Ş. TARIK SÜRMELİOĞLU

 

CHP Milletvekili Mehmet Tüm, partisinin İl kongresinde kürsüye çıktı dedi ki:

“AKP’ye parayla danışmanlık yapan birinin partimiz hakkındaki sözlerine kesinlikle itibar etmeyin arkadaşlar…”

Neden böyle bir cümle kurma gereği duydu?

Çünkü kongreden iki gün önce şu garip gasteci kardeşiniz, “bu yarış aslında Ender Biçki ve Serkan Sarı’nın yarışı değil; Mehmet Tüm’le Ahmet Akın’ın yarışı” diye yazdı!

Niye öyle yazdı?

Vardı bir bildiği.. Gözlemler, tesbitler, analizler falan filan.

..ki bendeniz, Mehmet Tüm’ü eskiden beri tanırım.. Siyasi atraksiyonlarını bilirim.

Kongre kürsüsüne çağırıp birlik bütünlük pozu vermeye çalıştığı diğer iki milletvekilinin kendi mahallelerinde delege bile olamaması için sarf ettiği üstün gayretlere şahidim.

Neyse.

 

***

TESBİTİMİZ neydi?

Mehmet Tüm, Büyükşehir adaylığı konusunda parti tabanından yükselen sese değil, kendi iç sesine kulak veriyor. Ahmet Akın’ın tabanda Büyükşehir konusunda gördüğü destek, Mehmet Tüm’ü rahatsız ediyor.

Parti örgütlerinde ‘belirleyici’ büyük ölçüde başaran Mehmet Tüm, Balıkesir’e tek başına egemen olmak istiyor.

Aşağı yukarı bu minvalde bir şeyler yazdık.

Okur okumaz aradı.

Genelde aramaz.. Hani, zart deyince manşet, zurt deyince sürmanşet falan yaptığımız nice haber var ya Mehmet Tüm’e dair.. Ertesi günü arayıp “teşekkür ederim, mesajlarıma değer vermişsin” falan demez. Öyle alışkanlıkları yoktur.

Giydirirsen arar!

Açıklama yollamış anında.. Ne zaman yazdın da yolladın; çok süratli!

Okuduk; “öyle bir şey yok, biz biriz, bütünüz” formatında bir açıklama.

Bu tür yayınlara karşılık verilebilecek klasik türden bir cevap yani.

Yayımlamadık.

O da bizim hakkımız!

Zaten bizden önce sosyal medyada paylaşmış.. Herkes okumuş.

Bize gerek kalmamış yani.

 

***

ASLINDA daha beter, daha ağır eleştirilere, giydirmelere alışıktır Mehmet Tüm.

Bu hafif siyasi analizin vücut kimyasını bozabileceğini tahmin etmemiştim.

Çıktı, kürsüde bas bas bağırdı.

Bendenize ve gazeteye isim vermeden salladı.

Sonra çağırdı Akın ve Havutça’yı yanına; haydi hoppa eller havaya.. Birlik beraberlik görüntüleri falan.

 

***

“AHMET kardeşimle hiçbir sorunum yok; böyle bir yarış içinde değiliz” dedi ya..

Sonra kürsüye çağırıp eller havaya yaptılar ya hep beraber.

Onun öncesinde Ahmet Akın, Tüm’ün yanaklarından öptü falan..

Konuşma sırası O’na gelince, gene birlik beraberlik nakaratları…

Ne yapsındı Ahmet Akın?

“Geç bunları Mehmet Abi” falan mı deseydi, binlerce partilinin önünde…

Neyse.

 

***

CHP, gazetecilik anlamında uzmanlık alanımız sayılır. Olanı biteni biliriz.. Kimin ne derdi hesabı var, biliriz.. Her şeyini biliriz. Zaman zaman yazarız, eleştiririz.

Tepki çekmişliğimiz de vardır, övgü almışlığımız da.

Bunu da sıradan bir tepki olarak değerlendiriyoruz. Çünkü ortada nasırına basılmış bir adam var; bağırıp çağırması normal.

 

***

GELELİM “AKP’ye parayla danışmanlık yapan birinin sözlerine itibar etmeyin” çıkışına.

AKP’ye danışmanlık diye bir şey yok.

Büyükşehir Belediyesi’dir, Tüm’ün AKP dediği.

Hepimizin Belediyesi yani.. Mehmet Tüm’ün de Belediyesi.

Ama bu durum özellikle bizim meslektaşlar ve bizden hazetmeyen CHP’li kimi arkadaşların dilinde pelesenk oldu ya.. Çok fazla speküle edildi yani. Mehmet Tüm de bundan payına düşeni alıyor; aklınca bizi oradan vurmaya çalışıyor.

Tüm’ün bu sözlerinden bu mesleğin ziyanı kimi zevzekler de durumdan vazife çıkarıp, “Mehmet Tüm, Sürmelioğlu’na fena giydirdi” türü bir şeyler yazıp çiziktiriyor.

Her şey mübahçı mantıkla bakarsak, öyle veya böyle bir şekilde kendinden söz ettirmek iyidir.. Reklamın iyisi kötüsü olmaz.

Tabi öyle bakmıyoruz.

Mehmet Tüm de neyin ne olduğunu biliyor aslında..

Ayrıca, AKP’nin danışmanıyız madem, niye bunca zaman muhatap oldu bizimle?

Niye gün sektirmeden Meclis’teki çalışmalarına dair bültenler, açıklamalar, soru önergeleri, siyasi faaliyetlerini falan gönderip duruyor?

AKP’ye danışmanlık yapan birinin gazetesini niye alıp okuyor?

O gazetenin internet sitesinde yayınlanan kendisiyle ilgili haberleri niye sosyal medyada paylaşıyor?

 

***

SAYISIZ gazeteci partilere, yerel yönetimlere, odalara, sivil toplum örgütlerine, siyasilere kendi branşıyla ilgili danışmanlık yapabiliyor Türkiye’de.

Bu ayıp bir şey değil.. Gayrietik de değil.

Sonuçta profesyonel bir iş ve binlerce gazeteci bu işten ekmek yiyor.

Ha bu arada, o danışmanlık işimize dair sağda solda Mehmet Tüm gibi gıyabımızda örselemeye çalışan CHP’li arkadaşlar var meselâ; zaman zaman gazeteye gelip oğluna kızına Büyükşehir’de iş için referans olmamızı isteyen…

Bundan sonra gelen olursa, Mehmet Tüm’e yönlendireceğim.

 

***

MEHMET Tüm’e dair yazdıklarımız, CHP İl kongresinde taraf olduğumuz anlamına gelmesin.

Mehmet Tüm bir taraftı.. Serkan Sarı’yı destekliyordu. Bütün delege pazarlıklarını Sarı adına yaptı; O’na seçimi kazandırmak için çok çabaladı.

Parti içi yarıştır, demokrasidir; taraf olunur, yarışa girilir, kazanılır, kaybedilir.

Bizim yarışımız değildi.

Gazeteci gözüyle ne olup bittiğini izleyip yazdık.

Hepsi bu.

İnanın, birilerinin kimyasını bozabileceğini tahmin etmemiştik.

Öyle bir derdimiz de yoktu.

Arz ederim.