjonktüre dayanarak bilimsel analiz çalışmalarıyla durumu ortaya koyamıyor. Klasik seçim çalışması modundan çıkamıyor.

Yücel Yılmaz ne yapıyor?

Kendi bünyelerinde geliştirdikleri programlarla, geçmişin verileri ve bugünkü durumu karşılaştırarak sonuca ulaşmaya çalışıyor.

Bu iş için gece gündüz çalışan bir ekip var.

Yerel bazda anket çalışmaları yapılıyor meselâ.

Genel tablo ile yereldeki durum üzerinden bilimsel analizler yapılıyor.

Fakat parti teşkilatının bu verileri dikkate alma, analizleri değerlendirme ve ona göre strateji belirleme gibi bir kaygısı yok.

Neden yok?

Kimbilir, onlara göre “boş işlerdir” bunlar.

Herkesi kucaklayacağız” vaveylası kâfidir.. Öyle bilimsel çalışmalara falan gerek olmaz; iki şiir, iki tatlı cümleyle vatandaşı kafalamak mümkündür!..

 

***

YÜCEL YILMAZ’ın hem Belediyecilikte, hem seçim sürecindeki çabası, Ankara’nın gözünden kaçmıyor elbet.

Birileri, taa baştan beri Ankara’nın gözünden düşürmek için olanca enerjilerini bu plan program üzerine yoğunlaştırırken.. Yücel Yılmaz çoktan göze girmeyi başardı, sözü dinlenen, çabası taktir gören, desteklenen, ödüllendirilen bir siyasi kimlik kazandı.

Erken  ya da zamanında yapılacak bir yerel seçimde, Yücel Yılmaz’ın Büyükşehir için aday gösterilebilecekler listesinin en başında olacağına dair kanaatimizi aktaralım.

Hayırlısı.

***************  

 Bahçeli de AKP diyor! 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın AK Partili Milletvekili adaylarına çattı geçen gün.

“MHP üzerine oyun oynamaya kalkmayın, fitneye düşmeyin, MHP’yi dışlamaya gücünüz yetmeyecek” diye haykırdı.

Bahçeli’nin, seçim hesapları ve ittifakla ilgili yaratılmaya çalışılan algıyı kırmak için yaptığı bu enterasan çıkışından çok..

“AKP” ifadesine takıldım ben.

Hani bizi uyarıyorlardı ya hep, “AKP diye yazmayın, AK Parti yazacaksınız…”

“AKP” diyenlere kızıyorlardı, bağırıp çağırıyorlardı.. Uyarıyorlardı.

Bahçeli “AKP” dedi.

“AKP Milletvekili adayları, fitneye düşmeyin” ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı’nın ortağı yani.

Millet İttifakı’nı yerden yere vurup, Cumhur İttifakı’nı tek kurtuluş reçetesi olarak önümüze koyan Bahçeli.

Seçim ortağına “AKP” dedi.

N’olacak şimdi?